Kuzey Suriye’deki hapishanelerde tutulan 2 binden fazla Türkiye vatandaşı IŞİD mensubunun geleceği için Ankara, Bağdat ve Washington hattında kritik bir trafik yürütülüyor. Yapılan görüşmelerde, bu kişilerin önce Irak’ta yargılanması, ardından Türkiye’ye iade edilmesi seçeneği en güçlü formül olarak değerlendiriliyor.
KRİTİK İSİMLER LİSTEDE YER ALIYOR
Irak’a sevk edilecek isimler arasında, 10 Ekim katliamı davasının firari sanıkları ve kırmızı bültenle aranan üst düzey örgüt yöneticileri bulunuyor. Özellikle "Ebu Ubeyde" kod adlı İlyas Aydın gibi kritik figürlerin durumu, yargı sürecinin en önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Güvenlik birimleri, bu isimlerin Türkiye’deki davalarla bağlantılarını kurmak için kapsamlı bir dosya hazırlıyor.
KİMLİK TESPİTİNDE TİTİZ ÇALIŞMA
Hapishanelerdeki militanların birçoğu, örgüt talimatıyla gerçek kimliklerini gizleyerek farklı ülke vatandaşı olduklarını iddia ediyor. Akıcı Arapça veya Peştuca konuşan bazı Türk vatandaşlarının kendilerini Suriyeli veya Afgan olarak tanıttığı belirtiliyor. Bu karışıklığı gidermek için Türk güvenlik güçleri ve ABD askerleri, parmak izi ve ifade işlemleriyle gerçek kimlikleri netleştirmeye çalışıyor.
IRAK YÜKSEK YARGI KONSEYİ SÜRECİ BAŞLATTI
Süreç, Irak Yüksek Yargı Konseyi’nin yürüttüğü soruşturma ile resmiyet kazanıyor. Irak’a getirilen militanlar, uluslararası standartlara uygun olarak yargılanacak. Yaklaşık 5 bin IŞİD’linin daha bölgeye sevk edilmesi beklenirken, yargılamanın usul ve esasları bu sevkiyatın ardından kamuoyuyla paylaşılacak.
İNSANLIĞA KARŞI SUÇLARDAN YARGILANACAKLAR
Ankara, Bağdat ve Washington; militanların "insanlığa karşı suçlar" ve "soykırım" suçlarından yargılanması konusunda mutabakata vardı. Çatışma bölgelerinden toplanan kanıtlar ve belgeler ışığında hazırlanacak dosyalar, Irak mahkemelerine sunulacak. Ankara’nın nihai talebi ise, soruşturma ve ilk yargılamalar tamamlandıktan sonra kendi vatandaşlarının Türkiye’ye iadesini sağlamak.