Bu yazıda ulusal ölçekli vizyon belgesinin mikro ölçekte uygulanabilirliğini kolaylaştıracak stratejik bir model önerisi ortaya konulmuştur. Birinci adımda vizyon belgesinin SWOT analizi yapılmıştır. Daha sonra ailenin sosyal politikaların nesnesi konumunda pasif bir alıcı olmaktan kurtarılmasına yönelik olarak aktif bir özne olarak kabul edilip, bir baş aktör olarak konumlandırılması gerektiği ileri sürülmüştür. Ayrıca, ailenin sorumluluk alan, kendi iç dinamiklerini sağlamlaştırabilen, toplumsal dayanıklılığa katkı sağlayan bir rol üstlenmesi amacıyla analizler yapılmıştır. Bu amaçla, dünya ve Türkiye ölçeğinde uygulama örnekleri ile desteklenen öneriler sunulmuştur.
1. Giriş
Dayanıklılık (resilience), gerek bireysel gerekse aile ve toplumsal boyutta hayatın akışında karşılaşılan baş edilmesi zor stres, risk, kriz ve travmalara neden olan olaylara rağmen insanın psikolojik, sosyal ve fonksiyonel olarak uyum halini sürdürebilmesi ve karşılaşılan olaylardan ders çıkarıp öğrenerek yeniden ayağa kalkabilme ve gelişim sürecini devam ettirebilme potansiyelini tanımlayan çok boyutlu bir kavramdır. Dayanıklılık, karşılaşılan güçlükler karşısında denge ve uyumun zamanla yeniden inşa edilme sürecini açıklayan bir anlam çerçevesi sunmaktadır (Masten, 2014; Rutter, 2012; Ungar, 2011).
Yaşadığımız post modern dönemde aile kurumu hızlı bir yapısal dönüşüm ve değişim yaşamaktadır. Özellikle ekonomik kaygılar, dijitalleşen dünya ile kamu politikalarının entegrasyonunun yetersiz olması aile kurumu üzerinde ciddi bir baskı unsuru halinde gelmiştir (OECD, 2023). Dünya ölçeğindeki bu gelişmelere paralel olarak Türkiye’de yaşanan aile sorunları ve özellikle evlilik oranlarının düşmesi, evlilik yaşının giderek yükselmesi ve aile içinde yaşanan iletişim kaynaklı sorunlar, ailede yaşanan dönüşüm ve değişimin göstergesi niteliğindedir (TÜİK, 2023). Bu nedenle makro (ulusal) düzeyde koruyucu ve telafi edici aile politikaları geliştirmenin yanında hane bazında uygulanabilir gerçekçi ve mikro düzeyde aile stratejileri geliştirmeye ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır. Bu makale bu ihtiyacı karşılamak amacıyla yazılmıştır.
2. Kuramsal ve politik arka plan
Son zamanlarda aile üzerine yapılan çalışmalar incelendiğinde, “family resilience” (aile dayanıklılığı) kavramının literatürün odak noktasını oluşturduğu görülmektedir (Walsh, 2023). Yalnızca zor zamanlarda gösterilecek bir dayanıklılık kavramı yeni yaklaşımlarda anlamını yitirmiştir. Bunun yerine henüz risk faktörünün bulunmadığı iyi zamanlarda aileyi büyük dalgalanmalara, çalkantılara ve krizlere karşı güçlü bir duruş ve uyum gösterip ayakta kalabilen bir sistem olarak kabul etmek dayanıklılığın yeni bir gerekliliği olarak ön plana çıkmaktadır.
Güncel raporlar aile politikalarının başarısının, mikro ölçekte ve hane boyutunda tutum ve sorumluluk değişimi gösterebilmeye bağlı olduğunu göstermektedir (OECD, 2023 ve Avrupa Komisyonu, 2022). Bu tespitlere göre mikro ölçekte dokunuşlar olmadığı taktirde ulusal ölçekteki stratejilerin karşılık bulmayacağını söylemek kehanet olmayacaktır. Bu dokunuşlar da ulusal politikaların dışında ailelerin kendi iç dinamikleri ile hareket edip kendi esnekliğini kazanarak sağlam bir şekilde ayakta durmasını gerektirmektedir.
3. 2024-2028 aile vizyon belgesi SWOT analizi
Güçlü Yönleri
- Türk aile yapısının kültürel köklerinin hâlâ güçlü olması
- Ana-baba olma bilinci ve çocukları bilinçli yetiştirme duyarlılığının artması
Zayıf Yönleri
- Aile içinde gelişen rol belirsizliği ve otorite boşlukları
- Dijitalleşmenin aile içi iletişimi bozması
Global tehditler
- Maddi ve sanal bağımlılıkların artması
- Çekirdek ailelerini çocuk eğitimi konusunda yalnızlaşması
Bu durum hane ölçeğinde ailelere stratejik destek sağlamanın önemini göz önüne sermektedir. Nitekim küresel ve ulusal politik ve stratejik model ve önerilerin kuru bir nasihatten ibaret kalmaması ailelerin kendi iç dinamikleri ile inisiyatif alarak öğrenerek gelişmesine bağlıdır. Bu aşamada öğrenen aile modeli yaklaşımında olduğu gibi zorluklardan ders çıkararak yeni durumlara karşı hazırlıklı olmak ve gelişerek büyümek ilkesi benimsenmelidir (Çomak, 2021).
4. Aile ölçeğinde stratejik ve gerçek bir uygulama modeli
a. Stratejik Hedef
Aileyi, dijital çağın estirdiği kasırga boyutundaki tehditlere karşı koyabilen ve kendi iç düzenini oluşturma yetkinliğe sahip, güçlü ve değer aktarımı yapabilen ve bu sayede koruyucu hekimlik ve önleyici kapasitesini geliştirebilen sağlam bir yapı haline getirmektir.
b. Alt hedefler:
i. Aile içindeki görev ve sorumlulukların netleştirilmesi:
Gerçek problem Örneği:
Türkiye genelinde aile danışmanlarına yapılan başvurular büyük ölçüde aile içindeki rol çatışmaları ve sınırların belirsizliğinden ortaya çıkmaktadır (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2024). Bu bakımdan etkili iletişim ilkelerinin ailelere benimsetilmesiyle saygı ve nezaket esaslı bir yaklaşıma ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır.
Örnek Bir Uygulama:
- Finlandiya Modeli: Finlandiya’da ebeveynler tarafından çocukların aile içindeki sorumluluklarının yazlı belge haline getirilmektedir (European Commission, 2022). Bu uygulama aile içi kuralları bir aile anayasası haline getiren güzel bir örnektir.
· Türkiye İçin Uygulama Önerisi:
- Aile danışmanlığı merkezleri yaygınlaştırılarak bu merkezlerde aileler için sorumluluk haritaları oluşturulabilir.
- Evlilik öncesi eğitimler yaygınlaştırılarak bu eğitimlerde aile içi roller ve sınırların belirlenmesi şart koşularak haritalara işlenebilir.
ii. Annelik ve babalık yeterliliklerinin güçlendirilmesi
Gerçek problem örneği:
Dijital çağın getirdiği tehlikeler geleneksel anne-baba rollerini yetersiz ve etkisiz bırakmaktadır (Livingstone et al., 2023). Ebeveynler bu tehlikelere karşı koymakta zorlanmakta ve çaresizlik yaşamaktadır.
Örnek bir uygulama:
- Triple P – Positive Parenting Program (İngiltere, Avustralya):
Bilimsel araştırmalarla elde edilen bulgulara ve kanıtlara dayalı anne-baba eğitim modeli (Sanders vd., 2022). Bu model ile rastlantısal olarak yapılan ölçme ve değerlendirme çalışmaları ile elde edilen bilimsel kanıtlara göre bir eğitim modeli geliştirilmektedir. Bu modelin en somut biçimde uygulanan şekli “Triple P” uygulamasıdır (Sanders, 2023).
· Türkiye için uygulama önerisi:
- Yaş gruplarına göre ayarlanmış anne-baba müfredatları geliştirilmelidir
- Danışman, okul ve aile iş birliği uygulamalarına ağırlık verilmelidir
- Yüz yüze ve online ebeveynlik programları geliştirilmelidir
- Uygulama örneklerinde olduğu gibi nicel ve nitel yöntemlerin uygulandığı saha çalışmalara ağırlık verilmelidir
iii. Dijital risklerden koruyacak stratejiler geliştirilmelidir
Gerçek problem örneği:
Çocukların uzun süre ekran bağımlılığı ve zararlı içeriklere maruz kalması aile içinde yaşanan iletişim çatışmalarını artırmaktadır (UNICEF, 2023). Bu durum onarılması güç ve kalıcı davranış ve iletişim bozukluklarına neden olmaktadır.
Örnek bir uygulama:
- Dijital aile rehberi (Güney Kore):
Aile içinde dijital alışkanlıkları belirleyen kuralların ortak kararlarla belirlenmesi (Korean Ministry of Gender Equality, 2022). Bu metotla ailece ortak bir şekilde alınan kararlar bütün ailenin kararı olacaktır. Demokratik ve katılımcı esasa dayanan bu uygulama aidiyet duygusunu artıracaktır.
· Türkiye için uygulama önerisi:
- Aile içi dijital medya kullanımı sözleşmeleri hazırlanabilir
- Dijital medya okuryazarlık eğitimlerine ağırlık verilebilir
- Ekran süresi kontrolüne yönelik rehberlik çalışmaları artırılabilir
c. Sorumluluk üstlenen bir aktör olarak aile
Bu model:
- Aileyi destek alan değil kendi iç düzenini oluşturan bir yapıya ulaştıracaktır. Bu sayede çevresinde desteğe ihtiyaç duyan ailelere sosyal anlamda destek olan ve toplumun dayanıklılığını artıran aile modeli yaygınlaşacaktır.
- Aileyi, kamusal politikaların edilgen nesnesi değil politika ortağı ve inisiyatif kullanan küçük ölçekli bir yönetim ünitesi olarak ele alır.
Bu bakış açısı, sürdürülebilir anlayışa sahip aile politikalarının temel şartı olarak kabul edilmektedir (OECD, 2023). Çünkü kendi ailesinin sorumluluğunu almayan bir aile modelinde edilgen ve kırılgan bir yapı hâkim olur. Aileler ancak kendi iç dinamikleri içerisinde aktif bir rol alarak gelişebilir. Aile içi eğlenceli eğitim programları ve paylaşım saatleri ile iletişim kalitesi artırılabilir. Böylece pasif değil aktif rol alan ve çözüm üreten bir aile modeli ile toplumsal dayanıklılık artırılabilir.
Sonuç ve değerlendirme
Aile boyutunda ve hane ölçeğinde değerlendirilen bu stratejik eylem planı, Türkiye’nin 2024-2028 aile vizyon belgesini daha uygulanabilir hale getirebilir. Gerçek hayatta pratik örneklerle desteklenen bu model hem aileyi güçlendirmekte hem de devletin üzerindeki yükü hafifleterek ailelerin dayanıklılığını artırmaktadır. Böylece sürekli olarak dışarıdan destek bekleyen edilgen ve pasif aileler yerine kendi sorunlarını çözen ve kendi anlam arayışı yolculuğunda sorumluluk alan aileler mazeret üretmekten ziyade çözüm odaklı bir yapıya kavuşur. Çözüm üreten ve kendi iç dinamiklerini dengede tutma çabasında olan aileler ulusal ölçekteki aile politikalarına destek sağlar. Bu tip aileler toplumsal dayanıklılığı artırarak topluma sağlıklı bireyler yetiştirmek için aktif bir rol üstlenebilir. Türkiye ulusal aile vizyon planı aileler için genel bir çerçeve oluşturmaktadır. Mikro ölçekte aileler aktif bir sorumluluk üstlenmediği taktirde ulusal aile strateji belgesinin başarılı olma şansını zayıflatacaktır.
Bu model ile yardım isteyen değil yardım eden,
Destek isteyen değil destek olan aileler yaygınlaşacaktır.
Dayanıklı aile dayanıklı toplum demektir.
Kaynaklar:
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. (2024). Ailenin korunması ve güçlendirilmesi vizyon belgesi ve eylem planı (2024–2028). Ankara.
Çomak, (2021), Öğrenen Aile, Gülhane yayınları, İstanbul.
European Commission. (2022). Parenting support and family resilience in Europe. Brussels.
Livingstone, S., Stoilova, M., & Kelly, A. (2023). The digital lives of children and families. London School of Economics.
Masten, A. S. (2014). Ordinary magic: Resilience in development. Guilford Press.
OECD. (2023). OECD family database and family policy review. Paris: OECD Publishing.
Rutter, M. (2012). Resilience as a dynamic concept. Development and Psychopathology, 24 (2).
Sanders, M. R., Kirby, J. N., Tellegen, C. L., & Day, J. J. (2022). The Triple P-Positive Parenting Program. Clinical Child and Family Psychology Review, 25.
Sanders, M. R. (2023). The Triple P System of Evidence-Based Parenting Support: Past, Present, and Future Directions. Clinical Child and Family Psychology Review.
TÜİK. (2023). Aile yapısı araştırması. Ankara.
UNICEF. (2023). Child protection and digital risks. New York: UNICEF.
Ungar, M. (2011). The social ecology of resilience: Addressing contextual and cultural ambiguity of a nascent construct. American Journal of Orthopsychiatry, 81(1).
Walsh, F. (2023). Strengthening family resilience (4th ed.). Guilford Press.