ABD siyasetinin kalbi Washington, bugünlerde eşine az rastlanır bir "sadakat ve ihanet" sınavına tanıklık ediyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kariyer basamaklarını omuz omuza tırmandığı, yıllarca aynı evi paylaştığı ve çocuklarının doğumunda bile yanında olan 30 yıllık sırdaşı David Rivera’ya karşı mahkemede tanıklık yapacak. 40 yıl sonra bir ceza davasında ifade verecek ilk kabine üyesi olan Rubio, "yabancı ajanlık" ile suçlanan eski dostunun kaderini belirleyecek.

AYNI ODADAN MAHKEME SALONUNA
Kübalı göçmen ailelerin çocukları olan Rubio ve Rivera’nın yolları 1990’lı yıllarda kesişti. Florida’nın sert siyaset ikliminde birbirlerine tutunarak yükselen ikili, eyalet meclisinde görev yaparken başkent Tallahassee’de aynı evi paylaştı.
Rivera, Rubio’nun hukuk fakültesi mezuniyetinden Kongre’ye uzanan yolculuğunda en stratejik akıl hocasıydı. Ancak bugün savcılar, bu derin dostluğun karanlık bir lobi faaliyetinin kapılarını araladığını iddia ediyor. Rivera, Venezuela’nın sosyalist lideri Nicolas Maduro için kayıt dışı "yabancı ajanlık" yapmak ve 50 milyon dolarlık bir sözleşme karşılığında Beyaz Saray’ın politikasını yumuşatmaya çalışmakla suçlanıyor.

AÇGÖZLÜLÜK VE İHANET SUÇLAMASI
Pazartesi günü başlayan davanın açılış konuşmasında Federal Savcı Roger Cruz, durumu iki kelimeyle özetledi: "Açgözlülük ve ihanet." İddianameye göre Rivera, Rubio gibi üst düzey isimlere olan doğrudan erişimini Maduro yönetimine bir koz olarak sundu. Savcılar, davanın merkezindeki WhatsApp yazışmalarında Rivera’nın, o dönem senatör olan Rubio’dan "Küçük Kübalı" veya "Miss Clairol" gibi kod adlarıyla bahsettiğini ortaya koydu. Rivera’nın, Maduro’nun sağ kolu Delcy Rodriguez ile 50 milyon dolarlık gizli bir lobi anlaşması yaptığı ve bu parayı aklamak için karmaşık yöntemler kullandığı öne sürülüyor.

RUBİO İÇİN RİSKLİ RANDEVU
Şu an ABD’nin en üst düzey diplomatı koltuğunda oturan Marco Rubio için bu dava, sadece eski bir dostla yüzleşme değil, aynı zamanda siyasi bir mayın tarlası anlamını taşıyor. 2028 başkanlık adaylığı için adı geçen Rubio’nun, geçmişteki bu tartışmalı ilişkisi mercek altında. Rivera’nın avukatı Edward Shohat’ın, "Eminim burada olmaktansa Hürmüz Boğazı'nda olmayı tercih ederdi" sözleri, Bakan’ın içine düştüğü zor durumu özetler nitelikte. Rubio, bir yandan küresel krizleri yönetmeye çalışırken diğer yandan "dürüst bir aracı" olduğunu kanıtlamak için kürsüye çıkacak.

MİAMİ’NİN KARANLIK SİYASETİNE BİR BAKIŞ
Bu dava, ABD’nin Latin Amerika politikasının mutfağında dönen ve çoğu zaman kamuoyundan gizlenen kirli pazarlıklara dair nadir bir pencere açıyor. Yolsuzluk iddiaları, narko-terörizm suçlamaları ve anti-komünist söylemlerin gölgesinde yürütülen bu "etki operasyonu", Miami siyasetinin ne denli karmaşık bağlara sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Rubio’nun Salı günü vereceği ifade, hem 30 yıllık bir dostluğun son perdeyi kapattığı an olacak hem de ABD dış politikasının "içeriden" nasıl kuşatılmaya çalışıldığını gözler önüne serecek.



