Avrupa Birliği (AB), sert geçen soğuk havalar ve üst üste patlak veren jeopolitik krizlerin gölgesinde yeni bir doğal gaz sorunu ile karşı karşıya.
Rus enerji şirketi Gazprom'un üst yönetimi, Avrupa'daki gaz stoklarının mevcut durumuna ilişkin endişe verici veriler paylaştı.
ALMANYA VE FRANSA YÜZDE 17'DE
Gazprom'dan yapılan yazılı açıklamaya göre; Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Macaristan, İtalya, Polonya ve İsveç gibi birçok AB ülkesi depolardan yoğun bir şekilde gaz tüketmeye devam ediyor. Ancak asıl tehlike sinyali, birliğin sanayi ve tüketim lokomotiflerinden geldi. Açıklamada, "AB'nin en büyük gaz tüketicilerinden Almanya, Fransa ve Hollanda'nın depoları ortalama sadece yüzde 17,4 oranında dolu halde." denildi.

"YÜZDE 70'E BİLE ULAŞAMAYABİLİR"
Gazprom Başkanı Aleksey Miller, kıtanın bazı bölgelerinde soğuk havanın etkisini sürdürdüğüne dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
"AB depolarındaki gaz seviyeleri, günümüz Avrupası için kritik derecede düşük olarak nitelendirilebilir. Avrupa gaz depolarındaki stokların, bir sonraki çekim sezonunun başlangıcında yüzde 70'e bile ulaşmayabileceği tahmin edilebilir. Küresel ısınma beklenebilir ancak termometreyi ikna edemezsiniz."

PUTIN'DEN GAZ PİYASASINDAN "TAMAMEN ÇEKİLME" HAMLESİ
Avrupa, Rusya ile doğal gaz sorunu dışında alternatif tedarik yollarında da büyük sıkıntılar yaşıyor. Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar, Körfez ülkelerinden Avrupa'ya giden sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) gemilerinin sevkiyatını aksatarak AB içindeki gaz fiyatlarının hızla artmasına neden oldu.
Bununla birlikte, Rusya-Avrupa hattındaki enerji köprüleri de tamamen yıkılmak üzere. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'nın Avrupa gaz piyasasından tümüyle çekilebileceğini belirterek, AB'ye gaz sevkiyatını tamamen durdurmak için hükümete resmi talimat verdi. Öte yandan AB Konseyi de gelecek yıl Rusya'dan boru hatlarıyla ve LNG formatında gaz ithalatını tamamen sıfırlamayı öngören kararını onayladı.
Putin'in talimatının ardından konuşan Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, "Avrupa'ya, tedarik edilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) bir kısmının, bizimle yapıcı ilişkiler kuran ve uzun vadeli sözleşmeler imzalama imkanımız olduğu diğer pazarlara yönlendirmeye karar verdik." demişti.


