Avukat Pınar Kaya, kendisine yönelik örgüt bağlantılı tehdit, şantaj ve baskı iddialarıyla İstanbul Organize Suçlar Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, şüphelilerin avukatlık sözleşmesi kapsamında alınan ücretin iadesi için örgütsel güç ima edilerek baskı kurduğu, silahla yaralama, sakat bırakma ve işyeri kurşunlama gibi ağır tehditlerde bulunduğu öne sürüldü.

Suç duyurusuna göre; şüpheli A.Y, tanık S. Y. aracılığıyla Av. Kaya’ya ulaştı. Ankara’da yapılan telefon görüşmesinin ardından İstanbul’daki ofiste yüz yüze görüşme gerçekleştirildi ve taraflar arasında avukatlık sözleşmesi kuruldu. Ancak süreç ilerledikçe şüphelilerin, sözleşme hükümlerini hiçe sayarak ücret iadesi talebini sürdürdüğü, bunun hukuken mümkün olmadığı belirtilmesine rağmen taleplerden vazgeçilmediği kaydedildi.

Dilekçede, ofiste yapılan görüşmede A. Y. ve kimliği henüz tespit edilemeyen Furkan isimli şüphelinin,
“Paramızı kimseye bırakmayız”,
“Sakat kalmak istemiyorsan dediğimizi yapacaksın”,
“Gerekeni yaparız”
şeklindeki ifadelerle açık tehditte bulunduğu belirtildi. Bu görüşmenin tanığının Av. Harun Karataş olduğu da dosyada yer aldı.

BASKI İDDİASI

Şüphelilerin, tanık Samet Yılmaz’a doğrudan ulaşamayınca bu kez babası ve erkek kardeşi üzerinden baskı kurduğu, aileye ait işletmelere çağrılar yapılarak tanık üzerinde dolaylı ancak yoğun bir yıldırma faaliyeti yürütüldüğü ifade edildi. Bu durumun, tanığı etkilemeye yönelik organize bir girişim olduğu vurgulandı.

31 Aralık 2025 tarihinde S. Y'nin Av. Kaya’yı arayarak; şüphelilerin suç örgütü bağlantılarını kullanarak silahla vurma, sakat bırakma, ofisi kurşunlatma tehdidinde bulunduklarını; emniyette “güçlü” olduklarını, cezaevine yabancı olmadıklarını ve bu nedenle kendilerine dokunulmadığını söylediklerini aktardığı dilekçede yer aldı.

KORUMA TALEP ETTİ

Suç duyurusunda, eylemlerin soyut değil; beden bütünlüğüne yönelik, yakın ve ciddi tehlike içeren tehditler olduğu, delil karartma, tanık baskısı ve yeni saldırı riskinin açık olduğu belirtildi.

Hukuki değerlendirme bölümünde; eylemlerin nitelikli tehdit, yağma, adil yargılamayı ve tanığı etkilemeye teşebbüs suçlarını oluşturduğu; süreklilik, çokluk ve organizasyon dikkate alındığında TCK 220 kapsamında örgüt faaliyeti şüphesinin bulunduğu kaydedildi.

Av. Pınar Kaya, dilekçesinde; şüpheliler hakkında örgüt kapsamında resen soruşturma başlatılmasını, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesini, tanıklar için koruma ve gizlilik tedbirleri uygulanmasını, tutuklama, bu mümkün olmazsa adli kontrol ile kendisi için koruyucu güvenlik tedbirleri alınmasını talep etti.

Dosyada delil olarak ses kayıtları, tanık beyanları, HTS-baz kayıtları, kamera görüntüleri ve avukatlık sözleşmesi yer aldı.