ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri harekatın üzerinden haftalar geçerken, savaşın gerçek bilançosu ile Washington’dan servis edilen anlatı arasındaki makas açılıyor.

Eski bir Fox News yorumcusu olan Savunma Bakanı Pete Hegseth’in yönettiği Pentagon brifingleri, askeri bir bilgilendirmeden ziyade televizyon ekranlarını andıran "gösterişli" monologlara sahne oluyor. Hegseth’in "Büyük V zaferi" ve "Gökten yağan ölüm" ifadeleriyle tanımladığı harekat, Pentagon podyumunda mutlak bir üstünlük gibi sunulsa da, iki haftalık kırılgan ateşkesin ortasında stratejik kazanımlar ciddi şekilde sorgulanıyor.

NÜKLEER HEDEFLERDE SİS PERDESİ
Başkan Trump’ın temel savaş motivasyonu, İran’ın nükleer kapasitesini tamamen yok etmekti. Ancak sahadaki veriler, yıllardır süren diplomasinin yerine seçilen askeri gücün beklenen kesin sonucu vermediğini gösteriyor.
Trump’ın nükleer tesislerin "yerle bir edildiği" yönündeki iddialarına rağmen, nükleer gözlemci IAEA, İran’ın silaha yakın zenginleştirilmiş uranyum stokunu koruduğunu bildiriyor. Tahran’ın bu saldırıların ardından, gelecekteki olası bir ABD harekatını caydırmak için nükleer silah arayışına daha sıkı sarılması, Washington’ın stratejisinin ters teptiği yorumlarına neden oluyor.

MİLYAR DOLARLIK FATURA VE SİYASİ ÇATLAKLAR
Savaşın maliyeti sadece stratejik değil, aynı zamanda insani ve ekonomik boyutta da ağırlaşıyor. Bugüne kadar 13 ABD askeri hayatını kaybederken, yüzlercesi yaralandı. Operasyonun günlük maliyetinin 1 milyar doları aştığı, Tomahawk füzelerinin ve mühimmat stoklarının hızla tükendiği tahmin ediliyor. Bu ağır fatura, Trump’ın kendi siyasi tabanında da derin çatlaklara yol açmış durumda.
MAGA HAREKETİNDE İRAN AYRIŞMASI
Trump’ın en büyük destekçileri arasında yer alan Tucker Carlson gibi figürlerin savaşla arasına mesafe koyması ve Marjorie Taylor Greene’in "Bu Amerika’yı büyük yapmıyor, bu kötülük" çıkışı, yönetimin hareket alanını daraltıyor.
Kamuoyu anketleri savaşın onaylanma oranının oldukça düşük olduğunu gösterirken, Cumhuriyetçi kanattaki bu "iç savaş" Trump’ın Washington’daki pozisyonunu sarsıyor. Pentagon’un ekran başındaki "zafer şovu" sürse de, İslamabad’da yapılması beklenen müzakereler öncesinde ABD’nin elinde somut bir nükleer kazanımdan ziyade, ağır bir fatura ve bölünmüş bir siyasi irade kalmış gibi görünüyor.



