İran'da düşürülen F-15E savaş uçağının ardından gözler, bölgede kaybolan Amerikalı silah subayına çevrildi. Alman medyasının askeri kaynaklara dayandırdığı araştırmalar, bir savaş pilotunun düşman hattı gerisinde hayatta kalması için aldığı "çelik gibi" eğitimi ve yanındaki ekipmanların detaylarını ortaya çıkardı.
HAYATTA KALMA REÇETESİ: SERE EĞİTİMİ
Düşman topraklarında vurulan bir pilot için gerçek savaş, uçaktan atladığı an başlıyor. ABD ordusunda kısaca "SERE" (Hayatta Kalma, Kaçma, Direnme ve Kurtulma) olarak bilinen eğitim, pilotları imkansız koşullara hazırlıyor. Haftalarca süren ve içeriği büyük oranda gizli tutulan bu programda askerler; çöl, orman veya kutup şartlarında aç ve susuz hayatta kalmayı öğreniyor.
Askeri uzmanlar, bu eğitimin amacının pilotu fiziksel olarak hayatta tutmaktan ziyade, psikolojik olarak "kırılmaz" hale getirmek olduğunu belirtiyor.
HAYAT KURTARAN ÖZEL YELEKTE NELER VAR?
Vurulan bir pilotun üzerinde taşıdığı özel ekipman yeleği, kurtarma ekipleri gelene kadar onun tek dostu.
Bu yelekte; konum bildiren hassas bir takip cihazı, kendini savunma amaçlı bir ateşli silah, kısıtlı miktarda su ve kapsamlı bir ilk yardım kiti bulunuyor. Ancak uzmanlar, teknolojik cihazların her zaman yeterli olmadığını, en önemli silahın pilotun "tespit edilmeden sinyal gönderme" ve "doğru kamuflaj" yeteneği olduğunu vurguluyor.
İşte en kötü senaryoya karşı uygulanan o üç aşamalı gizli prosedür:
1. AŞAMA: DOĞADA HAYATTA KALMA VE KAÇIŞ
Düşman toprakları üzerinde fırlatma koltuğunu kullanan bir pilot için ilk aşama, arama-kurtarma ekipleri gelene kadar tespit edilmeden hayatta kalmaktır.
SERE (Hayatta Kalma, Kaçma, Direnme ve Kurtulma) eğitiminin bu bölümünde askerler; yardımcı ekipman olmadan yön bulma, ateş yakma, su temini ve profesyonel kamuflaj tekniklerini öğrenirler.
Çöl, orman veya kutup bölgesi fark etmeksizin, pilotun kendi imkanlarıyla alet yapması ve yerini belli etmeden sinyal göndermesi hayati önem taşır. Uzmanlar, bu sürecin bazen günler sürebileceğini ve en büyük silahın "sabır" olduğunu vurguluyor.
Loading...
2. AŞAMA: ESARET VE PSİKOLOJİK DİRENÇ
En kötü senaryo olan yakalanma durumunda ise süreç "psikolojik savaşa" evriliyor. Pilotlar, sorgulama ve izolasyon gibi ağır baskı unsurlarına karşı özel olarak eğitiliyor. Uluslararası kurallar gereği bir pilotun sadece dört bilgiyi (isim, rütbe, sicil numarası ve doğum tarihi) vermesine izin veriliyor; bunun dışındaki her şey tam bir sessizlik stratejisine dayanıyor.
Esir düşen bir pilotun propaganda malzemesi veya pazarlık kozu olarak kullanılma riski, bu direniş eğitiminin ciddiyetini artırıyor.
3. AŞAMA: PERSONEL KURTARMA VE TAHLİYE
Eğitimin son ve en kritik halkası, "Personel Kurtarma" (Personnel Recovery) prosedürüdür. Pilot güvenli bir noktaya ulaştığında veya sinyal gönderdiğinde, özel kuvvetler ve kurtarma helikopterleri devreye girer.
Bu aşamada pilotun, kendisini almaya gelen ekibin gerçekten dost birlik olup olmadığını anlaması için önceden belirlenmiş "kimlik doğrulama" kodlarını kullanması gerekir. Eğer pilot düşman hatlarının çok derinindeyse, bu tahliye operasyonu hava desteği eşliğinde gerçekleştirilen riskli bir muharebe operasyonuna dönüşür.
MAHKUMLAR NEDEN BU KADAR DEĞERLİ?
Askeri stratejistlere göre bir savaş pilotu, sadece aldığı milyon dolarlık eğitim nedeniyle değil, taşıdığı stratejik bilgiler nedeniyle de ordusu için kritik önemde.
"Personel Kurtarma" yönergeleri, hiçbir askerin geride bırakılmaması üzerine kurulu olsa da, asıl amaç pilotun düşman eline geçerek bir "siyasi koz" haline gelmesini engellemek.
İran'daki olayda da arama kurtarma ekiplerinin zamana karşı yarışı bu stratejik öncelik üzerinden şekilleniyor.
KAYNAK: KANAL 6 DIŞ HABERLER / ESRA ŞAHİN