BBC (İngiliz Yayın Kurumu) tarafından paylaşılan kapsamlı analize göre; Washington yönetiminin Orta Doğu’da aylar süren askeri yığınağı, 2003’teki Irak işgalinden bu yana bölgede görülmemiş bir seviyeye ulaştı. ABD’nin bu devasa hava gücü konuşlandırmasının arkasında yatan stratejik nedenler ve olası bir operasyonun tetikleyebileceği yedi farklı senaryoyu, tüm teknik detayları ve tarihsel referanslarıyla birlikte aşağıda detaylandırdım.

ORTA DOĞU’DA ASKERİ YIĞINAK VE STRATEJİK UYARILAR

Washington'ın bölgedeki askeri varlığını artırması, uzmanlar tarafından Tahran'ı istemediği bir anlaşmaya zorlamak için yapılan büyük bir "blöf" olarak değerlendiriliyor. Ancak ABD’nin Körfez’deki Arap müttefiklerine yaptığı uyarılar, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor: Washington, müttefiklerine olası bir saldırının "istenmeyen sonuçlar doğurabileceği" uyarısında bulundu.

Müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın düğmeye basması halinde, askeri hedeflerin tahmin edilebilir olsa da sonuçların son derece "öngörülemez" olacağı vurgulanıyor.

ABD-İRAN GERİLİMİNDE 7 OLASI SENARYO

1. Hedefli Saldırılar ve Demokratik Dönüşüm (İyimser Tablo)

İlk senaryoda, ABD hava ve deniz unsurları doğrudan İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve ona bağlı Besiç milislerinin üslerini hedef alabilir. Operasyonun kapsamına balistik füze tesisleri ve İran’ın nükleer programına ait altyapı dahil edilebilir.

Bu hassas vuruşların, zaten zayıflamış olan rejimi çökerteceği ve İran'ın dünya ile bütünleşeceği demokratik bir süreci başlatacağı düşünülüyor. Ancak BBC, bu ihtimali "oldukça iyimser" bir beklenti olarak tanımlıyor.

2. "Venezuela Modeli": Rejim Ayakta, Politikalar Yumuşak

İkinci ihtimalde, ABD’nin hızlı müdahalesi rejimi devirmeye yetmeyebilir ancak Tahran'ı stratejik geri adım atmaya zorlayabilir.

Sonuç olarak İran İslam Cumhuriyeti varlığını sürdürür ancak Orta Doğu’daki milis gruplara desteğini kesmek, nükleer ve balistik füze programlarını sınırlamak ve iç protestolara karşı sert tutumunu yumuşatmak zorunda kalır.

BBC’ye göre 47 yıldır değişime direnç gösteren bir yapının bu denli keskin bir dönüş yapması "düşük bir ihtimal".

3. Rejimin Çöküşü ve Askeri Yönetim

Rejim çökse dahi yerini sivil bir demokrasinin almayabileceği belirtiliyor.Ülkede statükoyu korumaktan çıkarı olan güçlü bir güvenlik aygıtı mevcut. Kaos ortamında yönetimin, büyük ölçüde Devrim Muhafızları (IRGC) kadrolarından oluşan bir askeri cunta veya yönetim altına girmesi muhtemel görülüyor.

4. İran’ın Misillemesi: ABD Üsleri ve Bölge Ülkeleri

Tahran yönetimi "parmakların tetikte olduğu" mesajını vererek her türlü saldırıya karşılık vereceğini duyurdu. İran, konvansiyonel güçle yarışamasa da yer altı tesislerinde gizlenen İHA ve balistik füze kapasitesini kullanabilir. Özellikle Bahreyn ve Katar’daki ABD üsleri ile saldırıya destek verdiği düşünülen Ürdün gibi ülkelerin kritik altyapıları birincil hedefler arasında yer alıyor.

5. Hürmüz Boğazı ve Küresel Enerji Krizi

İran’ın 1980-88 İran-Irak Savaşı’ndaki "mayın döşeme" taktiğini yeniden kullanması dünya ekonomisi için bir kabus senaryosu.

Hürmüz Boğazı, dünya LNG (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) ihracatının yaklaşık %20'sinin, petrol ve türevlerinin ise %20-25'inin geçtiği can damarı. Boğazın mayınlanması veya trafiğe kapatılması, küresel ticaret ve petrol fiyatlarında kontrol edilemez dalgalanmalara yol açabilir.

6. "Asimetrik Savaş": ABD Savaş Gemisinin Batırılması

Körfez'de görevli bir ABD Donanması kaptanına göre en büyük korku; İran'ın "toplu saldırı" (swarm attack) taktiği. Taktik, çok sayıda patlayıcı yüklü İHA ve hızlı torpido botuyla eş zamanlı saldırarak ABD’nin yakın savunma sistemlerini (CIWS) devre dışı bırakmayı içeriyor.

BBC, 2000 yılında Aden limanında El Kaide tarafından hedef alınan USS Cole destroyerini hatırlatıyor. O saldırıda 17 Amerikan askeri ölmüş ve milyar dolarlık gemi ağır hasar almıştı. Bir ABD gemisinin batırılması ve mürettebatın esir alınması, Washington için "büyük bir utanç" senaryosu olarak değerlendiriliyor.

7. Rejimin Tamamen Çöküşü ve Bölgesel Kaos

En karanlık senaryo; rejimin çökmesiyle İran'ın bir iç savaş sarmalına girmesi. Suudi Arabistan bu ihtimalden ciddi endişe duyuyor. Suriye, Yemen ve Libya örneklerinde olduğu gibi bir iktidar boşluğu; Kürtler, Beluçlar ve diğer etnik azınlıklar arasında silahlı çatışmaları tetikleyebilir.

Analize göre, İran destekli güçlere ağır darbeler indiren İsrail, İran'ın yıkılmasını "memnuniyetle" karşılayabilecek tek aktör olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber