Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle 11 Şubat’ta gerçekleşecek olan kritik Ankara ziyareti öncesinde Yunanistan’da gündem Türkiye. Atina basını, Başbakan Kiryakos Miçotakis’in çantasındaki dosyaları ve Türkiye’nin bölgede artan stratejik gücünü masaya yatırırken, görüşmeden çıkabilecek olası sonuçlara dair karamsar senaryolar çiziyor.
"TÜRKİYE GOL ATACAK"
Yunan haber platformu Militaire, gazeteci Stathis Stavropoulos’un çarpıcı analiziyle Atina’daki huzursuzluğu özetledi. Analizde, Türkiye’nin diplomasi sahasında Yunanistan’ı köşeye sıkıştırdığı savunularak, “Türkiye gol atacak” başlığı kullanıldı. Stavropoulos, Miçotakis’in Ankara ziyaretine dair duyulan güvensizliği şu sözlerle ifade etti:
“Giderek karamsarlaşan işaretlerle birlikte Miçotakis, Ankara’ya doğru yola çıkmaya hazırlanıyor. Günler geçtikçe Türkiye, Atina’yı köşeye sıkıştıran manevralarına yenisini ekliyor. Miçotakis’in kırmızı çizgilerinin başta Yunan halkı olmak üzere kimseyi ikna edemediği ortada. Bu sadece ‘gizli bir diplomasi’ değil, Miçotakis'in bir sınavı ve ‘gizli boyun eğme’ meselesi de olabilir.”
CİBALİTARIK’TAN PAKİSTAN’A TÜRK ETKİSİ
Yunan basınındaki temel korku, Türkiye’nin bölgesel bir güçten küresel bir aktöre dönüşmüş olması. Stavropoulos, Türkiye’nin Somali, Suriye, Mısır ve Irak gibi stratejik noktalardaki rolüne dikkat çekerek, şu tespite yer verdi:
“Somali’ye kadar uzanan Türk gücü, Suriye’de de özel bir rol oynuyor. Aynı zamanda Mısır ile stratejik düzeyde ilişkilerini yeniden kuruyor ve Irak krizindeki rolünü de sürdürüyor. Pakistan’dan Cebelitarık’a nereye kafanızı çevirseniz karşınızda Türkiye’yi bulursunuz."
Buna karşılık Yunanistan’ın durumu; Kasos’ta (Çoban Adası) kablo döşeme acziyeti, NATO ve AB’ye olan bağımlılık ve Rusya ile kopan ilişkiler üzerinden sertçe eleştirildi. Stavropoulos “Çoban Adası’nda (Kasos) kablo döşeyemiyoruz, Fransa’nın bize olan sevgisi ise ‘belirsiz yazılımlı silahlarını aldığımız sürece’ devam ediyor, NATO ve AB’ye olan köleliğimiz ortada, Rusya ile de ilişkilerimiz bozuk” ifadesini kullandı.
MASADAKİ 5 OLASI SENARYO VE STRATEJİK RİSKLER
Capital yazarı Agis Veroutis ise 11 Şubat görüşmesini bir çözüm arayışından ziyade, bir "risk yönetim mekanizması" olarak tanımladı. Atina’nın çantasında "Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge" başlıkları olsa da, Türk tarafının bu görüşmeyi Ege’deki taleplerini genişletmek için bir fırsat olarak gördüğü vurgulandı ve "Atina göre amaç çözüm değil, krizi yönetmek” değerlendirmesi yapıldı.
Veroutis’e göre görüşme sonrası dünyayı şu 5 senaryo bekliyor:
-
Sakin Sular: Teknik komitelerin çalışması ve ılımlı açıklamalarla mevcut durumun korunması.
-
Somut Adımlar: Deniz bölgeleri için bir takvim belirlenmesi ve uluslararası yargı sinyali.
-
Diplomatik Baskı: Ankara’nın nüfuzunu kullanarak Atina’yı geri adıma zorlaması.
-
Stratejik Durgunluk: Küçük anlaşmalarla zaman kazanılması ancak büyük krizlerin ertelenmesi.
-
Hızlı Gerginlik: Yeni NAVTEX ilanları ve sert söylemlerle krizin en kötü senaryoya evrilmesi.
Atina yönetimi, bu zorlu süreçte İsrail ve GKRY ile kurduğu savunma ittifakına güvenerek Ankara’ya karşı elini güçlendirmeye çalışıyor.