ABD merkezli Politico dergisinin ulaştığı bilgilere göre, Avrupa Birliği (AB), Ukrayna’nın Rusya ile süregelen savaşının dördüncü yılında, Kiev’i Moskova’dan tamamen koparacak radikal ve gizli bir üyelik planı hazırlıyor. 10 yetkili ve diplomatın doğruladığı 5 aşamalı bu taslak, AB’nin klasik genişleme stratejisini kökten değiştirmeyi hedefliyor.

UKRAYNA İÇİN TARİHİ DÖNÜŞÜM: 2027 HEDEFİ
Rusya’nın saldırılarının üzerinden dört yıl geçmesiyle birlikte, üyelik sürecinin belirsizliği her iki tarafı da yeni arayışlara itti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın engelleme girişimlerine karşı 2027 tarihinin netleştirilmesini isteyerek, “Rusya, Avrupa Birliği’ne doğru ilerleyişimizi durdurmaya çalışacaktır. Bu yüzden ‘tarihi belirleyin’ diyoruz. Neden net bir tarih? Çünkü bu tarih Ukrayna, Avrupa, ABD ve Rusya tarafından imzalanacak.” dedi. Zelenski, AB üyeliğini sadece bir siyasi adım değil, bir "güvenlik garantisi" olarak gördüğünü vurguladı.

TERS GENİŞLEME MODELİ VE YUMUŞATILMIŞ ÜYELİK
Haberde "ters genişleme" olarak adlandırılan yeni model, ülkelerin tüm reformları bitirdikten sonra değil, sürecin başında kısmen AB mekanizmalarına dahil edilmesini öngörüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un "Çok Vitesli Avrupa" fikrine dayanan bu yaklaşımda; aday ülkeler önce katılım sağlayacak, hak ve yükümlülükler zamanla devreye girecek. Ancak Brüksel, bu modelin reformlardan taviz vermek anlamına gelmediğinin altını çiziyor.

Hazırlanan stratejik plan beş aşamalardan oluşuyor.
1. ADIM: KİEV'İ KRİTİK SÜREÇLERE HAZIRLAMAK
Planın ilk aşamasında Brüksel, Ukrayna’ya üyelik yolundaki hukuki süreçler için gayriresmî bir rehberlik sunuyor. Altı müzakere kümesinden üçüne dair detaylar Kiev’e iletildi bile. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Avrupa Bakan Yardımcısı Marilena Raouna, “Süregelen Rus saldırganlığına ve en zor koşullara rağmen Ukrayna, reform çalışmalarını hızlandırıyor” diyerek sürecin ciddiyetini vurguladı. Ancak AB yetkilileri kestirme yol olmadığını hatırlatıyor:
“AB üyeliği ancak genişleme sürecinde gerekli dönüşüm sağlandığında fayda üretecektir. AB üyeliğinin gerçek süper gücü budur.”
2. ADIM: YENİ NESİL ÜYELİK MODELİ
İkinci adımda, klasik genişleme modellerinin dışına çıkılarak "ters genişleme" yaklaşımı masaya konuluyor. Bir AB yetkilisi bu durumu şöyle açıklıyor:
“Bu, sürecin yeniden kalibre edilmesi anlamına geliyor. Önce katılım sağlanır, ardından haklar ve yükümlülükler kademeli olarak devreye girer. Mevcut koşullar, Komisyon’un üyelik kriterlerini belirlediği dönemden çok farklı.”
3. ADIM: BUDAPEŞTE ENGELİNİN AŞILMASI
Üçüncü aşamada, oybirliği şartını kilitleyen Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın etkisi mercek altına alınıyor. Bir diplomat, “Orban’ın Ukrayna’ya karşı tutumu çok derin. Bu, stratejik ya da taktik bir hamleden ziyade kişisel bir mesele. Orban ile Zelenski arasında doğrudan bir gerilim var” diyerek nisan seçimlerinin önemine dikkat çekti.

Zelenski, daha önce Budapeşte için “küçük Moskova” ifadesini kullanmıştı. Ukrayna’yı “dünyanın en yolsuz ülkelerinden biri” olarak tanımlayan Orban ise Zelenski’nin Macaristan’ın egemenliğini tehdit ettiğini belirtmişti.
4. ADIM: AMERİKAN DESTEĞİ VE TRUMP FAKTÖRÜ
Dördüncü adımda, Orban üzerindeki tek etkili isim olduğuna inanılan Donald Trump’ın devreye girmesi planlanıyor. ABD'nin hazırlayacağı 20 maddelik barış planına Ukrayna’nın 2027 AB üyeliğinin dahil edilmesi hedefleniyor.

5. ADIM: MASADAKİ SON ÇARE
Trump’ın hamlelerinin de yetersiz kalması durumunda, beşinci ve son adım olarak AB Antlaşması’nın 7. maddesi gündeme gelecek. Bu senaryoda Macaristan’ın oy hakkının askıya alınması gibi en ağır yaptırımlar uygulanarak genişleme önündeki engel tamamen kaldırılacak.



