EKONOMİ

Avrupa’nın ekonomik kaderi Belçika’da çiziliyor: Dev zirve yarın başlıyor

Avrupa Birliği liderleri, ABD ve Çin ile rekabette geriye düşmemek için yarın Belçika’da tarihi bir ekonomi zirvesine imza atıyor. Draghi ve Letta’nın reform raporlarının tartışılacağı dev zirvede, "Tek Pazar"ın genişletilmesi ve ortak borçlanma gibi stratejik adımlarla Avrupa ekonomisinin yeni yol haritası çizilecek.

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, küresel ekonomik yarışta yeniden söz sahibi olabilmek ve stratejik özerkliğini korumak amacıyla yarın Belçika’da kritik bir zirveye imza atıyor. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın davetiyle tarihi Alden Biesen Kalesi’nde gerçekleştirilecek gayri resmi zirvede, birliğin ekonomik bağımlılıklarını azaltacak ve rekabet gücünü artıracak radikal hamleler masaya yatırılacak. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in de hazır bulunacağı toplantının ana gündem maddesini, "Tek Pazar"ın derinleştirilmesi ve yükselen küresel güçler karşısında Avrupa’nın nasıl konumlanacağı oluşturuyor.

DRAGHI VE LETTA RAPORLARI IŞIĞINDA YENİ YOL HARİTASI

Zirvenin en kritik anlarından biri, Avrupa Merkez Bankası eski Başkanı Mario Draghi ile gerçekleştirilecek oturum olacak. Draghi, Eylül 2024’te sunduğu kapsamlı raporunda, AB’nin ABD ve Çin gibi devlerle rekabet edebilmesi için daha koordineli bir sanayi politikasına ve ortak borçlanma sistemine ihtiyaç duyduğunu vurgulamıştı. Liderler bu oturumda, özellikle kritik ham maddeler ve ileri teknolojilerde dışa bağımlılığın nasıl kırılacağını detaylandıracak. Ardından eski İtalya Başbakanı Enrico Letta’nın sunduğu "Tek Pazar" raporu üzerinden, enerji, telekomünikasyon ve finans sektörlerinin de serbest dolaşım kapsamına alınması gibi devrim niteliğindeki genişleme önerileri tartışılacak.

MACRON’DAN DOLARIN HEGEMONYASINA KARŞI ORTAK BORÇLANMA ÇAĞRISI

Zirve öncesinde en dikkat çekici çıkışlardan biri Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan geldi. Macron, Avrupa’nın yeşil dönüşüm, yapay zeka ve kuantum teknolojileri gibi geleceği şekillendirecek alanlarda geri kalmaması için devasa yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bu yatırımların finansmanı için ortak bir borçlanma sisteminin hayata geçirilmesini savunan Macron, bu adımın aynı zamanda doların küresel hegemonyasına karşı Avrupa ekonomisini güçlendirecek stratejik bir araç olacağını ifade etti. Ancak bu önerinin, mali disiplin konusunda daha katı tutuma sahip ülkeler arasında nasıl yankı bulacağı merak konusu.

ALMANYA VE İTALYA’DAN REFORM ATAĞI: BÜROKRASİYE SAVAŞ AÇILIYOR

Ekonomik durgunluk riskine karşı somut adımlar atılmasını isteyen Almanya ve İtalya’nın başını çektiği bir grup ülke ise, yıl sonuna kadar kapsamlı bir reform paketinin hayata geçirilmesi için bastırıyor. Bu ülkeler, Avrupa içindeki iş gücü hareketliliğinin artırılmasını, ticaret anlaşmalarının hızlandırılmasını ve işletmelerin önündeki en büyük engel olarak görülen bürokratik yüklerin azaltılmasını talep ediyor. Sermaye piyasalarının tam entegrasyonuyla Avrupa içindeki kaynakların daha verimli kullanılmasını hedefleyen bu reform talebi, zirvenin en hararetli tartışma konularından biri olmaya aday görünüyor.