Arnavutluk, Başbakan Edi Rama hükümetini hedef alan devasa yolsuzluk iddialarının gölgesinde tarihinin en hararetli günlerinden birini yaşıyor. Başkent Tiran'da muhalefetin çağrısıyla sokağa inen ve hükümetin istifasını talep eden binlerce öfkeli gösterici ile güvenlik güçleri arasında gece boyu süren şiddetli çatışmalar yaşandı.
BAŞBAKANLIK BİNASINA MOLOTOFLU SALDIRI
Başbakanlık binası önünde toplanarak "Rama, evine dön" sloganları atan kalabalığın barışçıl başlayan eylemi, ilerleyen saatlerde yerini kaosa bıraktı. Tansiyonun aniden yükselmesiyle birlikte öfkeli kalabalık, Başbakanlık binasını molotofkokteyli ve havai fişek yağmuruna tuttu.
Güvenlik güçleri, alevler içinde kalan meydandaki kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Başbakanlık binasından parlamentoya doğru yürüyüşe geçen göstericilerin çevik kuvvet polisleriyle karşı karşıya gelmesiyle sokaklar adeta savaş alanına döndü. Yerel basına yansıyan bilgilere göre, parlamento çevresindeki ara sokaklara da sıçrayan ve yaklaşık 2 saat aralıksız süren çatışmaların ardından polis 30, muhalefetteki Demokrat Parti ise 40'a yakın destekçisinin gözaltına alındığını duyurdu.
"GÜNEŞİN ARKASINA GİTSELER BİLE BULACAĞIZ"
Eylemlerin fitilini ateşleyen isimlerden olan Demokrat Parti lideri Sali Berisha, meydanda yaptığı konuşmada hükümete çok sert sözlerle yüklendi. Berisha, "Edi Rama'nın günleri sayılıdır. Arnavutluk'u yoksulluğa ve yolsuzluğa sürükleyen Edi Rama'dan kurtaracağız. Bilsinler ki güneşin arkasına bile gitseler onları bulacağız ve kanunun tüm gücüyle cezalandıracağız" ifadelerini kullanarak siyasi gerilimi en üst noktaya taşıdı.
ÖFKENİN MERKEZİNDEKİ İSİM: BELİNDA BALLUKU
Sokakları ateşe veren bu büyük öfkenin merkezinde ise Başbakan Rama'nın sağ kolu olarak bilinen Başbakan Yardımcısı ile Altyapı ve Enerji Bakanı Belinda Balluku yer alıyor. Balluku; büyük altyapı projelerinde özel firmalara imtiyaz sağlamak, kamu kaynaklarını kötüye kullanmak ve yolsuzluk yapmakla suçlanıyor.
Geçtiğimiz yılın son aylarında Yolsuzluk ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Özel Mahkemesi (SPAK) tarafından görevden uzaklaştırılan Balluku'nun bu kararı, bir ay sonra Anayasa Mahkemesi tarafından askıya alınmıştı. SPAK'ın Balluku'nun dokunulmazlığının kaldırılması ve tutuklanması yönündeki taleplerine Başbakan Rama'nın sessiz kalması ve parlamentodaki çoğunluğunu kullanarak süreci bloke etmesi, muhalefetin ve halkın sabrını taşıran son damla oldu.