Araştırma kapsamında Almanya genelinde en az 37 farklı vaka derinlemesine incelendi. Elde edilen bulgulara göre, neofaşist ve şiddet yanlısı gruplar, özellikle Telegram gibi mesajlaşma uygulamalarını birer propaganda üssü olarak kullanıyor. "Terrorgram" olarak adlandırılan çevrim içi sohbet gruplarında, geçmişteki aşırı sağcı saldırganlar yüceltilirken, açık şiddet ve kaos çağrıları yapılıyor. Bu platformlar, gençlerin toplumsal düzeni sarsmaya yönelik radikal fikirlere maruz kaldığı ana merkezler haline gelmiş durumda.
RADİKALLEŞEN GENÇLERİN PROFİLİ: ERKEK VE PSİKOLOJİK SORUNLU
İnceleme grubunun profilini çıkaran uzmanlar, çarpıcı ortak özellikler tespit etti. Radikalleşen kitlenin neredeyse tamamının genç erkeklerden oluştuğu belirlenirken, bu kişilerin profillerindeki şu detaylar dikkat çekti:
-
Psikolojik Durum: İncelenen gençlerin neredeyse tamamında teşhis edilmiş psikolojik rahatsızlıklar veya ciddi ruhsal sorunlar bulunuyor.
-
Sosyal İzolasyon: Birçok gencin ailesi tarafından ihmal edildiği ve toplumsal hayata entegre olamadığı saptandı.
-
Şiddet Eğilimi: Grubun çok kısa sürede aşırı şiddet ve terör eylemi gerçekleştirebilecek düzeye ulaştığı gözlemlendi.
AİLELERE VE SOSYAL ÇEVREYE KRİTİK UYARI
Raporun sonuç bölümünde, aile ve sosyal çevrenin radikalleşmeyi önlemedeki hayati rolüne vurgu yapıldı. Uzmanlar, incelenen 37 vakanın buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğunu, gerçek boyutun çok daha korkutucu olabileceği uyarısında bulundu. Gençlerin dijital mecralardaki faaliyetlerinin denetlenmesi ve sosyal entegrasyon süreçlerinin güçlendirilmesi, aşırı sağcı terörle mücadelede en önemli savunma hattı olarak gösteriliyor.




