MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Gündeminde Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun İmralı Adasına ziyaretini değerlendiren MHP lideri Bahçeli, gelişmeyi 'tarihi bir eşik' olarak değerlendirdi. 'En ciddi muhatap İmralı' diyen Bahçeli, kendine yönelik eleştirilere de cevap verdi ve "Bakınız şu yaşımda mertçe haykırıyorum yeter ki Türk Milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın bizim sonumuz da varsın dar ağacı olsun" ifadelerini kullandı.
İşte MHP lideri Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları:
"Milliyetçi Hareket Partisi varsa huzur vardır çözüm vardır çare vardır. Bugün ayrıca partimizin kurucusu Alparslan Türkeş'in doğumunun 108. yıldönümüdür. Merhum büyüğümüzün fani ömrü fedakarlıkla geçmişti.
İnanç ve itikat aydınlığımız güz mevsiminin gül bahçesiyle değişeceğini müjdelemiştir. Görünen ve gösterilenle ilgilenen yağmacı aymazların bu müjdeye uzak kalacağı açıktır. Yerden havaya toz kalkar havdan yere rahmet iner her kap kendisinden sızar. Testinin içinde ne varsa dışarıya o sızar. Hareket halindeki cehaletten daha korkunç bir şey yoktur."
“DİLEĞİM ATANAMAYAN TEK BİR ÖĞRETMENİMİZİN DAHİ KALMAMASIDIR”
Devlet Bahçeli grup toplatışındaki konuşmasında öğretmen atamalarında değindi.
“Mutsuz umutsuz ve huzursuz öğretmen kaygılı ve aklı nesillerin maalesef hazırlayıcısı olacaktır. Ümidim ve dileğim atanamayan tek bir öğretmenimizin dahi kalmamasıdır. Mülakatlarda elenen 1611 öğretmen adayımızın haklarının iadesi, 2024 KPSS'de dereceye giren öğretmen adaylarımıza ek kontenjan tanınması teklif ve temennilerimizin bir kısmıdır.
Ne kadar ileri eğitim sistemi getirdiğimizi ileri sürsek de onu uygulayacak olan öğretim kadrolarımızdır. Geldiğimiz aşama ümit ve memnuniyet verici olsa da daha iyisini yapmak hedefimizdir.”
"TERÖR BİTSİN DE İSTERSE SONUMUZ DARAĞACI OLSUN"
”Muhalefet zihniyeti her müspet gelişmeyi karalayarak daha demokrat olacağını sanma gafletine düşmüştür.
Geçtiğimiz yüzyılın başlarında Balkanlarda yaşanan acı ve talihsiz olaylar bugün yaşadıklarımızla benzerlik göstermiyor mu?
Ne zaman birlik ve beraberliğimizi kaybettiysek bunun vahim sonuçlarına katlanmadık mı?
Bekliyorlar ki evlatlarımızın bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarda taşıyalım. Diyorlar ki analarımız ağlasın. Nasıl olsa ağlayanlar onlardan değil. Diyorlar ki eşkıya dağda gezsin fidan gibi kuzularımız kara toprağın koynuna girsin. Tahakkümün zincirleri kırılıyor bundan ürküyorlar. “
Türk ile Kürdü birbirine düşman etmek üzerine kurulmuş bir buçuk asırlık emperyalist komplo yerle yeksan ediliyor bundan dolayı uyuşmuş vicdanlarıyla son kozlarını oynuyorlar.
Neymiş anaysa ve kanunlara göre suç işliyormuşuz. Siz yargılasanız çantacı pespayeliğinizi ve cukka düşkünlüğünüzü yargılarsınız.
Bakınız şu yaşımda mertçe haykırıyorum yeter ki Türk Milleti barış, huzur ve sükunet bulsun yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın bizim sonumuz da varsın dar ağacı olsun.
Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı'dır. Geçtiğimiz Cuma günü İmralı'ya gitmek üzere nitelikli çoğunlukla aldığı karar doğrultusunda Milliyetçi Hareket Partisi, AK Parti ve DEM Parti'den birer milletvekilinin adaya gitmesi tarihi bir gelişmedir. Bu vesileyle Fethi Yıldız ile diğer milletvekillerimize yürekten teşekkür ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ve komisyonda bulunan diğer partiler İmralı'ya gitmekten sarf-ı nazar etmişler varsın etsinler.
Köklere kökenlere bakmayız. Biz inançlara mezheplere ayırmayız. Bölmeyiz parçalamayız dağıtmayız. Bayrağa saygı var mı ona bakarız. Millete hürmet var mı ona bakarız. Bizim çağrımız milli onurun çağrısıdır. Bizim çağrımız Terörsüz Türkiye'nin yeni yüzyılda hüküm veren hükümdar olan Türk milletinin çağrısıdır.
Türkiye’nin terörden arınması arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin hepsi vatan hainidir."





