ABD hükümeti, yaklaşık 5 bin askerin önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde Almanya’dan çekilmesini planlıyor.
Kararın resmi gerekçesi, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığının ve görev dağılımının yeniden gözden geçirilmesi olarak açıklansa da, gelişme Berlin-Washington hattında ilişkilerin zayıfladığına işaret ediyor.
Alman medyasında yapılan yorumlarda Trump'ın bu hamlesinin Almanya’ya doğrudan bir baskı aracı, Avrupa’ya “kendi güvenliğinizi daha fazla üstlenin” mesajı ve ABD’nin küresel askeri önceliklerini (özellikle Asya-Pasifik) yeniden dengeleme çabası olarak görülüyor.
ABD'nin asker sayısını azaltma kararına Almanya'dan ihtiyatlı tepkiler geldi. Haziran 2025'te Merz'in Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle ilişkilerde ılımlı bir hava mevcuttu.
Ancak İran'a yapılan saldırılar ve Ukrayna-Rusya savaşındaki görüş ayrılıkları nedeniyle Trump ve Merz arasındaki ilişkiler kötüleşti.
Ancak Merz, Biden tarafından 2024’te taahhüt edilen Tomahawk tipi orta menzilli füzelerin Almanya’ya konuşlandırılmasının şu an için askıya alındığını belirterek, "Şu anda gördüğüm kadarıyla ABD açısından bunların teslim edilmesi ihtimali neredeyse yok. Bildiğim kadarıyla Amerikalıların kendilerinde bile yeterli miktarda yok.” ifadelerini kullandı.
Savunma Bakanı Boris Pistorius, bu kararın "beklenmedik bir gelişme" olmadığını açıkça belirtti. ABD'nin Avrupa'dan ve Almanya'dan askerlerini çekmesinin “öngörülebilir” olduğunu söyleyen Pistorius, ancak Almanya'daki ABD askerlerinin varlığının ABD'nin de çıkarına olduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanı Johann Wadephul de Almanya'daki ABD birliklerinin çekilmesi konusunun kendisini tedirgin edip etmediği sorusuna "Hayır." yanıtını verdi ve Almanya'daki önemli ABD üslerinin çekileceğini düşünmediğini belirtti.
ABD'nin Ramstein, Landstuhl ve Grafenwöhr'deki üslerine atıfta bulunan Wadephul, "ABD'nin bu üslere ihtiyacı var. Bunlar bizim güvenliğimiz için olduğu kadar, ABD'nin güvenliği için de hizmet ediyor." ifadesini kullandı.
ALMANYA İLE ABD ARASINDA STRATEJİK ORTAKLIK SÜRSE DE SİYASİ GÜVEN ZAYIFLADI
Alman uzmanlar, ABD'nin söz konusu kararıyla NATO’nun kolektif yapısının zedelenebileceğini, Avrupa güvenliğinin daha kırılgan hale gelebileceğini ve ABD’nin tek taraflı kararlarının ittifak içindeki güveni aşındıracağı uyarısında bulunuyorlar.
Bir de Trump'ın AB'den gelen otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergilerinin artırılması ve bu önlemlerin, Avrupa'nın açık ara en büyük otomobil üreticisi olan Almanya'yı özellikle etkileyeceği gerçeği ayrı bir anlam taşıyor.
Gelinen noktada Almanya ile ABD arasında stratejik ortaklık sürse de siyasi güven zayıflamış durumda. Ancak bu kararlar ABD’nin Avrupa’ya bakışındaki değişimin bir göstergesi.
Almanya için bu, alışılmış güvenlik şemsiyesinin artık koşulsuz olmadığını hatırlatan bir gelişme. ABD’nin bu adımı, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan transatlantik güvenlik düzeninin dönüşüm sürecine girdiğini gösteriyor.
ALMANYA’DAKİ ABD ASKERİ VARLIĞI
ABD ordusunun nisan verilerine göre Avrupa'da yaklaşık 86 bin ABD askeri bulunuyor. Bunların yaklaşık 39 bini Almanya'da. Bu sayı, rotasyonlar ve tatbikatlar nedeniyle düzenli olarak değişiyor.
Almanya, Japonya'dan sonra ABD dışındaki en büyük ikinci ABD askeri üssü konumunda. Bunun kökeni Soğuk Savaş'a dayanıyor.
Yurt dışındaki en büyük ABD askeri hastanesi, Rheinland-Pfalz eyaletindeki Landstuhl'da bulunuyor. Böylece yurt dışı görevlerinde yaralanan ABD askerleri, hızlı ve kaliteli tedavi için ABD'ye kadar uzun bir yol kat etmek zorunda kalmıyor.
Rheinland-Pfalz eyaletindeki Büchel Hava Üssü'nde ise ABD'nin nükleer silahları depolanıyor.
ABD dışındaki en büyük ABD askeri tatbikat alanı, Bavyera'daki Grafenwöhr yakınlarında bulunurken ayrıca Stuttgart'ta ABD Silahlı Kuvvetleri'nin Avrupa Komutanlığı (Eucom) ve Afrika Komutanlığı (Africom) karargahları, Wiesbaden'de ise ABD Kara Kuvvetleri'nin Avrupa Merkezi mevcut.
Güvenlik politikası boyutunun yanı sıra, bu üsler, Almanların istihdamı veya ABD Silahlı Kuvvetlerinin tüketim harcamaları gibi nedenlerle ilgili bölge için önemli bir ekonomik faktör olarak öne çıkıyor.
Örneğin Ramstein Hava Üssü'nün bulunduğu bölgede ABD'li askerlerin bölge ekonomisine yılda 2 milyar dolardan fazla katkı sağladıkları biliniyor. Bölgede istihdam kaybı, yerel işletmelerde gelir düşüşü ve konut ve hizmet sektöründe daralma bekleniyor.
ABD’nin Almanya’daki askeri varlığı, NATO’nun Avrupa’daki caydırıcılık kapasitesinin bel kemiğini oluşturarak, çekilme kararı kısa vadede sınırlı etkiye sahip olacakken orta ve uzun vadede stratejik belirsizlik doğurabilir.
Bu durum, NATO içinde ABD merkezli güvenlik modelinden daha dengeli ve Avrupa ağırlıklı bir yapıya geçişi tetikleyebilir.




