Milli Takımımız büyük turnuvaların finallerine katılabilmek için bugüne kadar altı defa baraj maçlarına çıktı. Ay Yıldızlılarımız, bugüne kadar oynadıkları 11 Play Off maçının üçünü kazanırken dördünü kaybetti, dördünden de beraberlikle ayrıldı. Millilerimiz bu maçlarda 14 gol atıp 14 gol yedi.
UMMADIK TAŞ, BAŞ YARDI: LETONYA’YA ELENDİK
2002’de kazandığı dünya üçüncülüğü Milli Takımımızı başka bir boyuta taşımış, Ay Yıldızlılar FIFA sıralamasında basamakları hızla atlayarak beşinciliğe kadar yükselecek bir yola girmişti. Ancak 2004 Avrupa Şampiyonası elemelerinde burun farkıyla kaçan liderliğin ardından baraj maçlarında büyük bir şok yaşanacak ve ‘Bizim Çocuklar’ Letonya engeline çarparak finallere katılma hakkını elinden kaçıracaktı. Oysa grupta Slovakya, Makedonya ve Liechtenstein’la oynadığı tüm maçları kazanan Millî Takımımız oldukça başarılı bir performans göstermiş ancak favori İngiltere ile karşılaştığı iki maçtan sadece bir beraberlik çıkartabilince de güçlü rakibinin bir puan gerisinde ikinci sırada kalmıştı.
Gruplarını ikinci sırada bitirip Play Off oynamak zorunda kalan diğer takımlar ise; İspanya, Hollanda,İskoçya, Norveç, Hırvatistan, Slovenya, Rusya, İskoçyave Letonya’dı. Diğer rakiplere bakıldığında kurada bize Letonya’nın çıkması ise büyük bir şans olarak görülüyordu. Ancak hiçbir maçın oynanmadan kazanılamayacağı gerçekliği bu eşleşmede bir tokat gibi yüzümüze çarpacaktı.

Letonya,15 Kasım 2003 günü Riga’da oynanan maçı 29’uncu dakikada Verpakovskis’in attığı golle 1-0 kazandı. Biz yenilgiyi iklim şartları ve buzlu zemine bağlayıp işi rövanşta bitireceğimizi düşünmüştük. Nitekim 19 Kasım’da İnönü Stadı’nda oynanan rövanşta da 64. dakikada bizi finallere götürecek skora, yani 2-0’a ulaşmıştık. Ancak Letonya 66’da Laizans, 78’de de Verpakovskis’le iki gol bulacak ve 2-2 biten maçın sonunda tarihinde ilk defa bir büyük turnuvanın finallerine katılmayı başaracaktı.

OLAYLI İSVİÇRE MAÇI...
Letonya barajında yaşadığımız şokun bir benzeriyle 2006 Dünya Kupası elemelerinde de yaşadık. Ukrayna, Danimarka, Yunanistan, Arnavutluk, Gürcistan ve Kazakistan’la eşleştiğimiz kalabalık gruba Ersun Yanal yönetiminde parlak bir başlangıç yapamamış, dokuz maçın sonunda
23 puanlı Ukrayna’nın arkasında 6 puanla ikinci sırada kalmıştık. Arkamızda ise Yunanistan ve Danimarka bulunuyordu. Dönemin TFF yönetimi 6-0 kazanılan Kazakistan maçının ardından Ersun Yanal’la yollarını ayırıp Fatih Terim’i takımın başına getirmişti.

Millilerimiz kalan üç maçlarında Danimarka ile içeride berabere kalırken Ukrayna ve Arnavutluk’u deplasmanda yenerek grubu Ukrayna’nın iki puan gerisinde ikinci sırada bitirdi ve en iyi iki ikinciden birisi olamadığı için de Play Off’a kaldı.
Diğer takımlar ise İspanya, Slovakya, Norveç, Çek Cumhuriyeti ve İsviçre’ydi. Milli Takımımız kurada İsviçre ile eşleşti ve 12 Kasım 2005’te Bern’in Wankdorf Stadı’nda oynadığı ilk maçı Senderos ve Behrami’den yediği gollerle 2-0 kaybetti.

16 Kasım 2005 günü Kadıköy’de oynanan rövanş ise nefes kesti. Millilerimiz Tuncay Şanlı’nın üç, Necati Ateş’in de, penaltıdan, bir golüyle 4-2 kazandı ama İsviçre deplasman golü avantajıyla final biletini elimizden kaptı. Maçtan sonra yaşanan olaylar ise Milli Takımımıza ağır cezaların gelmesine yol açmıştı.







