Beyaz Saray tarafından Cumartesi günü yapılan resmi açıklamada, operasyonun stratejik hedeflerine ulaştığına dair çok keskin ifadeler kullanıldı. Yapılan açıklamada "İran'ın balistik füze kapasitesi fiilen yok edildi. Donanmalarının muharebe gücünün etkisiz olduğu değerlendirildi. İran üzerinde tam ve mutlak hava üstünlüğü sağlandı." ifadeleri yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump da Pazar günü yaptığı değerlendirmede, ABD güçlerinin İran’ın insansız hava aracı (İHA) üretim kapasitesini büyük ölçüde azalttığını belirterek operasyonun başarısını vurguladı. Ancak bu iddialı açıklamalara rağmen, Pazartesi günü bölgeden gelen saldırı haberleri tehdidin tamamen ortadan kalkmadığını kanıtladı.

SAHADAKİ GERÇEKLER: KATAR VE BAE’DE ALARM

Pazartesi öğleden sonra Katar, İran’dan fırlatılan bir dizi füzenin sonuncusunu başarıyla engellediğini duyurdu. Bölgedeki diğer ülkelerde de durum benzer şekilde gergindi. Abu Dabi'de bir füze, bir araca isabet etti ve olayda bir kişi hayatını kaybetti. Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn'de alarm durumu en üst seviyeye çıkarıldı. Dubai'de Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir İHA vakası nedeniyle yangın çıktı ve uçuşlar geçici olarak durduruldu. Fuceyra'da ise sanayi bölgesinde bir başka İHA saldırısı yangına sebebiyet verdi.

VERİLERLE SALDIRI SAYILARINDAKİ DÜŞÜŞ

Savaşın başlangıcından bu yana İran'ın misilleme kapasitesinde istatistiksel olarak devasa bir azalma gözlemleniyor. Al Jazeera ve İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nün verilerine göre hazırlanan tablo, operasyonun sahadaki etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor:

Tablo: 15 Günlük Saldırı Grafiği (BAE ve İsrail Verileri)

Bölge / Dönem İlk 24-48 Saat 15. Gün Azalma Oranı
BAE (Füze) 167 Füze 4 Füze %97
BAE (İHA) 541 İHA 6 İHA %98
İsrail (Füze) ~100 Füze Tek haneli rakamlar ~%90

Pentagon geçen hafta yaptığı açıklamada, genel tabloda füze fırlatmalarının ilk güne oranla %90, İHA saldırılarının ise %86 azaldığını duyurdu.

STRATEJİK HEDEF: FIRLATMA RAMPALARININ "AVLANMASI"

ABD ve İsrail’in ana stratejisi, İran’ın bölgedeki en büyük balistik füze envanterine (yaklaşık 2.500-3.000 adet) yönelik doğrudan bir "imha" operasyonu üzerine kurulu. Savaş Araştırmaları Enstitüsü’ne göre üst düzey bir İsrailli askeri yetkili, tahmini 410 ila 440 fırlatma rampasından 290'ının hizmet dışı bırakıldığını belirtti. Washington DC'deki Ulusal Savunma Üniversitesi'nden Doç. David Des Roches, fırlatma rampalarını tespit etmenin zorluğunu şu sözlerle aktarıyor:

"Gördüklerimiz, savaş öncesinde, gözlem imkanlarının daha az olduğu dönemde, gizli yerlere veya askeriyle ilişkilendirilmeyen yerlere yerleştirilmiş füzeler."

Des Roches'a göre İran, toplu fırlatma kapasitesini kaybettiği için artık askeri hedefler yerine sivil altyapıya yönelik "taciz ateşi" açıyor. Uzman bu durumu, "Askeri açıdan önemli değil; bu, yakındaki ülkelerdeki alarm sistemlerini devre dışı bırakmak ve insanları korkutmak için yapılan taciz ateşi" diyerek tanımlıyor.

ASİMETRİK SAVAŞ DOKTRİNİ VE YIPRATMA STRATEJİSİ

İran uzmanı Hamidreza Azizi, Tahran’ın stratejisinin "zaman kazanmak" üzerine kurulu olduğunu savunuyor. Azizi’ye göre İran, merkezi komutayı dağıtarak tespit edilmesi zor mobil fırlatma rampalarına güveniyor. Aziz "Amaç bunu bir yıpratma savaşına dönüştürmek olabilir. Bu bir zaman yarışı." diyor.

Doha Yüksek Lisans Çalışmaları Enstitüsü'nden Muhanad Seloom ise psikolojik harbin önemine dikkat çekiyor:

"İnandırıcı bir tehdit oluşturduğunuz sürece kaç tane insansız hava aracı fırlattığınızın önemi yok. Güvenlik duygusunu yerle bir etmek için tek bir başarılı insansız hava aracı yeterlidir."

İran’ın özellikle Şahed 136 tipi ucuz, hızlı üretilen ve karmaşık rampa gerektirmeyen İHA’ları, bu "asimetrik savunma doktrini"nin en güçlü silahı olarak görülüyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber