Molla rejimi, küresel ekonominin şah damarı olan Hürmüz Boğazı’nı iki haftadır normal trafiğe kapatarak dünyayı adeta nefessiz bırakıyor. Sadece müttefik gemilerine geçiş izni veren Tahran’ın bu hamlesi, beklenen bir krizin fitilini ateşledi. Askeri uzmanlar, boğazın tekrar güvenli hale gelmesinin aylar sürebileceği konusunda uyarıyor.
STRATEJİK KOZ: HÜRMÜZ KİLİDİ
İngiliz askeri uzman Andrew Fox’a göre, İran’ın bu hamlesi "tamamen tahmin edilebilir" bir adımdı. Boğazın en başından beri Tahran’ın elindeki en güçlü koz olduğunu belirten Fox, bu tehdidin bu kadar uzun süre hafife alınmasını şaşırtıcı buluyor. İran’ın hedefi boğazı kalıcı olarak mühürlemek değil; saldırı tehditleriyle burayı "kullanılamaz" hale getirerek küresel ticareti felç etmek.
DENİZDEKİ GÖRÜNMEZ TEHLİKE
Tahran yönetimi, boğazı kontrol etmek için devasa bir donanmaya ihtiyaç duymuyor. Mayınlar, kıyı füzeleri, insansız hava araçları ve hızlı saldırı botları geçiş yolunu kapatmaya yetiyor. Uzman Fox, İran’ın taktik değiştirdiğini ve artık sivil görünümlü "gizli filolar" kullandığını vurguluyor. Şu ana kadar 16 geminin vurulmuş olması, tehdidin ne kadar ciddi olduğunu kanıtlıyor.
ABD İÇİN ZORLU DENKLEM
Bölgedeki gerilimi düşürmeye çalışan ABD için durum oldukça karmaşık. İran tarafındaki roketatarları bulup imha etmek sanıldığı kadar kolay değil. Fox, "Gördüğünüz her şeyi vurun" mantığının işe yaramayacağını, öncelikle çok kapsamlı bir keşif çalışması gerektiğini belirtiyor. Ortak bir askeri müdahale gerçekleşse bile, ticaret gemilerinin boğazdan yeniden güvenle geçebilmesi aylar alabilir.
KÜRESEL EKONOMİ NEFESİNİ TUTTU
Hürmüz Boğazı’ndaki bu abluka, sadece bölgeyi değil tüm dünya piyasalarını tehdit ediyor. Gemilerin rotalarını değiştirmesi veya limanlarda beklemesi, enerji maliyetlerini ve tedarik zincirini altüst etme riskini taşıyor. Uzmanlar, diplomasinin sustuğu bu noktada askeri seçeneklerin masaya yatırılmasının küresel bir krizi tetikleyebileceği konusunda birleşiyor.