AB Komisyonu Sözcüsü Arianna Podesta, günlük basın toplantısında Donald Trump liderliğindeki ABD ile yürütülen ilişkiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Podesta, "AB'nin, Donald Trump yönetiminin mevcut politikaları ışığında ABD'yi nasıl hala stratejik ortak olarak görebildiğine" dair sorulara "Söyleyebileceğim şey şu ki; ABD, Birliğimizin stratejik ortağı olmaya devam ediyor ve onlarla, diğer tüm ortaklarımızla olduğu gibi ortak çıkarlarımızın olduğu alanlarda aktif olarak çalışıyoruz. Elbette, ortak çıkarlarımızın olduğu çeşitli konularda bunu yapmaya devam edeceğiz." dedi.
ANLAŞMAZLIKLAR ORTAKLIĞA ENGEL DEĞİL

Toplantıda sözcüye, Ukrayna savaşından Orta Doğu politikalarına, gümrük vergilerinden ticaret savaşlarına kadar pek çok kriz başlığı hatırlatıldı. Podesta, bu uyuşmazlıklara rağmen ortaklığın sürdüğünü belirterek, "Uluslararası ortaklarımızla her adımda aynı fikirde olmak zorunda mıyız? Elbette hayır. Ancak stratejik ortaklarımız olmaya devam ediyorlar ve mümkün olan her alanda onlarla yapıcı bir şekilde çalışıyoruz." dedi. Jeopolitik ve ekonomik sahalarda ABD ile tarihsel bir bağın bulunduğunu kaydeden sözcü, iş birliğinin kesintiye uğramadığını dile getirdi.
Podesta, sözlerine şöyle devam etti:
"Bence ABD'nin, tarihsel olarak ve şu anda, AB'nin stratejik bir ortağı olduğu açıktır. Her zaman öyle olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Dediğim gibi bu, her konuda tam olarak aynı şekilde düşünmemiz gerektiği anlamına gelmez ancak ortak vizyonlarımız ve ortak çıkarlarımız var. Jeopolitikten ekonomiye kadar aktif olarak çalıştığımız birçok alan var. İşbirliği yapabileceğimiz ve yaptığımız birçok alan var."
BRÜKSEL VE WASHINGTON ARASINDAKİ KRİTİK BAŞLIKLAR
İki taraf arasındaki ilişkiler, özellikle Trump döneminde derinleşen görüş ayrılıklarıyla zorlu bir sınavdan geçiyor. Washington'ın Avrupa menşeli çelik ve alüminyum ürünlerine ek gümrük vergileri getirmesiyle başlayan ekonomik gerginlik; savunma harcamaları, Ukrayna’ya yönelik mali yardımlar ve NATO’nun geleceği gibi başlıklarda somut uyuşmazlıklara dönüştü. Son dönemde ise ABD’nin Grönland üzerindeki diplomatik ve jeopolitik ilgisi, AB kanadında egemenlik haklarına dair ciddi bir rahatsızlık yarattı. Tüm bu başlıklara rağmen Brüksel, diplomatik kanalları açık tutarak stratejik bağlarını korumaya çalışıyor.





