Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması Üçüncü Toplantısı kapsamında Ankara'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi.

Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Wadephul, Türkiye'nin kriz bölgelerindeki jeopolitik ağırlığına dikkat çekerek, Berlin yönetiminin Ankara ile yakın istişareye ve AB-Türkiye stratejik bağlarının güçlendirilmesine büyük önem verdiğini vurguladı.

Türkiye'nin Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İran müzakerelerindeki diplomatik, ekonomik ve siyasi etkisinin altını çizen konuk bakan, Ankara'nın AB'ye tam üyelik hedefine bağlılığını içeren açıklamaları "olumlu bir sinyal" olarak nitelendirdi.

ANKARA'YA AB VE GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN MODERNİZASYONU MESAJI

Türkiye'nin stratejik bir NATO müttefiki ve Avrupa Birliği için kritik bir ticari ortak olduğunu belirten Wadephul, Avrupa'nın savunma ve sanayi politikaları geliştirilirken Türkiye'nin bu süreçlere dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun önemine değinen Almanya Dışişleri Bakanı, üyelik süreci için Kopenhag kriterleri, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının bağlayıcı ön şartlar olmayı sürdürdüğünü hatırlatarak, "Türkiye AB'ye katılmak istiyorsa, Almanya'da daima dostane ve güvenilir bir ortak bulacaktır" dedi.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ ABLUKA VE İRAN’A ÇAĞRI

Bölgesel krizlere ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime değinen Wadephul, yaşanan ablukanın küresel çapta ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Avrupa'nın boğazın güvenliğine katkı sunmaya hazır olduğunu ve bölge ülkeleriyle yakın temas yürüttüklerini kaydeden Wadephul, İran krizindeki arabuluculuk çabalarından ötürü Türkiye'ye teşekkür etti. Wadephul, İran'ın nükleer silahlardan uzak durması, füze programını ve bölgedeki kışkırtıcı politikalarını sonlandırarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden uluslararası gemi geçişlerine açması gerektiğini vurguladı.

GAZZE'DE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VE FİLO UYARISI

Gazze konusundaki gelişmeleri de değerlendiren Wadephul, Almanya ve Türkiye'nin çözüm yöntemlerinde farklılıklar olsa da aynı amaca sahip olduğunu ve iki devletli çözümü desteklediklerini beyan etti.

Gazze'deki insani durumun endişe verici boyutta olduğunu ve karayolu başta olmak üzere ilaç ve yaşam malzemesi lojistiğinin kesintisiz sürmesi gerektiğini ifade eden Bakan, diğer yandan Küresel Sumud Filosu gibi sivil girişimleri eleştirdi. Bu tür eylemlerin katılımcılar için büyük risk taşıdığını ve yardımların bölgeye ulaşmasında etkin olmadığını savunan Wadephul, bu tarz tehlikeli girişimlerden kaçınılması tavsiyesinde bulundu.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE ANKARA’DAKİ NATO ZİRVESİ

Avrupa güvenliğine yönelik en büyük tehdidin Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş olduğunu söyleyen Wadephul, Türkiye'nin İstanbul görüşmeleri ve Tahıl Koridoru Anlaşması’ndaki arabuluculuk rolüne yönelik minnettarlığını dile getirdi. Savaşın sona ermesi için Moskova'nın Kiev ile doğrudan müzakere masasına oturması gerektiğini belirten Wadephul, temmuz ayında Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne de değinerek, üstlendiği kritik sorumluluklar sebebiyle Türkiye'nin ittifakın güçlendirilmesinde kilit bir konumda yer aldığını sözlerine ekledi.

Kaynak: Kanal 6 Haber