Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimlerin tırmandığı Ocak ayı, altın fiyatları için sadece bir yükseliş değil, aynı zamanda köklü bir stratejik yön değişimi anlamına geliyor. Bank of Montreal (BMO) Equity Research Genel Müdürü ve saygın emtia analisti Helen Amos tarafından yapılan son değerlendirmeler, altının geleneksel yörüngesinden çıkarak tam anlamıyla bir "boğa piyasası" senaryosuna evrildiğini gösteriyor. Yatırımcılar arasında büyük yankı uyandıran bu yeni projeksiyon, altının önümüzdeki birkaç yıl içinde tarihi zirvelerini çok daha ileriye taşıyacağına işaret ediyor.

Altın-27

JEOPOLİTİK RİSKLER VE DOLARSIZLAŞMA ETKİSİ

Altının bu dikkat çekici yükseliş trendinin arkasında yatan temel itici güçler arasında küreselleşmeden uzaklaşma eğilimi ve dünya genelinde hız kazanan dolarsızlaşma temaları yer alıyor. Helen Amos, özellikle gelişmekte olan piyasalardaki ivmenin değerli metalleri eşi benzeri görülmemiş bir noktaya taşıyabileceğini belirtiyor. Ocak ayı boyunca Venezuela ve Grönland ekseninde yaşanan gelişmelerin yanı sıra, Federal Reserve’in bağımsızlığına dair artan endişeler, piyasalardaki risk algısını yukarı yönlü tetikleyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor. Amos’a göre altın, yaşadığı her fiyat geri çekilmesinde sağlam bir taban oluşturmayı başararak gücünü koruyor.

Altın-28

FİYAT TAHMİNLERİNDE REKOR SEVİYELER

BMO’nun güncel analizleri, altın fiyatları için dudak uçuklatan rakamları gündeme taşıyor. Helen Amos, mevcut piyasa dinamiklerinin korunması durumunda altının bu yılın sonunda 6 bin 500 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Ancak asıl çarpıcı tahmin, uzun vadeli projeksiyonlarda saklı; Amos’a göre 2027 yılı sonu itibarıyla altın fiyatlarının 8 bin 600 dolar seviyesine kadar tırmanması işten bile değil. Merkez bankalarının altına olan iştahlı alımları ve borsa yatırım fonlarındaki (ETF) para girişlerinin mevcut hızını sürdürmesi, bu yüksek fiyat hedeflerine ulaşılmasını oldukça kolaylaştıran bir zemin hazırlıyor.

Gümüş Bakır

GÜMÜŞTE TEMKİN VE BAKIRDA FIRSAT DÖNEMİ

Altın piyasasındaki bu iyimser havaya rağmen, gümüş kanadında durum daha karmaşık bir hal alıyor. Amos, spekülatif aşırılıkların ardından gümüş piyasasında bir gevşeme yaşandığına dikkat çekerek yatırımcıları uyarıyor. Küresel güneş enerjisi kurulumlarında zirve noktasının geride bırakılması ve fiziksel piyasa dengesinin rahatlaması, gümüşe yönelik iştahı frenleyen unsurlar olarak görülüyor. Bu noktada Amos, yatırımcıların stratejik olarak gümüş konusunda temkinli kalmalarını, ancak altın ve bakır pozisyonlarını korumaya devam etmelerinin rasyonel bir tercih olacağını vurguluyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber