Venezuela’nın başkenti Caracas’ın ortasında yükselen fütüristik yapı El Helicoide, bir zamanlar Güney Amerika’nın en modern alışveriş merkezi olarak planlanmıştı.
Ancak bugün, Başkan Nicolás Maduro döneminin en karanlık sembolü; muhaliflerin çığlıklarının yükseldiği bir işkence merkezi olarak anılıyor. Butik mağazalar için tasarlanan spiral rampalar, yerini gizli servis SEBIN’in kontrolündeki hücrelere bıraktı.
BUTİKLER YIKILDI İŞKENCE HÜCRELERİ KURULDU
1950’li yıllarda ilerlemenin sembolü olarak inşa edilen yapı, 2010 yılından itibaren devletin korku mekanizmasına dönüştü. "Küçük Cehennem" olarak adlandırılan küçücük hücrelerde, onlarca mahkumun insanlık dışı şartlarda tutulduğu bildiriliyor. Eski mahkumlardan Rosmit Mantilla, 22 kişiyle paylaştığı hücresinde doğal havalandırmanın olmadığını, yiyecek sakladıkları kaplara tuvaletlerini yapmak zorunda kaldıklarını anlatıyor.
"BEYAZ ODALAR" VE SİSTEMATİK VAHŞET
Cezaevinden sağ çıkanların tanıklıkları, rejimin uyguladığı yöntemlerin dehşetini gözler önüne seriyor. "Beyaz Odalar" adı verilen, her yeri beyaz karolarla kaplı ve 24 saat boyunca parlak ışıkların yanık tutulduğu alanlarda mahkumlar yön duygularını kaybediyor.
Elektrik şokları, cinsel şiddet ve göz yaşartıcı gaz poşetleriyle boğma girişimleri sıradan birer uygulama haline gelmiş durumda. Mantilla’nın ifadesine göre, hücrelerdeki ışıklar her titrediğinde, yan odada birine elektrotlarla işkence yapıldığı biliniyor.
SERBEST BIRAKMALAR YAVAŞ, İZLER DERİN
Maduro rejiminin sarsılması ve uluslararası baskıların artmasıyla birlikte, ABD Başkanı Donald Trump cezaevlerinin kapatılacağını duyurmuştu. Ancak insan hakları örgütü Foro Penal, sürecin beklenenden çok daha yavaş işlediğini belirtiyor. Uzmanlar, serbest bırakmaların gecikme nedenini; bazı mahkumların işkence izlerinin hala çok belirgin olmasına veya çoktan hayatını kaybetmiş olmalarına bağlıyor. BM verilerine göre, Venezuela’da halen yaklaşık 800 siyasi mahkum özgürlüğüne kavuşmayı bekliyor.