Avrupa Birliği ile Çin arasındaki ekonomik gerilimler, küresel piyasaları sarsacak bir hızla tırmanıyor. Kıtada artan ucuz ithalat dalgası yerel üreticileri adeta köşeye sıkıştırmış durumda. Brüksel yetkilileri, Avrupa'nın Çin ürünlerine olan bağımlılığını azaltmak adına acil çözümler ararken, diplomatik kanatlardan çok sert açıklamalar geliyor.
Diplomat Kallas, Çin'e olan bu bağımlılığı bir hastalığa benzeterek, tedavi sürecinin kemoterapi kadar acı verici olabileceğini vurguladı. Kıtanın en büyük ikinci ticaret ortağı olan Çin, Amerika Birleşik Devletleri'nin ardından rotasını tamamen Avrupa pazarına çevirdi. Yetkililer, artan bu ithalat hacminin Avrupa sanayisi için artık varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor.
Olası bir ticaret savaşı kıta genelinde şirketlerin stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açarken, Bruegel ekonomi düşünce kuruluşu yöneticisi Jeromin Zettelmeyer piyasadaki mevcut tonu panik olarak nitelendiriyor. Zettelmeyer, sanayide yakın bir çöküşün ve büyük bir tehlike hissinin hakim olduğunu aktarıyor.
PEKİN'DEN MİSİLLEME UYARISI VE DİPLOMATİK TRAFİK
Brüksel cephesindeki bu endişeler, Pekin yönetiminde çok sert bir karşılık buluyor. Çinli yetkililer, Avrupa'nın atacağı korumacı adımlara misliyle yanıt verecekleri konusunda Brüksel'i net bir dille uyarıyor. Bu gerilimli atmosferde, Fransa'nın Evian kentinde toplanacak G7 liderleri küresel ekonomik dengesizlikleri masaya yatırmaya hazırlanıyor.
Bu kritik zirvenin hemen ardından ise 27 AB ülkesinin liderleri sadece Çin gündemiyle bir araya gelecek. Avrupa Birliği yürütme organı, Çin'e yönelik politikaları netleştirmek amacıyla erken bir tartışma başlatmayı planlıyor. Uzmanlar, yaklaşan bu yoğun diplomatik trafiği potansiyel bir ticaret savaşı öncesindeki son hazırlıklar olarak değerlendiriyor.
Avrupalı yetkililer, ticaret savaşı tehdidi altında Pekin'in ihracata dayalı büyüme stratejisiyle bozulan ticaret dengelerini düzeltmek istiyor. Karar alıcılar öncelikle işbirliğine dayalı bir çözüm umut etse de Çin'in kritik sektörlerdeki hakimiyetini kırmak için güçlü sanayi önlemlerini de masada tutuyor.
ENFLASYONİST BASKILAR VE REKOR DIŞ TİCARET AÇIĞI
Çin ile ekonomik bağları zayıflatmak Avrupa için son derece zorlu bir süreç anlamına geliyor. Şirketler ve siyasiler olası bir ticaret savaşı senaryosunda Pekin'in sert misillemelerinden çekinirken, tüketiciler ise enflasyonist baskılar altında ucuz Çin ürünlerini tercih etmeyi sürdürüyor. Özellikle elektrikli araç pazarında Çinli üreticilerin Avrupa'ya akını kesintisiz devam ediyor.
Brüksel yönetimi daha önce bu ithalat akınını durdurmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Mercator Çin Çalışmaları Enstitüsü uzmanı Rebecca Arcesati, durumun pek iç açıcı olmadığını ve mevcut sistemlerin böylesi bir ticaret savaşı meydan okumasına hazır olmadığını belirtiyor. Çin hükümeti sağladığı devasa sübvansiyonlarla yerel fabrikaların rekabet gücünü artırırken, emlak krizinin ardından ekonomik büyümeyi desteklemek için sanayiye daha fazla ağırlık verdi.
Amerikan gümrük tarifelerinin ABD pazarına girişi zorlaştırması da Çinli üreticileri Avrupa'ya yönlendirdi. Soapbox ve Mercator Enstitüsü'nün 2026 gümrük verileri analizi, elektrikli araç ithalatındaki devasa artışın Avrupa Birliği aleyhine rekor bir açığa neden olduğunu kanıtladı. Avrupa Birliği resmi rakamlarına göre, 2025 yılındaki mal ticareti açığı 418 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bu durum ticaret savaşı ihtimalini giderek daha somut bir tehlikeye dönüştürüyor.
ALMANYA SALLANTIDA VE LİDERLERİN ARAYIŞI
İthalattaki bu agresif artış, özellikle Almanya gibi dev sanayi merkezlerini temelinden sarsıyor. Geleneksel olarak otomotiv ve kimya sektörlerinde lider konumda olan Almanya, Çinli rakipleriyle rekabet etmekte zorlanıyor. Endişeler arttıkça Avrupalı liderler daha sert bir retorik ve daha cesur fikirler benimsiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, uzun süredir Çin'in ticaret politikalarını eleştirerek stratejik endüstrileri korumak için Amerika Birleşik Devletleri'nin kullandığına benzer sert önlemlerin alınmasını talep ediyor.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ise kısa süre önce Pekin'e giderek daha uzlaşmacı bir ton kullanmayı tercih etti ve Avrupa'nın kendini kapatmaması için Çin'in de pazarlarını açması gerektiğini söyledi. Buna rağmen İspanya yönetimi; Fransa, İtalya, Litvanya ve Hollanda ile birlikte daha sert tedbirler içeren bir ortak metin hazırladı.
Doğrudan Çin'in adını anmayan bu belge, yapısal sanayi kapasitesi fazlasına sahip ticaret ortaklarını sert bir şekilde eleştirdi. Dış İlişkiler Konseyi ekonomisti Brad Setser, Avrupalı liderlerin temkinli adım attığını ve Pekin'in misillemesinden korktuklarını belirtirken, sanayideki kayıp korkusunun yakında bu endişeyi gölgede bırakabileceğini öngörüyor.
SANAYİ HIZLANDIRICI YASASI VE KÜRESEL PİYASALARDA SANCI
Avrupa, kendini korumak için kıtanın üretim tabanını yeniden inşa etmeyi hedefleyen Sanayi Hızlandırıcı Yasası gibi bazı stratejik adımlar atıyor. Tasarlanan bu plan, Çinli şirketlerin temel Avrupa sübvansiyonlarından yararlanmasını fiilen engelleyecek ve özellikle Avrupa'da üretilen elektrikli araçları destekleyecek.
Pekin yönetimi ise bu yeni yasa tasarısını korumacı olarak nitelendirip şiddetle kınayarak misilleme yapacağını yineledi. Çin, geçen yıl Amerikan gümrük tarifelerine misilleme olarak nadir toprak mineralleri ve mıknatıs ihracatını durdurarak küresel piyasaları sarsmıştı; bu durum yeşil enerji ve yüksek teknoloji üretiminde Çin'e bağımlı olan Avrupa'yı derinden etkilemişti. Tedarik zincirindeki bu son kırılmalar, gerilimi geri dönülmez bir yola soktu. Yaşanan bu gelişmeler küresel piyasaları da altüst ediyor. Ticaret savaşı endişeleri New York borsasında Dow Jones ve Nasdaq endeksleri üzerinde ciddi bir satış baskısı yaratıyor.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı rotasındaki nakliye risklerine ek olarak bu gümrük krizinin enflasyonist dalgalanmaları tetikleyeceğini belirtiyor. Borsa İstanbul tarafında ise XSGRT sigorta endeksi küresel lojistik teminatlarındaki artış beklentisiyle hareketlilik gösteriyor. Avrupalı sigorta ve lojistik şirketleri acil durum planlarını devreye sokarken, yatırımcılar otomotivden kimyaya kadar tüm sektörlerde yeni gümrük vergisi haberlerini yakından izliyor ve piyasalardaki volatilite yukarı yönlü seyrini koruyor.





