ABD Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki askeri hareketliliğin zirve yaptığı bir dönemde kritik bir karara imza atarak Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Ürdün’e yönelik devasa bir silah satış paketini onayladı. Toplam değeri 16 milyar doları aşan bu onay, Pentagon’un İran ile devam eden çatışmalar çerçevesinde talep ettiği 200 milyar dolarlık ek bütçe talebinin hemen ardından geldi. 28 Şubat’ta başlayan İran operasyonlarından bu yana Kongre’ye sunulan en büyük satış paketi olma özelliğini taşıyan bu hamle, Washington’un bölgedeki müttefiklerini tahkim etme stratejisinin yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.
BAE VE KUVEYT’E MİLYAR DOLARLIK ASKERİ DESTEK
Satış paketinin en büyük payını Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt oluşturuyor. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Birleşik Arap Emirlikleri’ne 8,4 milyar dolar değerinde kapsamlı bir askeri donanım sağlanacak. Bu paket içerisinde F-16 mühimmatları, mevcut uçakların modernizasyon güncellemeleri, gelişmiş radar sistemleri ve Gelişmiş Orta Menzilli Havadan Havaya Füze (AMRAAM) sistemleri yer alıyor. Kuveyt cephesinde ise yaklaşık 8 milyar dolar maliyetle Alt Katman Hava ve Füze Savunma Sensör Radarlarının satışı onaylandı. Bu sistemlerin Kuveyt’in hava savunma kapasitesini stratejik düzeyde artırması hedefleniyor.
ÜRDÜN’E EK DESTEK VE BÖLGESEL DENGE STRATEJİSİ
Hava sahası güvenliği açısından kritik bir konumda bulunan Ürdün’e yönelik de yaklaşık 70 milyon dolarlık uçak ve mühimmat desteği içeren bir paket onaylandı. Bu son onay, ABD’nin son haftalarda bölge ülkelerine yönelik gerçekleştirdiği askeri sevkiyat zincirinin devamı niteliğinde. Daha önce 26 Şubat’ta Ürdün’e 280 milyon dolarlık radyo frekans sistemleri ve 6 Mart’ta İsrail’e 152 milyon dolarlık bomba satışı gibi önemli adımlar atan Washington yönetimi, bölgedeki askeri envanterini her geçen gün genişletiyor.
PENTAGON’UN İRAN BÜTÇESİ VE KONGRE SÜRECİ
Söz konusu silah satışlarının zamanlaması, bölgedeki jeopolitik gerilimin tırmandığı bir döneme rastlıyor. Pentagon'un İran ile süregelen savaşın maliyetlerini karşılamak adına 200 milyar dolarlık ilave bütçe istemesiyle eş zamanlı gerçekleşen bu satışlar, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını ve ittifak ilişkilerini kalıcı bir zemine oturtma çabası olarak görülüyor. Dışişleri Bakanlığı, satışlarla ilgili gerekli bildirimlerin Kongre’ye yapıldığını duyururken, bu hamlelerin ABD'nin 28 Şubat'ta başlattığı operasyonlar sonrası en yüksek hacimli savunma ihracatı onayı olduğu vurgulanıyor.





