Audi’nin R26 adı verilen yeni aracı, Circuit de Barcelona-Catalunya’da birkaç tur atarak 2026 düzenlemeleri kapsamındaki ilk pist testini gerçekleştirdi. Alman üretici, ocak ayı sonunda kapalı kapılar ardında yapılması planlanan Barselona testleri öncesinde aracını piste çıkaran bilinen ilk takım olurken, bu erken shakedown sürüşüyle hem sistem kontrollerini hem de temel ayarları doğrulamayı hedefledi. Öte yandan sosyal medyada yeni araca ait olduğu iddia edilen düşük çözünürlüklü fotoğraflar kısa sürede yayılırken, yapılan incelemelerde bu görüntülerin büyük ölçüde Gaussian blur efektiyle maskelenmiş yapay zekâ üretimi olduğu anlaşıldı; gerçek görüntülerin sınırlı tutulması ise Audi’nin teknik sırlarını sezon öncesi mümkün olduğunca gizli tutma stratejisi olarak yorumlandı.

AUDI'NİN YENİ ARACI SAHNEDE!
2026 sezonu öncesinde Audi’nin R26 modeliyle yaptığı ilk shakedown sürüşüne ait gerçek görüntüler de ortaya çıktı. F1 A TODO GAS adlı YouTube kanalında yayınlanan videoda araç, 13. virajın arkasından ve oldukça uzaktan çekilmiş olsa da pist üzerinde net şekilde seçilebiliyor. Audi’nin daha sonra paylaştığı görsellerde ise erken tasarım sırlarını korumak amacıyla aracın özellikle net odak dışında bırakıldığı görüldü. Yeni nesil 2026 araçlarının mevcut otomobillere kıyasla 100 mm daha dar olması, videoda da görsel olarak fark edilen en belirgin değişimlerden biri. R26’da hafif yükseltilmiş bir burun yapısı dikkat çekerken, FIA’nın ön kanat çevresindeki türbülansı kontrol etmeyi amaçlayan yeni kurallarına uygun biçimde içe yönlendirmeli bir ön kanat tasarımı öne çıkıyor. Uç plakalarda ise ön tekerlekler etrafındaki hava akışını düzenlemeye yardımcı olacak bir taban plakası ve yukarı doğru kıvrımlı yapı göze çarpıyor.

Aracın en dikkat çekici teknik yeniliklerinden biri ise itme çubuklu (push-rod) ön süspansiyon düzeni. Sauber, 2024 sezonunda McLaren ve Red Bull’u takip ederek yer etkisi kurallarıyla birlikte çekme çubuklu (pull-rod) tasarıma yönelmişti. Ancak R26’da süspansiyon bağlantı kolunun, şasinin üst yüzeyinden başlayıp tekerlek taşıyıcısının alt bölümüne bağlandığı görülüyor. Bu değişimin, hem aerodinamik paketle uyum hem de mekanik denge açısından Audi’nin farklı bir yol izlediğini ortaya koyduğu değerlendiriliyor.





