YEREL HABERLER

83 yaşında zamana böyle meydan okuyor: Hasan Amca'nın 'tahta bacak' sevdası!

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde yaşayan 83 yaşındaki Hasan Dursun, ilerleyen yaşına rağmen çocukluk tutkusu olan 'ayakcak'tan (tahta bacak) vazgeçmiyor. Babasından öğrendiği bu asırlık geleneği kendi elleriyle yaşatan koca çınar, köy sokaklarında adeta yıllara meydan okuyor. Ancak Hasan Amca'nın anlattığı bu neşeli hikâyenin sonunda buruk bir veda gizli...

Loading...

Teknolojinin her yeri sardığı günümüzde, Samsun'un Akören Mahallesi'nde adeta zamanı durduran bir manzara yaşanıyor. 83 yaşındaki Hasan Dursun, çocukluk yıllarında babasının ormandan kestiği ağaçlarla yaptığı "ayakcak" ile mahalle sokaklarını arşınlamaya devam ediyor. Görenlerin dönüp bir daha baktığı, yüzlerde sıcacık bir tebessüm bırakan bu tablo, aslında kaybolmaya yüz tutmuş bir Anadolu geleneğinin son çırpınışları.

BABASININ YADİGARI, ÇOCUKLUĞUNUN NEŞESİ

Hasan Amca'nın ayakcak tutkusu, henüz küçük bir çocukken babasının ona yaptığı ilk tahta bacaklarla başlamış. O günkü heyecanını hiç yitirmeyen Dursun, "Ben küçük çocuk iken bunu babam yapardı. Ben de o yaşlardan beri bunu yapıp kullanıyorum" diyerek, bu geleneğin kendisi için sadece bir oyun değil, babasıyla kurduğu ömürlük bir bağ olduğunu gözler önüne seriyor.

SIRRI SADECE ARDIÇ AĞACINDA SAKLI

Bu özel aracı tamamen kendi imkânlarıyla, doğanın sunduğu malzemelerle üreten Hasan Dursun, işin ince işçiliğine de dikkat çekiyor. Ayakcağın her ağaçtan yapılamayacağını, sırrının ardıç ağacında gizli olduğunu belirten asırlık çınar, şu sözlerle işin ustalık kısmını anlatıyor:

"Bunları kendim yapıyorum. Dağdaki ormanda ardıç ağacından kesip kendim yaptım. Ardıç ağacı dikenli ağaçtır, ormanda olur. Bu başka ağaçtan olmaz. Dalı kuvvetli olmaz. Üzerine çıkınca çekmez, kırılır. Babam ormana gidince oradan keser getirirdi. Yapınca ben de binerdim. Köy meydanında çeşme var. Orada yüksek bir taş vardı. Ona çıkıp oradan atlardım."

"GENÇ OLSAM YÜZ METRE GİDERİM"

İlerleyen yaşı, Hasan Amca'nın içindeki çocuğu durdurmaya yetmemiş. Bedeni yorulsa da ruhu hâlâ o köy çeşmesinden atlayan çocuk kadar enerjik. Yaşı gereği eskisi kadar uzun süre ayakcak üzerinde kalamadığını tatlı bir tebessümle dile getiren Dursun, "Yaşlandığım için uzun süreli binemiyorum. Genç olsam elli, yüz metre giderim. Bazen ayakcak ile düğünlerde köy meydanına gidip geziyorum" diyerek köyün neşesi olmaya devam ediyor.

BURUK VEDA: "BENDEN SONRA BU GELENEK BİTER"

Haberin ve Hasan Amca'nın hikâyesinin en dokunaklı kısmı ise geleneğin geleceğiyle ilgili. Kendi elleriyle yaşattığı bu kültür mirasının, kendisinden sonra yok olacağının farkında olan Dursun, sözlerini yürek burkan şu ifadelerle tamamlıyor: "Torunum var 15-16 yaşlarında. O arada biniyor ama merakı yok. Bu geleneği devam ettirmezler."