Aşkın ve sevginin simgesi haline gelen 14 Şubat’ın kökeni, romantik akşam yemeklerinden çok daha karanlık bir geçmişe dayanıyor. Kanlı pagan ritüellerinden idam edilen azizlere uzanan tarih, yüzyıllar içinde bambaşka bir kimliğe büründü.

KANLI BİR FESTİVALDEN DOĞDU

Sevgililer Günü’nün kökeni, Antik Roma’da şubat ayının ortasında kutlanan Lupercalia festivaline dayanıyor.

Bu pagan ritüelde doğurganlığı artırmak ve kötü ruhları kovmak amacıyla hayvanlar kurban ediliyor, oldukça sert uygulamalar yapılıyordu. Yani bugünkü romantik atmosferle uzaktan yakından ilgisi yoktu.

AZİZ VALENTINE GERÇEĞİ

MS 496 yılında Papa Pope Gelasius I, bu pagan geleneği sona erdirerek 14 Şubat’ı Aziz Valentine Günü ilan etti. Ancak tarihte tek bir Valentine yok. Erken Hristiyanlık döneminde farklı bölgelerde inançları uğruna idam edilen birden fazla “Valentini” figürü bulunuyor. En yaygın efsaneye göre Roma İmparatoru Claudius II, askerlerin evlenmesini yasakladı. Rahip Valentine ise yasağa rağmen çiftleri gizlice evlendirdiği için 14 Şubat’ta idam edildi. Kilise kayıtlarında Valentine, aşkın kahramanı değil, inancı uğruna idam edilen bir din adamı olarak geçiyor.

AŞKLA BAĞLANTI NASIL KURULDU?

14 Şubat’ın romantizmle anılmaya başlaması Orta Çağ’da gerçekleşti. Şubat ortasının kuşların çiftleşme dönemi olduğuna inanılan İngiltere’de, şair Geoffrey Chaucer, eserlerinde Aziz Valentine ile aşk arasında bağ kurdu. Ardından William Shakespeare, bu algıyı daha da güçlendirdi. Yani Sevgililer Günü’nün aşkla özdeşleşmesi dini değil, edebi bir dönüşümün sonucu oldu.

TİCARETİN DEVREYE GİRMESİYLE BÜYÜDÜ

19. yüzyılda yazılan ilk “valentine” mektupları, 19. yüzyılda ticari kartlara dönüştü. Özellikle Esther Howland tarafından üretilen süslü kartlar, günümüz Sevgililer Günü ekonomisinin temelini attı. Zamanla çiçek, çikolata ve mücevher sektörü bu tarihi dev bir tüketim gününe dönüştürdü. Bir zamanlar kanlı bir pagan ritüeli olarak kutlanan 14 Şubat, yüzyıllar içinde dini bir anmaya, oradan da romantik ve ticari bir kutlamaya evrildi.