Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada tutuklanan iki şüphelinin ifadeleri ile planın ortaya çıkarılmasını sağlayan CİMER ihbarının ayrıntıları soruşturma dosyasına yansıdı.
Soruşturmaya göre, olayın aydınlatılmasında kritik rol oynayan ihbar, şüphelilerin bir iş yerinde yaptıkları konuşmalara tanık olan bir vatandaş tarafından CİMER'e iletildi.
CİMER'E YAPILAN İHBAR SORUŞTURMAYI BAŞLATTI
Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre ihbarcı, Güngören'de bulunduğu bir iş yerinde dört kişinin kendi aralarında yaptığı konuşmaları duyduğunu belirtti. Konuşmalarda "Elif Gülşah Gürlek" isminin geçmesi üzerine durumdan şüphelenen ihbarcı, söz konusu kişinin Adalet Bakanı Akın Gürlek'in eşi olduğunu öğrendikten sonra CİMER'e başvuruda bulundu.
İhbarında, konuşmaları yapan kişilerin takma isimler kullandığını ve çeşitli suç kayıtlarına sahip olduklarını düşündüğünü belirten vatandaş, şahısların yurt dışına çıkış hazırlığı yaptıklarını da öne sürdü.
"250 BİN LİRA İSTEDİ, 1,5 MİLYON LİRA VAAT EDİLDİ" İDDİASI
Soruşturma kapsamında ihbarcıya canlı teşhis yaptırıldığı, ihbarcının görüntülü telefon görüşmesindeki kişinin tutuklu şüpheli Uğur Yılmaz olduğunu teşhis ettiği öğrenildi.
Dosyaya giren ifadeye göre ihbarcı, görüşme sırasında şüpheli Yavuz Canbaşı'nın, Elif Gülşah Gürlek'e yönelik gerçekleştirileceği öne sürülen saldırı karşılığında 250 bin lira talep ettiğini, Uğur Yılmaz'ın ise "İş tamamlandıktan sonra sana 1 milyon 500 bin lira vereceğim. Para hazır." dediğini iddia etti.
Bu beyanlar soruşturmanın en önemli delilleri arasında yer aldı.
ŞÜPHELİLER SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Tutuklanan şüpheliler ise üzerlerine atılı suçlamaları reddetti.
Uğur Yılmaz, emniyette verdiği ifadede Elif Gülşah Gürlek'e yönelik herhangi bir saldırı hazırlığı içerisinde olmadığını savunarak, kendisi hakkında yapılan teşhisin doğru olmadığını ileri sürdü.
Kendisini teşhis eden kişinin husumet nedeniyle bu yönde ifade verdiğini iddia eden Yılmaz, saldırı planıyla ilgisinin bulunmadığını söyledi.
EVDE BULUNAN NAKİT PARA DİKKAT ÇEKTİ
Soruşturma kapsamında Uğur Yılmaz'ın evinde yapılan aramada 1 milyon 748 bin lira nakit para ele geçirildi.
Soruşturma dosyasında, ihbarcının sözünü ettiği 1 milyon 500 bin liralık ödeme iddiası ile ele geçirilen para miktarının dikkat çektiği belirtildi.
Yılmaz ise evindeki paranın saldırıyla ilgisinin bulunmadığını, söz konusu paranın araç satışından elde edildiğini öne sürdü.
TELEFONUN ŞİFRESİNİ PAYLAŞMADI
Soruşturma kapsamında dijital materyaller de incelemeye alınırken, Uğur Yılmaz'ın cep telefonunun şifresini güvenlik güçlerine vermediği öğrenildi.
Şüpheli, telefonunda kendisine ve kız arkadaşına ait özel görüntüler bulunduğunu belirterek şifreyi paylaşmadığını ifade etti.
DİĞER ŞÜPHELİDEN "HUSUMET" SAVUNMASI
Tutuklanan diğer şüpheli Yavuz Canbaşı da hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Canbaşı, ihbarcıyla ailesi arasında daha önce yaşanan bir tartışma bulunduğunu öne sürerek, ihbarın kişisel husumetten kaynaklandığını savundu.
İddia edildiği gibi saldırı karşılığında para talep etmediğini belirten Canbaşı, teşhis işleminin de gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
OPERASYONDA SİLAHLAR VE MİLYONLARCA LİRA ELE GEÇİRİLDİ
Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda ruhsatsız silahların yanı sıra toplam 3 milyon 206 bin lira nakit para ele geçirildi.
Ayrıca şüphelilerin hedefe ilişkin keşif yaptıkları, adres ve güzergâh çalışmaları yürüttükleri de soruşturma dosyasındaki tespitler arasında yer aldı.
ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTLERİYLE BAĞLANTI İDDİASI
Soruşturmadaki fiziki ve istihbari çalışmalar kapsamında, Uğur Yılmaz ve Yavuz Canbaşı'nın yurt içi ve yurt dışı bağlantılı organize suç örgütlerine 18-25 yaş aralığındaki gençleri yönlendirdikleri iddiası da dosyaya girdi.
Soruşturma makamlarının değerlendirmesine göre, bu kişilerin temin ettiği bazı gençlerin çeşitli silahlı saldırılar ve kurşunlama olaylarında kullanıldığı öne sürülüyor.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.