SPOR

2003’e geri dönüş: LeBron James geldiğinde NBA ne haldeydi?

Bu haberimizde 2003-04 sezonunun başındaki NBA’e geri dönüş yapıyoruz. Yani LeBron James'in ilk sezonuna gidiyoruz. LeBron James ilk geldiğinde NBA ne haldeydi?. Detaylar haberimizde...

29 Ekim 2003’te LeBron James, Sacramento Kings karşısında NBA kariyerinin ilk maçına çıkmaya hazırlanıyordu. Mike Bibby bunun henüz farkında değildi ancak birkaç dakika içinde, kariyerinin erken dönemine ait bazı pozisyonlarda adeta sahada “pişirilecekti”. Bu anlara tanıklık ederken, geri kalanımız ise henüz 18 yaşındaki James’in ürkütücü derecede atletik yapısını ve oyunu ne kadar iyi okuduğunu fark edecekti. Üstelik tüm bunları, dönemin ruhuna uygun şekilde kargo şortlarımızı giymiş halde izleyecektik.

"SEÇİLMİŞ KİŞİ" BEKLENTİLERİ KARŞILAYACAK MIYDI?

Peki gerçekten de Hummer kullanan, Sports Illustrated kapağında yer almış, “Seçilmiş Kişi” etiketiyle anılan bir basketbolcu tüm bu büyük beklentilerin altını doldurabilecek miydi? Cevaplar hemen ortaya çıkmadı ama o dönemlerde daha sabırlıydık, dikkat sürelerimiz de bugüne kıyasla çok daha uzundu. Kotlar bol paçaydı, “pumpkin spice latte” diye bir kavram hayatımızda yoktu, sosyal medya bir arkadaşla oturup DVD koleksiyonundan bir şeyler izlemekten ibaretti; Sonics hâlâ Seattle’daydı ve müzik listelerinin zirvesinde Beyonce’nin “Baby Boy”u vardı. Kısacası, hayat daha sade, zamanlar daha basitti.

James 41 yaşına yaklaşırken, lige adım attığı günden bu yana geçen sürenin ne denli büyük bir zaman dilimini kapsadığını gerçekten idrak etmek gerekiyor. Bunu anlamanın en iyi yolu da onun sahneye çıktığı yıllara geri dönüp, o dönemde NBA’in bugünkünden ne kadar farklı bir görünüme sahip olduğunu hatırlamak değil mi?

NBA MANZARASI...

Ekim 2003’e dönüldüğünde NBA’in bambaşka bir manzarası vardı: Tim Duncan ligin son MVP’siydi, Tracy McGrady maç başına 32,1 sayı ortalamasıyla en son skor krallığını kazanmıştı ve Detroit Pistons şampiyonluk hedefiyle kadrosunu adım adım güçlendiriyordu. Duncan’ın San Antonio Spurs’ü ikinci yüzüğünü yeni takmış, sonraki dört sezonda iki şampiyonluk daha kazanarak bir hanedan inşa edeceğinin sinyallerini vermişti. Bir önceki sezonun All-NBA birinci beşi de ligin kimlerin kontrolünde olduğunu net biçimde ortaya koyuyordu; Duncan ve McGrady’nin yanında Kobe Bryant, Kevin Garnett ve Shaquille O’Neal yer alıyordu. İkinci beşte ise Allen Iverson, Jason Kidd ve Dirk Nowitzki vardı; erken 2000’ler adeta bir yıldızlar geçidine sahne oluyordu. Daha geniş açıdan bakıldığında, o dönemde NBA tarihinin en çok sayı atan oyuncusu Kareem Abdul-Jabbar’dı ve bu unvanı LeBron James’in 7 Şubat 2023’te kendisini geçmesine kadar korudu. Ancak ilk 10 listesinin geri kalanı bugünkü tabloyla kıyaslandığında oldukça farklıydı: Karl Malone, Michael Jordan, Wilt Chamberlain, Shaq, Moses Malone, Elvin Hayes, Hakeem Olajuwon, Oscar Robertson ve Dominique Wilkins sıralanıyordu. Bugün ise zirvede James var ve ilk 10’da yalnızca Abdul-Jabbar, Malone, Jordan, Chamberlain ve O’Neal kalabildi; diğer isimlerin yerini Kobe Bryant, Nowitzki, Kevin Durant ve James Harden aldı. Üstelik Durant ve Harden, LeBron ilk NBA maçına çıktığında sırasıyla yalnızca 15 ve 14 yaşındaydı; Cooper Flagg’in doğumu ise daha üç yıl sonraydı.

SAHADAKİ OYUN VE OYUNCULARIN TARZLARI

James, NBA’e oyunun stil açısından adeta dip yaptığı bir dönemde adım attı; 1998-99 ile 2003-04 arasındaki her sezonda ortalama hücum reytingi 100 pozisyon başına 105 sayının altında kaldı ve bu süreç modern NBA tarihinin en düşük skor oranlarının görüldüğü en uzun dönem olarak kayıtlara geçti. LeBron’un çaylak sezonundaki tempo 48 dakikada 90,1 pozisyonla lig tarihinin en yavaş ikinci değeri olurken, hız ve üretkenlik bugünkü seviyelerin çok uzağındaydı. Üç sayılık atışlar da oyunun merkezinde değildi; 2003-04’te Baron Davis 582 denemeyle lig lideriydi ama yüzde 32,1 isabet oranı, verimlilik kavramının henüz yerleşmediğini ve üç sayı devriminin uzak olduğunu gösteriyordu. Nitekim o sezon en az 400 üçlük deneyen sadece 12 oyuncu vardı; geçen sezon bu sayı 58’e çıktı. Uzunlar cephesinde de tablo benzerdi: LeBron’un ilk yılında 15’ten fazla üçlük kullanan tek uzun Dirk Nowitzki’ydi, oysa 2024-25’te 23 uzun bu eşiği geçti. NBA skor sorununu fark edip “illegal savunma” kurallarını kaldırsa da, James’in adım attığı lig henüz bu değişimleri avantaja çevirecek hücum düzenlerini kuramamıştı. Sonuç olarak pozisyonsuz basketbolun hayal, sahayı açan uzunların istisna olduğu, izlemesi zor bir dönem yaşandı; o yılları izleyenler içinse bugünkü modern basketbolun estetiğinden şikâyet etmek neredeyse imkânsız.