Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin okullarda yeni güvenlik tedbirleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Ailenin eğitimin merkezinde tutulduğunu söyleyen Yusuf Tekin, güvenlik için yapay zeka destekli programların oluşturulduğunu bildirdi.
Yusuf Tekin'in açıklamalarından önemli satır başları:
Güvenli okul iklimini daha güçlendireceğiz. Güvenli okullar için pek çok adım attık, atmaya devam edeceğiz. Her adımı öğretmen ve öğrencilere istişare ederek atıyoruz.
Çocuklarımızın güven içinde olmalarını konuşurken onların iç dünyasını, milli ve manevi duygularını, aidiyet bağlarını ve maruz kaldıkları bütün etkileri aynı ciddiyetle ele almak mecburiyetinde olduğumuzu biliyoruz. AK Parti hükümetleri olarak eğitimi beceri ve değer bütünlüğü içinde ele almaya gayret ettik. Bu doğrultuda biz de göreve geldiğimiz ilk günden itibaren milli ve manevi değerlerimizin oluşturduğu zeminde aileyi eğitimin asli paydaşı olarak görmeyi esas aldık.
Onları bir anlam derinliği içinde aklıselim, kalbiselim, zevkiselim sahibi bir şahsiyete ulaştırmaktır. Bütün eğitim politikalarımızın nihai amacı, kökleriyle sağlam bağlar kuran, çağın şartlarını doğru değerlendiren, imkanlarından istifade eden, anlam dünyası güçlü, iradesi sağlam, istikameti net, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesilleri yetiştirmektir.
DÜNYANIN EN FEDAKAR ÖĞRETMENLERİNE SAHİBİZ
Değerli basın mensupları, saygıdeğer velilerimiz, kıymetli öğretmenlerimiz ve sevgili öğrencilerim. Biz ülkemizin her köşesine yayılan kurumsal yapımızla milyonlarca öğrenci ve öğretmenden oluşan büyük bir maarif ailesiyiz.
Vatanımızın dört bir yanında her sabah sınıfının kapısını büyük bir heyecanla açan, öğrencisinin gözünün içine bakarak ders anlatan, onun sevincine ve derdine ortak olan, istikbali için emek veren dünyanın en fedakar öğretmenlerine sahibiz.
İÇİNDEN GEÇTİĞİMİZ TABLONUN AĞIRLIĞINI HİSSEDİYORUZ
Ayla öğretmenimizin öğrencilerini korumak için kendisini siper eden vakur ve fedakar duruşu, Fatma Nur öğretmenimizin, İbrahim öğretmenimizin, Aybüke öğretmenimizin ve Necmettin öğretmenimizin bu toprakların evlatları için canını ortaya koymuş tüm öğretmenlerimizin hatırası da büyük maarif ailemizin nasıl bir vicdan taşıdığını hepimize bir kez daha gösterecektir.
PSİKOSOSYAL DESTEK SÜREÇLERİNİ BAŞLATTIK
Öğretmenlerimizin ortaya koyduğu sabır, emek, fedakarlık bu milletin geleceğini ayakta tutan karakterin göstergesidir. Bu ülkenin çocukları bu ülkenin çiçekleridir. Her biri kendi istidadıyla var olur. Bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilirse, evlatlarımıza da öyle bakmak mecburiyetindeyiz. Bu sebeple içinden geçtiğimiz tablonun ağırlığını da omuzlarımıza binen mesuliyeti de bütün derinliğiyle hissediyoruz. Nitekim bu ağırlığın farkında olarak ilk andan itibaren devletimizin bütün kurumlarıyla sahada olduk. İlgili birimlerimiz süratle harekete geçti. Müfettiş görevlendirmeleri yapıldı. Psikososyal destek süreçlerini başlattık. Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın takip ve talimatlarıyla İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve ilgili bütün kurumlarımızla tam bir eş güdüm içerisinde sürecin her aşamasını dikkatle takip ettik; etmeye de devam ediyoruz.
Acılı ailelerimiz başta olmak üzere hiçbir ailemizin kendisini yalnız hissetmemesi için gerekli desteği sürdürüyoruz. Ancak burada bilhassa ifade etmek isterim ki ilk andan itibaren ortaya koyduğumuz hassasiyet ve müdahale, adım adım inşa ettiğimiz daha kapsayıcı bir mesuliyet anlayışının sahadaki tezahürüdür. Göreve geldiğimiz günden beri çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, öğretmenlerimizin huzurla vazifesini sürdürdüğü güvenli okul iklimini daha da güçlendirmek için kararlı adımlar attık ve atmaya da devam ediyoruz.
YETKİN VE ERDEMLİ İNSANI MERKEZE ALDIK
Öncelikle göreve başlar başlamaz köklerden geleceğe yaklaşımıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattık. Eylül 2024’te uygulamaya koyduğumuz modelimizle beraber öğrencilerimizin sosyal ve duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, erdem, değer ve eylem çerçevesiyle onlara milli ve manevi değerlerimizi kazandırmayı hedefledik. Böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık. Eş zamanlı olarak öğretmenler odası buluşmaları başlatarak eğitim süreçlerini daha güçlü bir istişare zeminiyle destekledik.
Okulun ciddiyetini, düzenini ve öğretmenin otoritesini tahkim etmeye gayret ettik. Oyunun eğitici ve iyileştirici gücünden istifade etmek amacıyla okul bahçelerimizde geleneksel oyun alanlarımızı yaygınlaştırma çalışmaları başlattık. Derslerde cep telefonlarına sınır getirdik. Veli randevu sistemini hayata geçirerek veli ziyaretlerini planlı bir yapıya kavuşturduk. Liselerde sınıfta kalmayı yeniden devreye aldık. Okul kıyafeti uygulamasını hayata geçirdik. Okullarda şiddetin önlenmesi genelgemizi yayımladık. Çıkardığımız öğretmenlik mesleği hakkında kanunda yaptığımız düzenleme ile eğitim çalışanlarımıza yönelik hukuki destek mekanizmalarını daha güçlü bir biçimde işletmeye başlattık. Ayrıca dijital dünyanın çocuklarımızın zihni ve kalbi üzerinde kurduğu baskıyı görmezden gelmedik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz ile medya okuryazarlığını, dijital okuryazarlığı ve bilgi okuryazarlığını müfredatın bir parçası haline getirdik. Dijital vatandaşlık eğitimi yaklaşımını güçlendirdik. Veli vizyon platformunu kurduk. Öğretmen bilgi servisi ve okul veli asistanı sistemleriyle öğretmen, veli ve okul arasındaki irtibatı daha güvenli ve daha kontrollü bir zemine taşıdık. Ülkemizin öncülüğünde dünyada ilk kez yayımlanan Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduk.
ÇOCUKLARIN İÇ DÜNYASINI GÖZETİYORUZ
Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocuklarımızı koruyan yeni bir dikkat geliştirdik. Sonrasında bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık. Duygu Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi ile çocuklarımızın teknoloji karşısında savunmasız kalan iç dünyasını daha yakından gözeten bir koruma çerçevesi kurduk. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı başlıklarında öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırdık. Bağımlılıkta erken uyarı işaretlerinin fark edilmesine yönelik olarak Yeşilay ile iş birliğiyle veli eğitimleri yaptık. Duygu, değer temelli müdahale setleriyle çocuklarımızın risk alanları karşısında daha güçlü bir iç direnç geliştirmesini, karakterini tahkim etmesini ve kendi iradesini koruyacak bir bilinç kazanmasını hedefledik.
Okul aidiyetinin güçlendirilmesi projeleri kapsamında çocuklarımızın kendilerini okulun tabii bir parçası olarak hissetmelerini, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarını, sosyal, sportif, sanatsal, kültürel ve bilimsel etkinlikler yoluyla zararlı madde ve davranışlara karşı daha güçlü bir otokontrol geliştirmelerini destekledik. Bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızı hayata bağlayan, aidiyetini kuvvetlendiren ve şahsiyetini koruyan bütüncül bir imkan olarak ele aldık. Aileyi eğitimin merkezinde tuttuk ve bu konudaki hassasiyetimizi de her ortamda bıkmadan tekrarladık. Ailemle eğitim yolculuğum, aile okulu kursları, Maarif Modeli ebeveyn okulu, düzenli yayımlanan aile eğitim bültenleri, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda yürüttüğümüz aile buluşmalarıyla anne baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha güçlü bir zemin kurduk. Biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyası ailede şekillenir. Okul aile iş birliğini ısrarla tahkim etmek istememizin sebebi de budur.




