Orta Doğu'da bölgesel savaş riskini azaltmak amacıyla küresel diplomasinin gözü İsviçre'ye çevrilmişken, sahadan gelen sıcak askeri hareketlilik barış masasını gölgeledi.
ABD ile İran İslam Cumhuriyeti heyetleri, İsviçre'nin Bürgenstock kentinde bir araya gelerek bölgenin geleceğini şekillendirecek kritik bir müzakere süreci başlatmıştı. Ancak taraflar diplomatik çözüm yolları ararken, İsrail yönetiminden uzlaşı çabalarını zorlaştıracak radikal adımlar geldi. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın işgal altındaki bölgelerden askeri unsurları çekmeyeceklerine ve operasyonlara devam edeceklerine yönelik kararlı mesajlarının hemen ardından, İsrail ordusu Lübnan topraklarına yönelik yeni bir bombardıman dalgası başlattı.
BÜRGENSTOCK'TAKİ ZİRVEDE KRİTİK İSİMLER MASADA
İsviçre'de gece geç saatlere kadar devam etmesi beklenen kritik görüşmelerde taraflara oldukça üst düzey isimler liderlik ediyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf'ın başkanlık ettiği heyetler; Lübnan'da kalıcı ateşkesin tesisi, İran'ın uluslararası sistemde dondurulan finansal varlıkları, Tahran'a yönelik ekonomik yaptırımlar ve nükleer program gibi küresel güvenlik mimarisini doğrudan ilgilendiren ana başlıkları masaya yatırıyor.
KATZ: GÜVENLİK BÖLGELERİNDEN ÇEKİLMEYECEĞİZ
Müzakere masasında görüşmeler sürerken, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın yaptığı resmi açıklama diplomatik koridorlarda tansiyonu yükseltti. İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde oluşturulan "güvenlik bölgelerindeki" varlığını kararlılıkla sürdüreceğini belirten Katz, bu alanlardan çekilmeyeceklerini ve askeri operasyonlara devam edeceklerini ilan etti.
SALDIRILARIN ARDINDAN TARAFLAR BİRBİRİNİ SUÇLUYOR
Savunma Bakanı Katz'ın rest çeken açıklamalarının hemen ardından İsrail topçu birlikleri ve savaş uçakları, Lübnan'ın güneyine yönelik yeni askeri operasyonlar gerçekleştirdi.
İranlı diplomatik kaynaklar, İsviçre'deki Bürgenstock zirvesi öncesinde verdikleri kurumsal mesajlarda, Lübnan'ın güneyinde yaşanacak askeri gelişmelerin anlaşmanın geleceğini doğrudan tayin edeceğini açıkça belirtmişti. Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik saldırılarını sürdürmesini, doğrudan ABD-İran mutabakatının esastan ihlali olarak kabul edebileceğini duyurdu.


