Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Denizli İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. 28 Şubat dönemi ve AK Parti'nin kuruluş yıllarında yaşanan zorlu sürece milletin en doğru cevabı verdiğini vurgulayan Bakan Kacır, "Yarın takvim 28 Şubat olacak. 28 Şubat'ında hafızamızda yeri var. 1997'nin 28 Şubat'ında o günkü ifade edilen tabirle birileri postmodern darbe gerçekleştirerek millet iradesine engel olmaya kalkmışlardı. Kendilerini o kadar güveniyorlardı ki, bu postmodern darbenin bin yıl süreceğini ifade ediyorlardı. O dönemde bugünkü gibi bir özgürlük ortamı yoktu. Bugünkü gibi bir demokrasi iklimi yoktu ama bu milletin cesur evlatları o postmodern darbeyi gerçekleştiren ve bin yıl boyunca millet iradesine vesayet getirmeye çalışanlara çok değil, 5 yıl sonra çok ağır bir cevap verdiler. 2001 yılında Türk milleti AK Parti'nin tabelasını astı. Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında cesur insanlar bir araya geldiler. Muazzam bir millet desteğiyle adeta bir sessiz devrim gerçekleşmiş ve Türkiye'de yeni bir dönem başlamıştı. Bu dönemi Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' diyerek tarif etmişti. İktidarımızın ilk günlerinde Cumhurbaşkanımız, genel başkanımızdı ama meclise girmesine izin verilmemişti. Birkaç ay sonra bu engelde ortadan kalktı ve Cumhurbaşkanımız, Başbakan olarak o dönemde iş başına geçti. Hemen hizmet sevdasına tutulan bu topluluk Türkiye'ye muazzam eserler kazandırmaya başladı. Türkiye'nin dört bir yanında AK Parti'nin imza attığı projeler yükseldi. Duble yollarla, havalimanlarıyla, demir yollarıyla, organize sanayi bölgeleriyle tam bir kalkınma seferberliği başlamıştı" diye konuştu.
CUMHURBAŞKANIMIZ YURT DIŞINDAN ALINACAK 100 MİLYAR DOLARLIK SAVUNMA SANAYİ SİSTEMİ PLANININ ÜZERİNİ ÇİZDİ
FETÖ ve dış güçlerin terör örgütü eliyle yaptığı oyunları milletin bozduğunu ifade eden Bakan Kacır, "Bu defa 2007 yılı geldi. Cumhurbaşkanlığı seçim zamanıydı. Dediler ki ‘Biz size Cumhurbaşkanını seçtirmeyeceğiz.' Tam bir hukuk skandalıyla AK Parti'nin milletvekillerinin ve diğer milletvekillerinin mecliste Cumhurbaşkanı seçimi yapmasına engel oldular. Cevap, milletimizden geldi. Bu defa yüzde 47 ile millet yeniden AK Parti'yi bu defa daha güçlü iktidara getirdi. 2008'de AK Parti'yi kapatmaya kalktılar. Daha bir yıl önceki seçimde yüzde 47 oyla tek başına iktidara gelmiş AK Parti'ye kapatma davası açtı ve AK Parti'ye kilit vurmaya kalktılar. Hamdolsun güçleri yetmedi. AK Parti ve Cumhurbaşkanımız yoluna kararlılıkla devam etti. 2011 yılına geldiğimizde bu defa oy oranımız yüzde 50'lere yükseldi. Her seçim bizi biraz daha güçlü kılmaktaydı. Bu defa devreye küresel güçler girmeye başladılar. Türkiye'deki piyonlarıyla önce sokak hareketleri, aslında gezi olaylarıyla AK Parti'yi ve demokrasiyi engellemeye kalktılar. Peşinden FETÖ'nün yargı darbesiyle 17-25 Aralık yargı emniyet darbesiyle milli iradeyi durdurmaya kalktılar. Yine cevap Türk milletinden geldi. 2014 yılında Cumhurbaşkanımız millet tarafından doğrudan seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu. Türkiye'nin başında terör belası sarmaya kalktılar. Terörle mücadelede sözüm ona ittifak içinde olduğumuz ülkeler bizim yanımızda saf durmadı. Mücadele ettiğimiz teröristlerin arkasında durdular. Ücretini ödediğimiz parasını verdiğimiz silahları bize vermediler. Savunma sanayinde bize gizli açık ambargolar koydular. 2014-2015 Türkiye'nin terörle mücadelesinin zirve yaptığı dönemler oldu ama Türkiye buna da hazırlıklıydı. Cumhurbaşkanımız vaktiyle 2004 yılında bir savunma sanayi icra komitesi toplantısında önüne gelen tedarik planının üstünü çizmişti. 100 milyar dolarlık savunma sanayi sisteminin yurt dışından almaya dönük bir planı o dönemde Başbakan olarak üstünü çizmiş ve ‘Biz savunma sanayinde neye ihtiyacımız varsa onu kendi evlatlarımızın alın teriyle, akıl teriyle geliştireceğiz, üreteceğiz' demişti. İşte o irade, 12 yıl sonra sahada neticesini gösterdi. Türkiye kendi geliştirdiği ilk sırada sabah araçlarıyla terörü topraklarından kazıdı, sildi attı. Bu defa 2016'da yine FETÖ eliyle 15 Temmuz darbe girişimine kattılar. Allah'ın izniyle Türk milleti cansiparane bir mücadeleyle tarihte eşine az rastlanır bir güçlü iradeyle Cumhurbaşkanının yanında arkasında sımsıkı durdu ve hepsini püskürttü" diye konuştu.
TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİ GELECEĞE HAZIRLANIYOR
Bütün zorluklara rağmen Türkiye'ye asırlık eserler kazandırıldığını ancak daha yapılacak çok iş olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, "Nihayetinde Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle beraber hem 2018'de hem 2023'te çok güçlü şekilde Cumhurbaşkanımızı, Türk milleti yeniden seçti. Bütün bunları niye anlattım? Muhakkak sizler bunları biliyorsunuz ama bu birlikteliğin kıymetini bu dayanışmanın sırt sırta, omuz omuza vermenin kıymetini hatırlayalım istedim. Burada değerli büyüklerimiz var. Bugün belki herkes için siyaset yapmak, partiye üye olmak daha mümkün. Daha kolay ama AK Parti'nin kurulduğu dönemler öyle değildi. O dönemlerde bir iş insanının gelip AK Parti'ye üye olması Tayyip Erdoğan'ın yanında olması bugünkü kadar kolay değildi. İşte burada o iradeyi gösteren değerli büyüklerimizle hanımefendilerle, beyefendilerle birlikte olmaktan büyük bir şeref, büyük bir onur duyuyor. Sizleri tebrik ediyorum. Türkiye'yi hamdolsun bugünlere hep birlikte getirdik. Türkiye'ye asırlık eserler, projeler, hizmetler kazandırdık ama daha yapacak çok işimiz var. Şimdi yepyeni bir nesil geliyor. Teknofest kuşağı geliyor, Türk gençliği dolu dizgin geliyor. Türkiye ve Türk milleti, dünyada eşi benzeri olmayan bir dip dalga ve bir toplumsal seferberlikle geleceğe hazırlanıyor. Biz bu bölgenin en önemli üretim gücü haline geldik. Son 23 yılda yapıdan yatırımlar kurulan altyapılar, endüstri bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, otoyollar, kara yolları, tüneller, köprüler, havalimanlarıyla lojistik imkânlarıyla Türkiye çağ atladı" ifadelerini kullandı.
TÜRK MİLLETİ MÜHRÜNÜ GÖKYÜZÜNE VURDU
Nuri Demirağ'ın önderliğinde 1938 yılında yapılan uçakların test uçuşu sırasında düştüğünü ve tüm siparişlerinin iptal edildiğini hatırlatan Bakan Kacır, uçakların ihracatının da yasaklandığını hatırlattı. Benzer şekilde Vecihi Hürkuş'un da uçaklarına ‘Sertifika verecek kurum yok' denilerek uçurulmadığını vurgulayan Bakan Kacır, Devrim otomobiline de benzin konulmayarak yolda bırakıldığını ve ‘Devrim yolda kaldı' şeklinde manşetler atıldığını vurgulayarak, "İşte bizim bütün hikayemiz akamete uğratılmış sanayileşme teşebbüslerinin hikayesi olmuştu. 2000'li yıllarda bir sağlam bir irade geldi Türkiye'nin başına. Kendi evlatlarına güvenen, kendi evlatlarının önünü açan Türk milletinin kendi imkân ve kabiliyetleriyle sanayileşeceğini ve milli teknoloji hamlesini gerçekleştireceğini bütün dünyaya ispat edecek bir irade gelmişti. Nihayetinde ne oldu? Türk milleti sadece 10-15 yıl içerisinde Bayraktar, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Atak, Gökbey, Kaan ve Kızılelma ile mührünü gökyüzüne vurdu" dedi.
TÜRK MİLLETİ CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINI TÜRKİYE YÜZYILINA DÖNÜŞTÜRECEK
"Demek ki oluyor, demek ki bizim başkalarından eksik yanımız yok. Yeter ki öz güvenimizden taviz vermeyelim. Yeter ki kendi evlatlarımızın önünü açalım. Önlerinde ki engelleri kaldıralım" diyen Bakan Kacır, "İşte bu heyecanla bu yola devam edeceğiz. Savunma sanayide daha güçlü olacağız. 2 bin kilometre menzilli füzeler geliştiriyoruz şimdi. Kendi hava sağımızı kendi imkanlarımızla koruyacağımız radar sistemleri, hava savunma sistemleri, sistemler sistemi Çelik Kubbe'yi geliştiriyoruz. Şimdi bütün bu projeleri tamamlayacağız. Sanayinin tüm alanlarında yerli, milli başarı hikayelerini hızlandıracağız. Ve inşallah Türk milleti cumhuriyetin ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılına dönüştürecek. Bu çok kıymetli, sadece bizim için değil, dünyada umudun Anadolu'dan bu topraklardan yükseleceğini bekleyen dünyanın bütün masumları için çok kıymetli. Bu anlayışla dur durak bilmeden, yorulmak bilmeden Allah'ın izniyle bu kardeşliğimizden de asla taviz vermeden ufak tefek pürüzleri asla mesele etmeden sırt sırta vererek omuz omuza vererek Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında arkasında bu yola devam edeceğiz" diye konuştu.
AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu da, "Vefa demek unutulmayan demektir. Vefa demek unutmayan demektir. Vefa demek eskimeyen demektir. Bu vefa çerçevesinde eskimeyen tüm dava arkadaşlarımıza tekrar hoş geldiniz diyorum. 2025 yılını AK Parti teşkilatı olarak çok verimli tamamladık. 2025 yılında Denizli'nin her sokağında, her evinde sadece AK Parti vardı. 2026 yılında bu çalışmamızı daha da genişleteceğiz. Ramazan ayında Denizli'mizin 16 bin gönül sofrası hedefi var. Bugün itibariyle Türkiye'de Denizli'miz gönül sofrası ziyaretinde 3'üncü sırada. Denizli teşkilatı olarak 2026 yılında hedeflerimiz var. 2026 yılında 20 bin yeni dava arkadaşımızı aramızı katmak için çalışıyoruz. Yaklaşmakta olan Kadir gecemiz mübarek olsun" dedi.




