ABD’de yürürlüğe giren yeni yasa gereği, Epstein dosyalarının kamuoyuyla paylaşılması zorunlu kılındı. Ancak Cuma günü yayınlanan 3 milyon sayfa, 180 bin görsel ve 2 bin video tam bir felakete yol açtı. Bakanlığın "üzerini çizdiği" isimlerin okunabildiği, sansürlenmemiş e-posta adreslerinin ve mağdurların en mahrem fotoğraflarının dosyalar arasında yer aldığı görüldü. Mağdur avukatları, bu durumu "Amerika tarihinin en vahim gizlilik ihlali" olarak tanımladı.

MAĞDURLARDAN ÇIĞLIK: "HAYATIMIZ TEHLİKEDE"
Kimlikleri ifşa olan mağdurlar, yaşadıkları travmanın ardından bir de güvenlik endişesiyle sarsıldı. Bazı hayatta kalanlar, banka bilgilerinin ortaya çıkmasıyla ölüm tehditleri aldıklarını duyurdu. Mağdurlardan Annie Farmer, "Adalet Bakanlığı'nın verdiği zararın büyüklüğü nedeniyle yeni bilgilere odaklanmak imkansız" derken, Lisa Phillips ise hükümetin kendileriyle "oyun oynadığını" belirterek hukuki mücadelenin süreceğini vurguladı.
![]()
BAKANLIKTAN SAVUNMA: "YÜZDE 0,1'LİK BİR HATA"
Skandalın ardından New York'taki federal hakime mektup sunan Adalet Bakanlığı, hatalı sansürlenen tüm belgelerin siteden kaldırıldığını açıkladı. Bakanlık sözcüsü, milyonlarca sayfayı titizlikle incelediklerini savunarak, "İfşalar, toplam sayfaların yalnızca %0,1'inde yaşandı; sorunu çözmek için gece gündüz çalışıyoruz" dedi. Ancak bu açıklama, isimleri tüm dünyaya yayılan mağdurları teselli etmeye yetmedi.

EPSTEİN ARŞİVİNDE ŞEFFAFLIK KRİZİ
Donald Trump’ın imzaladığı yasa ile zorunlu hale gelen bu yayın, aslında karanlıkta kalan Epstein ağını aydınlatmayı hedefliyordu. Ancak "teknik veya insan hatası" olarak nitelendirilen bu skandal, federal hükümete olan güveni yerle bir etti. 2019 yılında hücresinde ölen Epstein’ın kurbanlarını temsil eden avukatlar, şimdi federal mahkemeden web sitesinin tamamen kapatılması ve yeni bir koruma kalkanı oluşturulması için acil müdahale talep ediyor.



