GÜNDEM

Ak Partili Yazıcı: Çözüm diplomasi ve uluslararası hukuk

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin yaptığı paylaşımda, bölgesel gerilimlerin askeri yöntemlerle değil diplomasi, müzakere ve uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Yazıcı, kalıcı barışın meşruiyetten uzak askeri güç kullanımından kaçınmakla mümkün olacağını ifade etti. "Hukuk yoksa adalet yoktur, adalet yoksa barış yoktur. Hukukun zayıfladığı yerde savaşlar çoğalır, adaletin sustuğu yerde ise insanlık bedel öder. Bu yüzden bozulan dünya düzeni gücün çizgisi üzerine değil, hukukun gücü üzerinde diriltilmelidir"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin, "Yaşanan olaylar karşısında ülkemizin deklare ettiği yaklaşım perspektifindeki gibi bölgesel gerilimlerin çözümü askeri yöntemlerle değil, diplomasi, müzakere ve uluslararası hukuk mekanizmalarıyla mümkün ve gereklidir. Kalıcı barışın yolu, meşruiyetten yoksun askeri güç kullanımından uzak durmaktan geçer." ifadelerini kullandı.

HUKUK DERHAL İHYA VE İCRA EDİLMEZSE İNSANLIK BÜYÜK BEDELLERLE KARŞI KARŞIYA KALACAKTIR

Yazıcı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "21. yüzyılın ilk çeyreğinde uluslararası boyutta olup biten ve devam eden kimi eylemler, insanlığın kazanımı ortak değerler ve ilkelerin, uluslararası hukukun ne denli işlevsiz hale getirildiğinin göstergesi vakalara tanık olan dünyamız, silkelenmek, kendine gelmek, basiretini açmak zorundadır. Bu vakaların en son örneği ABD/İsrail-İran savaşıyla devre dışı bırakılmış kural ve hukuk, derhal ihya ve icra edilemezse insanlık büyük bedellerle karşı karşıyadır." görüşlerini aktardı.

Uluslararası düzenin temelinin, egemenlik, sınırların dokunulmazlığı, güç kullanma yasağı ile bunların korunmasını sağlayan uluslararası hukuk ve hukuku egemen kılmak üzere oluşturulmuş mekanizmalar olduğunu kaydeden Yazıcı, Birleşmiş Milletler Şartı'nın devletler arası ilişkilerin bu ilkelere dayalı yürütülmesini öngördüğünü ifade etti.

DÜNYADA GÜVENLİĞİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK RİSKLERDEN BİRİ HKUKUN YERİNE 'GÜÇ' SİYASETİNİN GEÇMESİDİR

Devletlerin güvenliği kadar uluslararası hukukun gözetilir olmasının, insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Yazıcı, şunları kaydetti: "Bir devletin başka bir devlete karşı askeri güç kullanması ancak çok sınırlı durumlarda meşru sayılabilir ve bu meşruiyetin iki temel şartı bulunmaktadır. Bu şartlar; meşru müdafaa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı. Bunlardan en az birine dayanmayan güç kullanımı, uluslararası hukuk açısından sorunlu, savaş hukukuna aykırı ve meşruiyetten yoksun haksız eylem olarak kabul edilir. Devlet egemenliği yalnızca siyasi bir kavram değildir. Egemenlik; toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlık, iç işlerine müdahale edilmemesi ilkelerini içerir. Bu ilkeler, modern uluslararası düzenin temel kurallarıdır.

Bugün dünyada güvenliği tehdit eden en büyük risklerden biri, hukukun yerine 'güç' siyasetinin geçmesidir. Her yerde olması gerektiği gibi uluslararası sistemde ve sorunlu alanlarda gücün hukuku değil, hukukun gücü belirleyici esas olmalıdır. Savaş ve askeri operasyonların en ağır yükünü çoğu zaman siviller taşır. Uluslararası insancıl hukuk, sivillerin korunmasını, orantılılık ilkesini, gereksiz yıkımın önlenmesini devletler için bağlayıcı normlar olarak kabul eder."

Uluslararası hukukun yalnızca devletlerin değil, insanlığın ortak kazanımı olduğunun altını çizen Yazıcı, yaşam hakkı, güvenlik ve barışın, siyasi tercihlerin değil, evrensel değerlerin konusu olduğunu belirtti.

HUKUKUN OLMADIĞI YERDE BARIŞ DEĞİL YALNIZCA GÜÇ VE KAOS EGEMEN OLUR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı, "Yaşanan olaylar karşısında ülkemizin deklare ettiği yaklaşım perspektifindeki gibi bölgesel gerilimlerin çözümü askeri yöntemlerle değil, diplomasi, müzakere ve uluslararası hukuk mekanizmalarıyla mümkün ve gereklidir. Kalıcı barışın yolu, meşruiyetten yoksun askeri güç kullanımından uzak durmaktan geçer." görüşünü paylaştı.

"Dünyanın hangi bölgesinde olursa olsun egemenliğin ihlali, hukuk dışı güç kullanımı ve sivillerin zarar görmesi, insanlığın ortak vicdanını yaralar." ifadesini kullanan Yazıcı, uluslararası toplumun görevinin hukukun üstünlüğünü savunmak olduğunu dile getirdi.

UNUTULMAMALIDIRKİ ÜSTÜNLÜK MUHTEVİ BİR KAVRAMDIR

"Unutulmamalıdır ki 'üstünlük', 'önceliği' muhtevi bir kavramdır. Barış, yalnızca savaşın yokluğu değildir. Barış, hukukun üstünlüğünün, egemenliğe saygının ve insan onurunun korunduğu uluslararası düzenin adıdır. Yaşam hakkı, güvenlik ve insan onuru, yalnızca ulusal değil, evrensel değerlerdir. Bu değerler, savaşın ve çatışmanın değil, hukukun ve barışın korunmasını gerekli ve zorunlu kılar. Hukukun olmadığı yerde barış değil, yalnızca güç ve kaos egemen olur. Bilinmektedir ki modern dünya düzeni, egemenliğe saygı ve güç kullanma yasağı üzerine kuruludur. Dünya düzeni, hukukun gücüyle ayakta kalır. Güç geçicidir, hukuk kalıcıdır; barış ancak hukukla mümkündür.

Egemenliğe saygı yoksa, uluslararası düzen de yoktur. Hukuk yoksa adalet yoktur, adalet yoksa barış yoktur. Tarihsel süreçler defalarca göstermiştir: Hukukun zayıfladığı yerde savaşlar çoğalır, adaletin sustuğu yerde ise insanlık bedel öder. Bu yüzden bozulan dünya düzeni gücün çizgisi üzerine değil, hukukun gücü üzerinde diriltilmelidir. Tarih değişse de bir gerçek değişmez: Hukuk zayıfladığında güç konuşur, güç konuştuğunda ise barış susar. Bu ilkeler zayıfladığında yalnız hukuk değil, barış ve insanlık da onarılması çok zor yaralar alır."