Avrupa Birliği (AB), tarihinin en kritik güvenlik doktrinlerinden birini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Ukrayna savaşıyla Rusya'ya, veri güvenliği endişeleriyle Çin'e ve son dönemdeki siyasi gerilimler nedeniyle ABD'ye karşı "mesafeli" bir duruş sergileyen Brüksel, dijital sınırlarını tahkim ediyor.
AB Komisyonu, üye ülkelerin siber tehditler karşısında "savunmasız" kalmaması için hazırladığı yeni "Siber Güvenlik Yasası" planını kamuoyu ile paylaştı. Planın satır araları, Avrupa'nın artık teknolojik tedarikte artık daha titiz olduğunu gösteriyor.
36 AY İÇİNDE "SÖKÜP ATIN" EMRİ
Yeni plana göre, AB'nin enerji, ulaşım ve iletişim gibi kritik altyapılarında kullanılan "yüksek riskli" yabancı menşeli ekipmanlar için geri sayım başladı.
Daha önce "tavsiye" niteliğinde olan kararlar, artık yasal bir zorunluluğa dönüşüyor. Üye ülkelerden, riskli görülen tedarikçilerin (özellikle telekomünikasyon ağlarındaki) parçalarını en geç 36 ay (3 yıl) içinde tamamen söküp atması istenecek.
PEKİN'DEN WASHINGTON'A: GÜVEN BUNALIMI
Brüksel'in bu sert hamlesinin arkasında, son yıllarda artan jeopolitik "yalnızlık" hissi yatıyor.
- Çin ve Casusluk Korkusu: AB, uzun süredir Çinli teknoloji devleri Huawei ve ZTE'yi, Pekin hükümetiyle olan yakın ilişkileri nedeniyle "yüksek riskli" kategorisinde tutuyordu. Bu firmaların ekipmanları üzerinden siber casusluk yapılabileceği endişesi, yasanın ana motivasyonlarından biri.
- Rusya ve Hibrit Savaş: Ukrayna ve NATO üzerinden Rusya ile yaşanan cepheleşme, siber güvenliği bir "beka sorunu" haline getirdi.
- Trump ve ABD Belirsizliği: Atlantik'in diğer yakasında da sular durulmuyor. Trump yönetiminin Grönland söylemleri ve "Önce Amerika" politikasıyla AB'ye karşı takındığı tavır, Avrupa başkentlerinde "Güvenlikte ABD'ye tam bağımlı olamayız" görüşünü hakim kıldı.
GÖNÜLLÜLÜK BİTTİ, ZORUNLULUK BAŞLADI
Yeni dönemde AB içinde "uyumlu ve riske dayalı" bir tedarik zinciri kurulacak. Komisyon, üçüncü ülke tedarikçilerinden kaynaklanan riskleri minimize etmek için inisiyatifi üye ülkelerin keyfiyetinden alıp merkezi bir standarta bağlıyor.
Söz konusu "zorunlu temizlik" tedbirlerinin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu (AP) ve üye ülkelerin onayı bekleniyor. Uzmanlar, küresel belirsizlik ortamında bu onayın hızla çıkacağını öngörüyor.