Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla (GSYH) büyüme verilerini değerlendirdi. Küresel piyasalardaki belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin gölgesinde geçen ilk çeyrekte Türkiye ekonomisi, yıllık bazda yüzde 2,5, çeyreklik bazda ise yüzde 0,1 oranında ılımlı bir büyüme kaydetti. Karşı karşıya kalınan çoklu şoklara rağmen büyüme eğiliminin korunması dikkat çekerken, bu sonuçla birlikte kesintisiz büyüme serisi 23. çeyreğe ulaşmış oldu. Yıllıklandırılmış milli gelir ise kritik bir eşiği daha aşarak 1,6 trilyon doların üzerine çıktı.
TARIM SEKTÖRÜNDEN BÜYÜMEYE GÜÇLÜ DESTEK
Yılın ilk çeyreğinde sektörlerin performansı farklı dinamiklerden etkilendi. Sanayi katma değeri, küresel konjonktürün zayıf seyri ve takvim etkilerinin bir sonucu olarak daralma gösterdi. Buna karşın, geçtiğimiz yıl don ve kuraklık gibi olumsuz hava koşulları nedeniyle ciddi bir kayıp yaşayan tarım sektörü, bu dönemin parlayan yıldızı oldu. Tarım katma değeri ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 4,6 oranında artış göstererek ekonomiyi sırtladı. Bakan Şimşek, tarım sektörünün 2026 yılının genelinde de büyümeyi desteklemeye devam etmesini beklediklerini ifade etti.
KÜRESEL BELİRSİZLİKLER VE DIŞ TALEP BÜYÜMEYİ SINIRLADI
Ekonominin talep tarafına bakıldığında, iç talepteki canlılığın sürdüğü, ancak dış rüzgarların büyümeyi baskıladığı görülüyor. İlk çeyrekte tüketim harcamaları yıllık yüzde 4,8 artarken, yatırımlarda yüzde 3’lük bir yükseliş kaydedildi. Ancak küresel piyasalardaki belirsizlikler ve Türkiye'nin ana ticaret ortaklarındaki ekonomik yavaşlama nedeniyle net dış talep büyümeyi sınırlayan temel faktör oldu. Küresel talepteki bu zayıf görünüm ve yüksek emtia fiyatlarının etkisiyle yıllık cari açık 39,7 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bu tutarın milli gelire oranı yüzde 2,4 seviyesinde dengelendi.
DEZENFLASYON SÜRECİNDE GEÇİCİ YAVAŞLAMA VE KARARLI MÜCADELE
Bakan Şimşek, artan enerji maliyetlerinin dezenflasyon sürecinde geçici bir yavaşlamaya yol açtığını kabul etmekle birlikte, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşunun altını çizdi. Fiyat istikrarını kalıcı bir şekilde sağlamanın temel öncelik olmaya devam ettiğini belirten Şimşek, yakın coğrafyadaki savaşın kısa vadeli ekonomik etkilerinin hissedildiği bu zorlu dönemde reel sektörü destekleyecek adımları atmaya devam edeceklerini vurguladı.
BÜTÇE DİSİPLİNİNDE ANLAMLI İYİLEŞME: 375 MİLYAR TL FAZLA
Sıkı maliye politikalarının meyveleri bütçe dengesinde kendisini net bir şekilde gösterdi. Reel sektöre verilen desteklere ve dış şoklara rağmen bütçedeki disiplinli duruş kararlılıkla korundu. Yılın ilk dört aylık döneminde faiz dışı bütçe dengesi, geçen yılın aynı dönemine göre tam 536 milyar TL'lik devasa bir iyileşme kaydetti. Bu güçlü performans sayesinde faiz dışı bütçe dengesi 375 milyar TL fazla verdi.
TÜRKİYE ULUSLARARASI FİRMALAR İÇİN ÜRETİM ÜSSÜ OLACAK
Küresel üretim ve ticaret dinamiklerinde yaşanan büyük dönüşümün Türkiye için orta vadede çok önemli fırsatlar barındırdığına değinen Bakan Şimşek, ülkenin stratejik konumu ile güçlü üretim ve ihracat altyapısının bu süreçte en büyük avantaj olduğunu belirtti. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla Türkiye'yi uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez ve küresel bir üretim üssü haline getirecek yeni düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını müjdeledi.
Şimşek, makroekonomik istikrarı güçlendirerek dayanıklılığı pekiştireceklerini, yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklı sürdürülebilir kâr marjları ve büyüme modelleriyle vatandaşların refah seviyesini kalıcı olarak artıracak politikaları uygulamaya devam edeceklerini ifade etti.




