Araştırmaya göre, tüketicilerin büyük bölümü alışveriş sürecinde yapay zekâdan aktif olarak yararlanıyor. Ürün keşfinden satın alma kararına kadar uzanan bu dönüşüm, markalar için yeni bir rekabet alanı yaratıyor.
BÜYÜMENİN ANAHTARI YAPAY ZEKADAN GEÇİYOR
NIQ İletişimden Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi ve Global Pazarlama Lideri Marta Cyhan-Bowles, sektördeki dönüşümü şu sözlerle değerlendirdi:
“Hızlı tüketim ürünleri sektöründe daha fazla veri, daha yüksek doğruluk, daha hızlı etkinin gündemde olduğu bir dönemdeyiz. Büyük markaların bugüne kadar büyüme için kullandıkları ve kaldıraç etkisi yaratan birleşme ve satın almaların artık eskisi kadar etkili olmadığını görmekteyiz. Bu stratejiler, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme için tek başına yeterli değil.
Stratejik değer yaratımı artık geçmiş ölçek avantajlarından ziyade, yapay zekâ ile güçlenen tüketici odaklı inovasyon kabiliyeti ve markaların akıllı platformlarda görünürlüklerini yönetme becerisine dayanıyor.
Yapay zekâ destekli hız ile derin tüketici anlayışını, akıllı sistem yetkinliğini ve sürekli ölçümlemeyi bir araya getiren kuruluşlar başarıya ulaşmakta avantaj sağlayacaktır.”
YAPAY ZEKA ALIŞVERİŞ DAVRANIŞINI DEĞİŞTİRİYOR
NielsenIQ verilerine göre tüketici alışkanlıkları hızla dönüşüyor:
- Tüketicilerin %74’ü alışveriş yolculuğunda yapay zekâdan yararlanıyor
- %54’ü araştırma süreçlerinde yapay zekâ kullanıyor
- %20’si doğrudan satın alma için yapay zekâdan faydalanıyor
Bu tablo, ürünlerin yalnızca raflarda değil, algoritmaların öneri listelerinde görünür olmasının da kritik hale geldiğini gösteriyor.
YENİ DÖNEM: "AGENTIC COMMERCE"
Araştırma, “agentic commerce” olarak adlandırılan yeni bir alışveriş modeline de dikkat çekiyor. Bu modelde yapay zekâ; ürünleri filtreleyen, öneriler sunan ve satın alma kararını doğrudan etkileyen aktif bir rol üstleniyor.
Kearney Ortağı Katherine Black, bu yeni düzende görünürlüğün nasıl şekillendiğini şöyle ifade ediyor:
“Yapılandırılmış veriler, net ihtiyaç tanımları ve güvenilir sinyallerden faydalanarak ürünlerini yapay zekâya ‘okunabilir’ hale getiren markalar, bu yeni ekosistemde daha görünür hale geliyor.”
REKABETİN KURALLARI DEĞİŞİYOR
Yapay zekâ; ürün geliştirmeden içerik üretimine, fiyatlandırmadan pazarlamaya kadar birçok alanda maliyetleri düşürürken, hız ve esneklik kazandırıyor. Özellikle kişisel bakım, sağlık ve wellness gibi kategorilerde yeni markaların öne çıkması, bu dönüşümün en somut göstergeleri arasında yer alıyor.
NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan’a göre, yapay zekâ çağında sürdürülebilir büyüme için markaların:
- Tüketici ihtiyaçlarına dayalı inovasyon geliştirmesi
- Ürün içeriklerini yapay zekâya uygun hale getirmesi
- Süreçlere yapay zekâyı entegre etmesi
- Erken sinyalleri hızlı analiz etmesi
gerekiyor.
YENİ REKABET: GÖRÜNÜRLÜK SAVAŞI
Artık rekabet yalnızca ürün kalitesiyle değil, yapay zekâ sistemlerinde ne kadar görünür olduğunuzla belirleniyor.
Uzmanlara göre, bu dönüşüme uyum sağlayamayan markalar için risk büyük; uyum sağlayanlar için ise küresel ölçekte yeni bir büyüme fırsatı doğuyor.