İran ile ABD ve İsrail arasındaki topyekûn savaş dördüncü haftasını geride bırakırken, Washington hattında beklenmedik bir taktik değişikliği yaşanıyor. Başkan Donald Trump’ın 48 saatlik mühletin ardından aniden rotayı 5 günlük bir müzakere molasına kırması, Washington Post tarafından masaya yatırıldı. Gazetenin analizine göre, Beyaz Saray’ın bu hamlesi bir iyi niyet göstergesinden ziyade, sahadaki askeri ve ekonomik çıkmazların bir sonucu.
REJİMİ DEVİRMEK HAYAL Mİ OLDU?
Savaşın ilk günlerindeki radikal hedefler, yerini sahanın sert gerçeklerine bırakmış durumda. Washington Post’un ulaştığı yetkililer, İran’daki mevcut idari yapıyı tamamen devirmenin ve nükleer çalışmaları kalıcı olarak bitirmenin artık pek mümkün görünmediğini itiraf ediyor. Tahran’ın karar alma mekanizmasının darbelere rağmen dirençli çıkması ve yer altı sığınaklarında korunan yüzlerce kilogramlık zenginleştirilmiş uranyum, ABD askeri elitlerini maksimalist hedeflerden vazgeçerek diplomasi masasına yönelmek zorunda bıraktı.
ABD'NİN ZAYIF NOKTASI HÜRMÜZ
Trump’ın kararındaki en büyük itici güçlerden biri de küresel enerji piyasalarındaki yangın oldu. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle petrol akışının üçte birinin kesilmesi, ABD iç pazarında benzin fiyatlarını son dört yılın zirvesine taşıdı. Goldman Sachs’ın Hürmüz kilidinin açılmaması durumunda petrolün 147 dolarlık tarihi rekoru kırabileceği yönündeki uyarısı, Beyaz Saray’ın manevra alanını daraltan en büyük ekonomik faktör olarak öne çıkıyor.
TAHRAN’IN MANİPÜLASYON İDDİASI
Diplomatik kanallarda kiminle konuşulduğu sorusu ise belirsizliğini koruyor. İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney ile görüşmediğini berliten Trump, bunun yerine saygı duyulan bir liderle görüştüklerini iddia etse de Tahran bu temasları kesin bir dille reddediyor. İran medyası, Washington’ın bu çıkışlarını sadece enerji fiyatlarını baskılamak ve askeri hazırlık için zaman kazanmak amacıyla yapılan bir piyasa manipülasyonu olarak nitelendiriyor. Diğer yandan İsrail Başbakanı Netanyahu, Trump’ın anlaşma umuduna mesafeli durarak, orduya hem İran hem de Güney Lübnan’daki hedefleri vurmaya devam etme talimatı verdiğini vurguluyor.