DÜNYA

Ankara-Kiev hattında 34 yıllık imza: Diplomasi köprüsünden dünya barışına!

Türkiye, Ukrayna ile 34 yıllık köklü bağlarını savaş döneminde kritik bir arabuluculuğa dönüştürerek barışın dünyadaki tek adresi oldu. İstanbul merkezli yürütülen yoğun diplomasi sayesinde, 2025 yılında binlerce esirin takas edilmesi ve insani koridorların açılmasıyla tarihi başarılara imza atıldı.

Türkiye ile Ukrayna arasındaki diplomatik ilişkiler, 3 Şubat 1992’de atılan imzalarla resmiyet kazandı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Ukrayna’yı tanıyan ilk ülkelerden biri olan Türkiye, geçen 34 yılda ilişkileri "stratejik ortaklık" seviyesine taşıdı. Kimlikle seyahat rejiminden gıda krizine kadar pek çok kritik dosyada omuz omuza veren iki ülke, son yıllarda dünya barışı için en önemli merkezlerden biri haline geldi.

ARABULUCULUKTA TÜRKİYE MARKASI: TAHIL KORİDORUNDAN ESİR TAKASINA

2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Türkiye, her iki tarafla da konuşabilen nadir ülkelerden biri olarak öne çıktı. İlk etapta "Karadeniz Tahıl Girişimi" ile dünyayı büyük bir gıda krizinden kurtaran Ankara, insani diplomaside de tarih yazdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen görüşmelerle, yüzlerce savaş esiri takas edilerek ailelerine kavuşturuldu.

2025 YILI BARIŞ İÇİN DÖNÜM NOKTASI OLDU

Savaşın sona ermesi için 2025 yılında diplomasi trafiğini daha da hızlandıran Ankara, tarafları uzun bir aradan sonra yeniden İstanbul’da aynı masaya oturtmayı başardı. 16 Mayıs 2025'te Dolmabahçe’de yapılan tarihi müzakerelerde, "1000 kişiye 1000 kişilik" dev esir takası konusunda mutabık kalındı. Bu anlaşma, kalıcı bir ateşkes umutlarını yeniden canlandırdı.

İSTANBUL MÜZAKERELERİN MERKEZİ HALİNE GELDİ

Haziran ve Temmuz 2025'te İstanbul’da gerçekleştirilen takip toplantılarıyla insani krizin boyutları hafifletilmeye çalışıldı. Müzakereler sonucunda; hayatını kaybeden askerlerin naaşlarının teslimi, ağır yaralıların iadesi ve 25 yaş altı esirlerin serbest bırakılması gibi kritik konularda anlaşmaya varıldı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin sıklaşan Türkiye ziyaretleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Lviv ziyareti, Ankara’nın bu süreçteki sarsılmaz "güvenilir liman" konumunu pekiştirdi.