Beyaz Saray’da Donald Trump döneminin yeniden başlamasıyla birlikte, ABD vize koridorlarında soğuk rüzgarlar esmeye başladı. "Önce Amerika" mottosuyla göçmenlik dizginlerini eline alan Trump yönetimi, Türkiye de dahil olmak üzere pek çok ülke vatandaşının vize hayallerine adeta set çekiyor. Konsolosluk kapılarından dönen ret yanıtları, küresel ölçekte rekor seviyelere ulaşıyor.
VİZE MÜLAKATLARI ARTIK BİRER SINAVA DÖNÜŞTÜ
Eskiden rutin bir prosedür olarak görülen vize mülakatları, Trump’ın yeni talimatlarıyla birlikte başvuru sahipleri için tam bir "eleme" sürecine evrildi. Özellikle Türkiye’den yapılan başvurularda, mali yeterlilik ve ülkelerine geri dönme niyetine dair sunulan kanıtlar artık çok daha sert bir süzgeçten geçiriliyor. İstisnasız her başvuruya "potansiyel göçmen" gözüyle bakan konsolosluk görevlileri, onay butonuna basmakta hiç olmadığı kadar cimri davranıyor.
TRUMP DUVARI SADECE SINIRDA DEĞİL, DOSYALARDA
Trump’ın sadece fiziki sınırlara duvar örmediği, yasal vize süreçlerini de "görünmez engellerle" donattığı görülüyor. Ticari heyetlerden öğrencilere, turistlerden aile ziyareti yapmak isteyenlere kadar herkes bu yeni ve katı denetim dalgasından payını alıyor. Uzmanlara göre bu sert tutum, sadece kaçak göçü engelleme çabası değil; aynı zamanda yasal dolaşımı da minimize etme stratejisinin bir parçası.
İŞ DÜNYASI VE EĞİTİM SEKTÖRÜ ALARM VERİYOR
Artan vize engelleri, sadece seyahat planlarını değil, milyarlarca dolarlık ticari bağlantıları da tehdit ediyor. Fuarlara katılamayan iş insanları ve Amerika’daki prestijli okullardan kabul almasına rağmen vize alamayan öğrenciler, iki ülke arasındaki köprülerin zayıfladığının en somut kanıtı. Beyaz Saray’dan gelen sinyaller, vize kapılarındaki bu "demir perde"nin kısa vadede aralanmayacağını gösteriyor.