Avrupa Birliği ülkeleri, şirketlerin tedarik zincirlerindeki çevresel ve insan hakları risklerini denetlemesini öngören kuralları hafifletme kararına salı günü son onayı verdi.
Brüksel'de düzenlenen toplantıda AB bakanları tarafından onaylanan bu değişiklikler, iş dünyasından ve aralarında ABD ile Katar’ın da bulunduğu hükümetlerden gelen aylardır süren baskıların ardından kabul edildi.
Geçtiğimiz yıl Avrupa Parlamentosu ile müzakere edilen düzenlemeler, iş dünyasında "katı kuralların rekabet gücünü engellediği" eleştirileri üzerine revize edilerek çoğu işletme için kapsam dışı bırakıldı.
YENİ KURALLAR SADECE DEV ŞİRKETLERİ KAPSAYACAK
Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte düzenleme sadece büyük şirketler için geçerli olacak. Yeni düzenlemeye göre, yalnızca 5 binden fazla çalışanı ve yıllık 1,5 milyar eurodan fazla cirosu olan dev şirketler bu kurallara tabi tutulacak. Aynı kurallar, AB içerisinde bu ciro sınırını aşan yabancı şirketleri de kapsayacak.
ABD VE KATAR’IN "ENERJİ" BASKISI SONUÇ VERDİ
Düzenlemenin yumuşatılmasında uluslararası siyasetin etkisi de büyük oldu. ABD ve Katar, bu katı kuralların Avrupa’ya yönelik gaz tedarikini bozabileceği uyarısında bulunarak AB’den geri adım atmasını istemişti.
ABD’li petrol firması ExxonMobil ise yapılan bu değişikliklerin bile yeterli olmadığını savunarak düzenlemeyi eleştirmeye devam etti.
Öte yandan, çevreci aktivistler ve bazı yatırımcılar karardan duydukları memnuniyetsizliği dile getirdi. Çevreciler, yasaların zayıflatılmasının gerçekten sürdürülebilir olan şirketleri ayırt etmeyi zorlaştıracağını savunuyor.
TÜRK İHRACATÇISI İÇİN BÜYÜK FIRSAT
Avrupa Birliği’nin sürdürülebilirlik kurallarındaki bu keskin geri adımıyla Türk ihracatçılar bir süre rahat nefes alacak.
Kapsamın sadece çok büyük ölçekli şirketlerle sınırlandırılması ve uyum sürecinin 2029’a ertelenmesi, Türk KOBİ’lerinin üzerindeki doğrudan yasal baskıyı ve ağır bürokratik maliyetleri hafifletecek.
Ancak bu durum, yeşil dönüşümün tamamen gündemden düştüğü anlamına gelmiyor. Zira kapsamda kalmaya devam eden AB merkezli dev şirketler, kendi risklerini yönetmek adına Türk tedarikçilerinden benzer standartları talep etmeyi sürdürecektir.
Bu erteleme, Türk sanayicisine teknolojik altyapısını modernize etmesi ve karbon ayak izini düşürmesi için hayati bir zaman kazandırırken, küresel rekabette geriye düşmemek adına bu sürenin "hazırlık dönemi" olarak değerlendirilmesi stratejik bir zorunluluk arz ediyor.
UYGULAMA TAKVİMİ ERTELENDİ VE ŞARTLAR HAFİFLETİLDİ
AB yönetimi, yasaların yürürlüğe giriş tarihini de ileri bir tarihe erteledi. Büyük şirketler için daha önce 2027 ortası olarak belirlenen uyum süreci, 2029 yılının ortasına kadar uzatıldı. Ayrıca şirketlerin iklim değişikliği geçiş planlarını kabul etme zorunluluğu da metinden çıkarıldı.
Benzer bir esneme kurumsal sürdürülebilirlik raporlama direktifinde de yapıldı. Daha önce 250 çalışanı olan şirketleri kapsayan raporlama zorunluluğu, artık sadece 1.000’den fazla çalışanı ve 450 milyon euro yıllık net cirosu olan şirketler için geçerli olacak.