Venedik’in kartpostalları süsleyen Büyük Kanal kıyısında, mimarisiyle büyüleyen ancak geçmişiyle ürperten bir saray yeniden satış listelerinde. 15. yüzyıldan kalma tarihi Ca' Dario sarayı, muazzam güzelliğine rağmen "lanetli" şöhreti nedeniyle yıllardır yeni bir sahip bekliyor.

YEDİ ÖLÜMÜN GÖLGESİNDE BİR SARAY

Rönesans mimarisinin en zarif örneklerinden biri kabul edilen Ca' Dario’nun satışını zorlaştıran şey 20 milyon Euro’luk fiyatı değil, içindeki karanlık hikayeler. Yerel efsanelere göre saray, 1970’lerden bu yana en az yedi trajik ölümle ilişkilendiriliyor. Mülk sahiplerinden konuklarına kadar birçok kişinin yolu bu sarayla kesiştikten sonra cinayet, intihar veya gizemli kazalarla hayatını kaybetmesi, yapının adını "Venedik'in lanetli sarayı"na çıkardı.

ROCK YILDIZLARINDAN FİNANSÇILARA TRAJİK SONLAR

Sarayın geçmişi ünlü isimlerin dramlarıyla dolu. The Who grubunun menajeri Kit Lambert, sarayı aldıktan sonra hayaletlerden kaçmak için başka yerlerde uyuduğunu söylese de mali çöküşten ve trajik bir kazadan kurtulamadı. İtalyan finansçı Raul Gardini’nin bir yolsuzluk skandalı sonrası intiharı ve bazı ünlü müzisyenlerin sarayı kiraladıktan kısa süre sonra hayatını kaybetmesi, "lanet" söylentilerini iyice körükledi. Hatta Woody Allen gibi isimlerin binaya ilgi gösterdiği ancak bu ürkütücü havayı soluyunca vazgeçtikleri iddia ediliyor.

EMLAKÇILAR "EFSANE" DİYOR, VENEDİKLİLER ANLATIYOR

Satıştan sorumlu emlak devleri Christie’s ve Engel & Völkers, binayı "mimari bir mücevher" ve "huzur dolu bir mülk" olarak pazarlıyor. Christie’s Genel Müdürü Arnaldo Fusello, ölümlerin abartıldığını ve Venediklilerin turistlere hikaye anlatmayı sevdiğini savunuyor. Tarihçi Davide Busato da benzer bir görüşte: "Venedikliler hikayeleri abartmaya bayılır. Şehirde geçmişinde trajedi olan ama bugün lüks otel olarak kullanılan çok bina var."

YENİ SAHİBİNİ BEKLİYOR

Son tadilatı tamamlanan dokuz yatak odalı ve antika Murano avizeleriyle süslü bu dev yapı, şimdi geçmişindeki karanlık gölgeyi silecek cesur bir alıcı arıyor. Uzmanlara göre, sarayın satılması için sadece zengin bir alıcı değil, aynı zamanda batıl inançlara kulak asmayan ve bu tarihi "yaşatmaya" gönüllü bir isim gerekiyor.