ABD ile İran arasındaki gerilim tırmanırken, USS Abraham Lincoln uçak gemisi "Hayalet Modu"na geçerek Hint Okyanusu’nun derinliklerinde izini kaybettirdi. Trump yönetiminin "baskıcı diplomasi" stratejisinin bir parçası olan bu hamle, bölgede sinir savaşını başlattı.

EMCON SİSTEMİ DEVREDE: LİNCOLN KARANLIĞA GÖMÜLDÜ
26 Ocak 2026 itibarıyla uçak gemisi, Emisyon Kontrolü (EMCON) protokolünü başlatarak tüm sinyal yayınlarını durdurdu. Otomatik Tanımlama Sistemi’ni (AIS) kapatan Lincoln, böylece açık kaynaklı istihbarat servislerinin ve ticari gemi takip sistemlerinin radarlarından tamamen çıktı. İran Devrim Muhafızları’nın "topyekûn savaş" uyarısı yaptığı bir ortamda, geminin konumunu gizlemesi saldırılara karşı ilk savunma kalkanı olarak görülüyor.

TAHİRAN’IN HEDEFLEME DÖNGÜSÜNE DARBE
Geminin transponderlerini kapatması, İran’ın uydu gözetleme ve füze hedefleme kapasitesini doğrudan felç ediyor. Görsel veya radar görüntülerini eşleştirecek bir sinyal bulamayan İran ordusu, gemiyi tespit edebilmek için çok daha büyük kaynak ayırmak zorunda kalıyor. Modern füze savaşında birkaç saatlik gecikmenin bile hayati önem taşıdığı bu senaryoda, Lincoln’ün yarattığı "taktik boşluk" İran’ın elini zayıflatıyor.

PSİKOLOJİK SAVAŞ: TRUMP’IN HAYALET GEMİSİ
Lincoln’ün Bengal Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki devasa alanda "kaybolması", sadece askeri değil aynı zamanda psikolojik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Trump’ın stratejik belirsizlik politikasının bir ürünü olan bu durum, İran askeri planlamacılarını tüm güney kıyı şeridi boyunca teyakkuzda kalmaya zorluyor. "Hayalet Gemi" mesajı net: Donanma 500 mil uzakta da olabilir, her an ufuk çizgisinden F-35’leri de fırlatabilir.



