Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde sosyal medyada yayılan "Hatay'da baraj patladı" iddiasına ilişkin açılan davada, yargı süreci tamamlandı. Oğuzhan Uğur beraat ederken, avukat masrafı hazineye yüklendi.
Davayı açan şikayetçiler, söz konusu paylaşımın kısa sürede yayılmasıyla bölgede panik oluştuğunu ve Hatay'daki yardım çalışmalarının yaklaşık 3,5 saat aksadığı yönünde iddialar ortaya koydu. Bu kapsamda 8 kişinin şikayetiyle süreç yargıya taşındı.
Fotoğraf: İHA
İSTİNAFA TAŞINACAK
Şikayetçilerden Hasret Yıldırım, kararın ardından yaptığı açıklamada, davayı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını belirtti. Yıldırım, deprem sürecinde yayılan teyidsiz bilginin ciddi sonuçlar doğurduğunu savunarak, yardım koordinasyonunun etkilendiğini ileri sürdü. Ayrıca Yıldırım, Babala TV ekibine yönelik iddialara da değinerek, bazı paylaşımların kamu kurumlarının görevleriyle ilgili yanlış algı oluşturduğunu öne sürdü.
"BU HABER HATAY'DAKİ YARDIM FAALİYETLERİNİ 3,5 SAAT ENGELLEYECEK POZİSYONA GETİRDİ"
Hasret Yıldırım, "Malumunuz, tarihe "Asrın felaketi" olarak geçen 6 Şubat Kahramanmaraş depreminde Oğuzhan Uğur'un Babala TV'si, Hatay üzerinden "baraj patladı, baraj çatladı" diye bir haber paylaştı. Bu haber büyüye büyüye bir şayia halinde yayıldıkça, Hatay'daki yardım faaliyetlerini 3,5 saat engelleyecek pozisyona getirdi. Arkasından Türkiye'de 8 kişinin şikayet ettiği bir mahkeme süreci başladı. Bu mahkemenin birincisinde Oğuzhan Uğur, bu şahsı tespit edemediklerini, hatta sileni de tespit edemediklerini iddia etti. Biz de o sırada mahkemede kalktık; 'Kardeşim, atan belli değil, silen belli; bu tweet'i hayaletler attı o zaman. Ben şu anda mahkeme salonunda değil de Babala TV stüdyosundayım gibi hissediyorum' dedim. Süreç toplamda 2,5 sene sürdü ve 2,5 senenin sonunda Oğuzhan Uğur ile 2 arkadaşı beraat ettiler. Ve şöyle bir durum söz konusu; bu mevzu ile alakalı mütalaa veren savcı, en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Şu anda savcı beyin istinaf hakkı var. Savcı bey istinaf etmese bile biz iştirakçi şikayetçi olduğumuz için bu davayı muhakkak istinaf mahkemesine götüreceğiz. Ayrıca mahkemede Oğuzhan Uğur'u temsil eden avukat, birinci mahkemeden son mahkemeye kadar iştirak şikayetçilerin davadan tart edilmelerini dilekçe vererek istedi. Dedik ki, 'kardeşim, siz yanlış bir şey yapmadınız ki, bak beraat ettiniz. Neden bu insanların şikayetçi olarak bu davaya iştirak etmelerinden gocunuyorsunuz?' Ve işin belki de en acı tarafı, Oğuzhan Uğur beraat ettiği için mahkeme kararında, avukatına ödeyeceği 45 bin liranın hazineye yüklendiği yazıyor" dedi.
"OĞUZHAN UĞUR SEN KİMSİN Kİ EKİBİN VE ADAMLARIN KENDİNİ DEVLET YERİNE KOYUYOR?"
Hasret Yıldırım şöyle devam etti:
"Hatta bu şayianın yayıldığı dönemde Babala TV çalışma ofisinden bir video paylaşıldı. Tabii bu gayri ihtiyari bir video; telefondaki şahıs AFAD ile alakalı konuşurken bu ekibin içerisinden bir tanesi 'AFAD'a ne gerek var, biz varız' gibi bir cümle sarf etti ve bu dönemde haberlere düştü. Hatta mahkemenin iddianamesinde de bu mevzu var. Oğuzhan Uğur, sen kimsin ki ekibin ve adamların kendini devlet yerine koyuyor? Sen mizah programcısısın."