Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel finansın kalbi Londra’da gerçekleştirdiği kritik yatırımcı toplantılarını tamamladı. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında düzenlenen 20 ayrı oturumda, yönettiği fon büyüklüğü 58 milyar doları aşan 500’den fazla dev kurumsal yatırımcıyla bir araya gelen Şimşek, Türkiye ekonomisinin yeni yol haritasını paylaştı. Görüşmelerin odak noktasını dezenflasyon süreci ve yapısal dönüşüm oluştururken, Bakan Şimşek’in özellikle konut ve eğitim maliyetlerine yönelik mesajları dikkat çekti. Londra temasları çerçevesinde S&P, Moody’s ve Fitch gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının üst düzey yöneticileriyle de bir araya gelinerek Türkiye’nin ekonomik görünümü detaylandırıldı.
KİRA VE EĞİTİM ENFLASYONUNA KARŞI SIKI ÖNLEMLER
Yatırımcılara sunulan raporda, vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren kira ve eğitim giderlerine yönelik önemli tespitler yer aldı. Bakan Şimşek, deprem bölgesindeki konut üretiminin hızlanması, sosyal konut projeleri ve kentsel dönüşüm hamleleri sayesinde konut arzının arttığını, bu durumun kira enflasyonunu sınırlamaya başladığını ifade etti. Kiraların büyük oranda konut fiyatlarıyla dengelendiği vurgulanırken, özel okul ücretlerinde de fahiş artışların önüne geçileceği mesajı verildi. Eğitim enflasyonunu kontrol altında tutmak amacıyla özel okullarda kurala bağlı fiyatlama ve tavan fiyat uygulamalarının titizlikle sürdürüleceği belirtildi. Gıda tarafında ise sulama projeleri ve lojistik iyileştirmelerle maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor.
ENFLASYONDA KALICI DÜŞÜŞ VE 2026 HEDEFLERİ
Ekonomi yönetiminin en büyük önceliği olan dezenflasyon sürecinin geçici bir durum olmadığını savunan Bakan Şimşek, 2026 yılına dair net rakamlar paylaştı. Sıkı para politikası ve mali disiplinle desteklenen süreçte, enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 13 ile 19 bandı arasına çekilmesi öngörülüyor. Bu düşüş beklentisi, resmi rakamlara da yansımış durumda. 2025 yılı için yüzde 25,49 olarak belirlenen yeniden değerleme oranının, 2026 yılında enflasyon tahminiyle paralel şekilde yüzde 19 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Sunumda; negatif çıktı açığı, baz etkisi ve beklentilerdeki iyileşmenin bu süreci kararlılıkla desteklediği yatırımcılara aktarıldı.
CARİ AÇIKTA YERLİ ÜRETİM VE YEŞİL DÖNÜŞÜM DOPİNGİ
Türkiye’nin makroekonomik dengelerindeki iyileşmeye dikkat çeken Bakan Şimşek, cari dengenin kalıcı olarak düzelmesi için yerli enerji üretiminin kritik rol oynadığını vurguladı. Karadeniz gazı ve Gabar petrolü gibi yerli kaynaklardaki üretim artışının yanı sıra yeşil dönüşüm yatırımları ve hizmet ihracatındaki güçlü performansın dış ticaret dengesini güçlendirdiği ifade edildi. Brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranla gerilediği belirtilen sunumda, Türk ihracatçısının rekabet gücünü koruduğu ve dış talebin büyümeyi domine etmeye devam edeceği kaydedildi. Türkiye’nin bu süreçte küresel değer zincirinde daha üst sıralara tırmanması amaçlanıyor.
BÜYÜMEDE ILIMLI PATİKA VE FİNANSAL İSTİKRAR
Ekonomik büyümenin sağlıklı bir zeminde ilerlediğini kaydeden Şimşek, 2026 yılı için büyüme tahminini yüzde 3,8 olarak açıkladı. İşsizlik oranının yüzde 8,6 gibi düşük seviyelerde seyretmesi ve verimlilik artışının yeniden ivme kazanması, ekonominin dirençli yapısını ortaya koyan unsurlar olarak sunuldu. Finansal istikrar tarafında ise Merkez Bankası rezervlerindeki rekor iyileşme, Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) istikrarlı çıkış ve bankacılık sektörünün güçlü sermaye yapısı yatırımcıların güvenini tazeleyen başlıklar oldu. Ayrıca Türkiye’nin savunma sanayi kapasitesi ve lojistik koridorlardaki stratejik rolü, jeopolitik bir avantaj olarak sunumun kapanış notları arasında yer aldı.