Ocak 2026 itibarıyla Türkiye'de emekli maaşı ile gerçek yaşam maliyetleri arasındaki makas, tarihin en geniş aralığına ulaştı. SGK verileri, Türk-İş raporları ve bağımsız araştırmalardan derlenen bu kapsamlı dosya, emekliliğin artık bir "dinlenme dönemi" olmaktan çıktığını kanıtlıyor.
EMEKLİNİN MAAŞI, MUTFAK MASRAFININ YÜZDE 61'İNE YETİYOR
Kanal 6 Haber'in TÜİK, sendikalar ve diğer araştırma ile istatistiklerden derlediği verilere göre, gelir-gider dengesindeki uçurum korkunç boyutlarda.
- En Düşük Emekli Aylığı: Hazine destekli 20.000 TL.
- Açlık Sınırı (Mutfak Enflasyonu): 32.400 TL (Türk-İş Verisi).
- NET FARK: EKSİ (-) 12.400 TL.
Bu verilere göre; en düşük emekli maaşı, 4 kişilik bir ailenin sadece mutfak masrafı olan Açlık Sınırı'nın ancak yüzde 61'ini karşılayabiliyor. Türkiye'deki yaklaşık 6 milyon emekli, doğrudan açlık sınırının altında yaşıyor.
Kanal 6 Haber'den Uğur Küçük'ün sorularını yanıtlayan SGK Uzmanı Murat Bal, bu durumu net bir ifadeyle özetledi: ,
"Bu aradaki 12.400 TL'lik fark, herhangi bir bütçe planlamasıyla kapatılamaz. Bu fark, emeklinin temel gıda ihtiyacını dahi karşılayamadığının matematiksel ispatıdır."

"SANAL ZAM" TUZAĞI: CEBE GİREN PARA NEDEN ARTMIYOR?
Milyonlarca emeklinin "Zam aldım ama bankamatikte maaşım aynı" isyanının kökeninde ise "Kök Maaş" sorunu yatıyor. Dosyadaki verilere göre, primi düşükten yatan milyonlarca emeklinin kök maaşı 12-15 bin TL bandında. Yüzde 25 zam yapılsa dahi, yeni hesaplanan maaş 20.000 TL'lik taban aylığı geçemediği için, ele geçen parada bir artış olmuyor. Uzman Murat Bal, bu "sanal zam" gerçeğini şöyle anlattı:
"Kök maaş sorunu çözülmeden yapılan yüzdelik zamlar tamamen algısaldır. Hükümet, uzun vadeli (aktüeryal) bütçe yükü doğuracağı için kök maaşı yükseltmekten kaçınıyor. Hazine geçici tamamlamayı tercih ediyor."
BÜYÜKŞEHİR SÜRGÜNÜ: "SESSİZ EMEKLİ GÖÇÜ" BAŞLADI
Kanal 6 Haber dosyasının en dikkat çekici başlıklarından biri de barınma krizi. İstanbul, Ankara gibi metropollerde ortalama kiraların 25.000 TL bandına oturması, 20.000 TL maaş alan emekli için şehirde yaşamayı imkansız kıldı.
Sahadan gelen bilgileri doğrulayan Murat Bal, büyükşehirlerden Anadolu'ya doğru zorunlu bir "tersine göç" dalgasının başladığını vurguladı:
"Emekliler, eğer kendi evleri yoksa büyükşehirlerde yaşamaktan vazgeçiyor. Köyüne, memleketine dönüyor. Bu bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluk. Taşra hastanelerinde ve SGK birimlerinde yoğunluk artmaya başladı. Türkiye'de sessiz bir emekli göçü yaşanıyor."
SİSTEM ALARM VERİYOR: 1 EMEKLİYE 1,6 ÇALIŞAN DÜŞÜYOR
Dosyadaki yapısal analizler, sistemin sürdürülebilirliğinin de bıçak sırtında olduğunu gösteriyor.
- İdeal Oran: Uluslararası standartta 4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi gerekiyor.
- Türkiye Gerçeği: Aktif/Pasif oranı tehlikeli seviye olan 1,61'e düşmüş durumda.
Bal, bu durumu "Hazine transferleri olmasa SGK teknik olarak sürdürülebilir değildir" sözleriyle açıklarken şu uyarıyı yaptı:
"Bu oran daha da düşerse maaşlar kesilmez ama reel olarak erir. Zamlar gecikir, sağlıkta katkı payları artar, emekli cebinden daha çok harcamak zorunda kalır."
"ONURLU YAŞAM İÇİN EN AZ 35 BİN TL ŞART"
Peki çözüm ne? SGK Uzmanı Murat Bal, 2026 Türkiyesi'nde bir emeklinin onurlu bir yaşam sürebilmesi için gereken asgari tutarı Uğur Küçük'e açıkladı:
"Açlık sınırı 32.400 TL iken, barınma, enerji ve sağlığı eklediğimizde gerçek yaşam maliyeti 35.000 – 38.000 TL bandına çıkıyor. Bunun altındaki her rakam, emekliyi borçlanmaya, çalışmaya veya ailesine muhtaç hale getirir. Bu da emeklilik değil, hayatta kalma mücadelesidir."
Bal, ayrıca 2000 öncesi ve sonrası emekliler arasındaki büyük maaş uçurumunu giderecek bir İntibak Yasası'nın artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı.




