Büyükelçi Uteybe, Wall Street Journal gazetesi için kaleme aldığı yazıda, 28 Şubat'ta İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarıyla başlayan savaş hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Uteybe, BAE'nin bu çatışmaların ön cephesine yer aldığına, İran'ın ABD ve İsrail'e misillemelerini en çok kendi ülkesine yaptığına dikkati çekti.
Bunun "kendilerinin istemediği bir savaş" olduğunu ifade eden Uteybe, BAE'li yetkililerin 28 Şubat'taki ilk saldırılardan saatler öncesine kadar Tahran ve Washington arasında diplomatik çabalar yürüttüğünü anlattı.
Yusuf el-Uteybe, "savaşın çıkması halinde BAE topraklarının ve hava sahasının İran'a saldırılarda kullanılmayacağı" konusunda Tahran'a güvence verdiklerini aktardı.
"BASİT BİR ATEŞKES YETERLİ DEĞİL"
Öte yandan, son üç haftayı geçen süreçte savaşın, "İran'ın küresel güvenliğe ve ekonomik istikrara tehdit oluşturduğunu" doğruladığını savunan Uteybe, şunları kaydetti:
"İran'ın ABD'yi, BAE'yi ve küresel ekonomiyi rehin almasına izin veremeyiz. Basit bir ateşkes yeterli değil. İran'ın nükleer kapasitesi, füzeleri, insansız hava araçları, terör vekilleri ve uluslararası deniz yollarının ablukaya alınması gibi tehditlerinin tamamını ele alan kesin bir sonuca ihtiyacımız var."
BAE'nin Washington Büyükelçisi Uteybe, savaş sırasında gemi trafiği sert şekilde düşen Hürmüz Boğazı'nın açılması ve dünyaya enerji arzının yeniden sağlanması için koordineli çabaya ihtiyaç duyulduğunu ve BAE'nin buna katılmaya hazır olduğunu vurguladı.
İran'ı "normal bir komşu" olarak görmek istediklerini kaydeden Uteybe, "İçine kapanık hatta dostane olmayan bir ülke olabilir fakat komşularına saldıramaz, uluslararası suları ablukaya alamaz veya aşırıcılığı ihraç edemez." ifadelerini kullandı.