Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) şubat ayı meclis toplantısı Oda binasında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın üniversite kontenjanlarının azaltılacağı yönündeki açıklamalarını “çok değerli” bulduklarını söyledi.

Ardıç, iş gücü piyasasında karşılığı zayıflayan programların kontenjanlarının düşürüleceğini, uygulamalı programlara ise devam edileceğini belirterek, “Kamuoyu oluşturmak için defalarca gündeme getirdiğimiz bir konuda somut adımların atılması ülkemiz adına sevindirici” dedi.


“SADECE KONTENJAN DÜŞÜRMEK YETMEZ”

Sadece kontenjan azaltmanın yeterli olmayacağını vurgulayan Ardıç, bu sürecin sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik eleman profilini yetiştirecek müfredat reformlarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

“Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, onu kullanacak ve dönüştürecek olan nitelikli insan gücüdür. Bir tarafta diplomalar hızla çoğalıyor, diğer tarafta sanayicinin karşısına ‘aranan nitelik bulunamadı’ uyarısı çıkıyor; aynı anda iki farklı gerçekliği yaşıyoruz” dedi.

ÜNİVERSİTE MEZUNLARINDA İŞSİZLİK TABLOSU

Türkiye’de 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere toplam 208 üniversitede yaklaşık 7 milyon öğrencinin bulunduğuna dikkat çeken Ardıç, mezunların istihdam durumuna ilişkin verileri paylaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025’te lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 69,4 olurken, kendi alanında çalışma oranı yüzde 56,1’de kaldı.

Eurostat verilerine göre ise Türkiye, yüzde 10,3 ile üniversite mezunu işsizliğinde en yüksek oranlara sahip ülkeler arasında yer alıyor. OECD ortalaması ise yüzde 4,9 seviyesinde bulunuyor.

“430 KİŞİYE BİR AVUKAT DÜŞÜYOR”

Ardıç, diploma sayısındaki artışın kalite ve istihdam dengesiyle paralel ilerlemediğini belirterek hukuk fakülteleri üzerinden örnek verdi.

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün Hukuk Fakülteleri Raporu’na atıfta bulunan Ardıç, 89 hukuk fakültesinin 67’sinin son 25 yılda kurulduğunu ifade etti. Avukat sayısının 1998’de 36 bin iken 2024’te 199 bini aştığını belirten Ardıç, “Avukat başına düşen nüfus 15 yılda 1095’ten 430’a geriledi. Yani 430 kişiye bir avukat düşüyor ve binlerce avukat işsiz” dedi.

Aso Başkani

“AVRUPA’DA PAY KAYBI KAÇINILMAZ”

Küresel ticarette kural setinin değiştiğini vurgulayan Ardıç, Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi uygulamaların artık zorunluluk haline geldiğini söyledi.

En büyük pazarın Avrupa Birliği olduğunu hatırlatan Ardıç, uyum sağlanmaması halinde pay kaybının kaçınılmaz olacağını ifade etti. Artan enerji ve işçilik maliyetleri ile finansmana erişimde yaşanan zorlukların sanayicinin üzerindeki yükü artırdığını kaydetti.

“TİCARET ARTIK KİMLİK KONTROLÜ İLE YAPILIYOR”

ABD-Çin hattındaki doğrudan ticaretin zayıfladığını belirten Ardıç, üretim ve tedarik ilişkilerinin Güneydoğu Asya ve Avrupa Birliği gibi merkezler üzerinden yeniden kurgulandığını söyledi.

“Ticaret ve tedarik zincirleri yeni rotalara yöneliyor. Mallar aynı yere gitse bile farklı ülkeler üzerinden, yeni lojistik yollarla ve farklı kurallarla taşınıyor. Kısacası ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi” ifadelerini kullandı.

“BEKLEYEN DEĞİL, ADAPTE OLABİLEN KAZANACAK”

AB’nin tedarikçi havuzu genişledikçe rekabetin sertleşeceğini dile getiren Ardıç, Hindistan menşeli ürünlerin maliyet ve ölçek avantajıyla daha güçlü konuma gelebileceğini belirtti.

Türkiye’nin 2025 sonu itibarıyla Avrupa Birliği ile 232 milyar doları aşan ticaret hacmiyle Birliğin en büyük beşinci ticaret ortağı konumunda olduğunu belirten Ardıç, özellikle fiyat rekabetinin yüksek olduğu sektörlerde yerli üretici üzerinde baskının artabileceğini ifade etti.

Ardıç, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların etkilerini dengeleyecek mekanizmaların devreye alınması çağrısında bulundu.

“MEVCUT PROGRAM SANAYİ VE TARIMI BASKILIYOR”

Mevcut ekonomik programın sanayi ve tarım üretimini baskıladığını dile getiren Ardıç, üretim ve ihracattaki zayıflamanın enflasyon üzerinde arz yönlü yeni bir risk oluşturabileceğini söyledi.

İç talepteki zayıflama ve finansmandaki sıkılaşmanın sanayi üretiminde daralma ve ihracat büyümesinde yavaşlamaya yol açtığını belirten Ardıç, sürdürülebilir kalıcı istihdamın üretime dayalı sektörlerde yaratılabileceğini vurguladı.

“Tüketim malları ithalatındaki artış cari dengeyi ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Çözüm; rekabet gücünü artırmak, verimliliği yükseltmek ve yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı yakalamaktır” dedi.

Kaynak: Kanal 6 Haber