YAŞAM

10 Aralık ne günü? 10 Aralık 'İnsan Hakları Günü'nün anlamı, tarihçesi ve önemi

İnsan Hakları Günü ne zaman ve nasıl kabul edildi? İşte 10 Aralık'ın anlamı ve Beyanname'nin kabul edilme sürecindeki kritik detaylar...

Her yıl 10 Aralık, tüm dünyada "İnsan Hakları Günü" olarak kutlanmakta ve anılmaktadır. II. Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkilerinin ardından, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amacıyla atılan bu tarihi adım, dünya tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır.

10 ARALIK İNSAN HAKLARI GÜNÜ NEDİR?

İnsan Hakları Günü, bireysel hakların evrensel düzeyde korunması amacıyla atılan önemli bir diplomatik adımın yıl dönümüdür.

1948 YILINDAN BERİ KUTLANMAKTA!

  • II. Dünya Savaşı sonrası devletler, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşme ihtiyacı duydu.

  • İnsan Hakları Bildirisi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından 1948 yılının Haziran ayında hazırlandı.

  • Beyanname, 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Paris'te yapılan oturumunda kabul edildi.

TARTIŞMALARA YOL AÇTI

Bildiri, büyük çoğunlukla kabul edilmesine rağmen, bazı ülkeler çekimser kalmıştır:

  • Altı sosyalist ülke, bildirinin bazı ilkelerinin "burjuva sınıfının çıkarlarını koruduğu" gerekçesiyle çekimser kaldı.

  • Suudi Arabistan ve Güney Afrika Birliği de çekimser kalan diğer ülkeler arasında yer aldı.

İNSAN HAKLARI VE FARKLI GÖRÜŞLER

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, kabul edildiği tarihten bu yana farklı felsefi ve ekonomik görüşlerin tartışma konusu olmuştur.

MARKSİST GÖRÜŞLERİN ELEŞTİRİSİ

Bazı düşünürler, Beyanname'nin 1. ve 17. maddelerindeki eşitlik ve mülkiyet haklarına atıfta bulunarak eleştiriler getirmiştir:

  • Eleştirilere göre, ekonomik eşitsizliğin olduğu bir ortamda özgürlük ve hak kavramları yetersiz kalmaktadır.

  • Bu görüşü savunanlar, kapitalizm koşullarında bu kavramların içinin boş olduğunu ve sadece "göstermelik" kaldığını iddia ederler.

BAHSEDİLEN 1. VE 17. MADDE

  • Beyanname'nin 1. maddesi: "Bütün insanlar özgür, onur ve hak bakımından eşit doğarlar."

  • Beyanname'nin 17. maddesi: "Kimse mülkiyetinden keyfi olarak yoksun bırakılamaz."