2011-2012 yıllarında Show TV’de yayınlanan “Adını Feriha Koydum” dizisinin, Gülten Dayıoğlu’nun “Yeşil Kiraz” adlı eseriyle benzerlik taşıdığı mahkeme kararıyla tespit edildi. Karar, 14 yıl süren davanın ardından netleşti.
Birsen Altuntaş'ın haberine göre mahkeme, dizinin senaryosu ile edebiyatımızın usta isimlerinden 91 yaşındaki Dayıoğlu’nun çok okunan romanı arasında belirgin bağlantı ve benzerlik bulunduğu sonucuna vardı.
Davanın sonuçlanmasının ardından dizinin yapımcısı Fatih Aksoy, senaristi Melis Civelek ve Med Yapım CEO’su Murat Saygı, Dayıoğlu’nu ziyaret ederek tebriklerini iletti. Görüşmede taraflar, yeni bir dönemin adımlarını attı.
TAZMİNAT YERİNE SPONSORLUK
Buna göre Med Yapım, Dayıoğlu tarafından kurulan Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı’nın 10 yıl süreyle ana sponsorluğunu üstlenecek. Ayrıca, Dayıoğlu’nun eserlerinin daha geniş izleyici kitlelerine ulaşması amacıyla dizi ve film projeleri geliştirilmesine yönelik prensip anlaşması sağlandı. Planlanan çalışmalar arasında yazarın hayatını ve edebi mirasını odağına alacak bir belgesel projesi de bulunuyor.
"ADINI FERİHA KOYDUM" DİZİSİNİN KONUSU NEDİR?
“Adını Feriha Koydum”, İstanbul’un lüks bir semtinde hizmetçi olarak çalışan bir ailenin kızı olan Feriha Yılmaz’ın hayatını konu alır. Maddi imkansızlıklar içinde büyüyen Feriha, üniversiteyi kazanarak daha iyi bir hayat hayali kurar ve zengin arkadaşları arasında gerçek kimliğini gizleyerek farklı bir dünyaya adım atar.
Feriha, Emir Sarrafoğlu ile tanışır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. Ancak yalanlar üzerine kurulu bu hayat, hem aşk hem aile ilişkileri açısından büyük çatışmalara yol açar. Dizi, Feriha’nın içsel mücadelesini, Emir ile yaşadığı iniş çıkışları ve sınıf farklılıklarından kaynaklanan toplumsal çatışmaları derinlemesine işler.
GÜLTEN DAYIOĞLU'NUN "YEŞİL KİRAZ"I NE ANLATIYOR?
Gülten Dayıoğlu’nun Yeşil Kiraz romanı, yoksul bir çevrede büyüyen Kiraz adlı genç bir kızın, sınıf atlama tutkusuyla kendi kimliğini ve yaşam tarzını baştan aşağı değiştirerek cemiyet hayatına sızma çabasını konu alır. Çocukluğundan itibaren zenginliğe ve gösterişli hayatlara hayranlık duyan Kiraz, eğitimi ve disiplini sayesinde istediği "yukarı" dünyaya adım atmayı başarsa da, bu süreçte ailesine ve öz benliğine yabancılaşarak hırsının getirdiği yalnızlıkla yüzleşir. Kitap, bir genç kızın büyüme sancıları üzerinden toplumsal sınıf farklılıklarını, insanın köklerinden kopuşunu ve parıltılı dünyaların ardındaki boşluğu etkileyici bir dille özetler.